Karabağlarlılar: İmar düzenlemesi sermaye için

Fotoğraf: Metehan Ud/EVRENSEL

Karabağlarlılar: İmar düzenlemesi sermaye için

Kentsel dönüşüme karşı mücadele eden Karabağlarlılar, imar düzenlemesinin oy kaygısı ile yapılan bir kandırmaca olduğu görüşünde.

Metehan UD
İzmir

AKP Hükümetin’in seçim öncesi gündeme getirdiği imar affıyla ilgili Ervensel'e konuşan Karabağlarlılar, AKP’nin oy kaygısı ile insanları bir kez daha kandırmaya çalıştığını dile getirdi.  Düzenlemenin kentsel dönüşümün önündeki engelleri de kaldırmayı hedeflediğini ifade eden Karabağlarlılar, düzenlemenin inşaat sermayesinin önünü açmak istediğine dikkat çekti.

Önemli bir kısmı bakanlığın kentsel dönüşüm projesi içinde yer alan ilçede özellikle Limontepe, Cennetçeşme bölgelerinde 5 bin civarında tapusuz ve binlerce ruhsatsız ev bulunuyor.

30-40 yıl önce zor şartlarda evlerini yaparak Karabağlar’a yerleşenlerde, hükümetin açıklamaları memnuniyet yaratmadı. Düzenlemenin içeriğini olumlu karşılamayan vatandaşlar uygulamanın kendileri açısından kazanım getirmediğini dile getirdi. Hükümetin seçim öncesi bir kez daha vatandaşı oyalamaya çalıştığını dile getiren Karabağlarlılar, kentsel dönüşüm ileri sürülerek uygulanmayan 6306 sayılı kanunun hayata geçilerek tapularının ve bina ruhsatlarının verilmesini istiyor. 

'BİZE SORMADILAR'

Düzenlemenin taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu belirten Uygar Manduz “5-6 aydır ‘devrim’ gibi bir düzenleme yapacağız’ gibi söylentiler içindeydiler. Bu düzenlemeyi hazırlarken yıllardır bu sorunla karşılaşan bizlere bir kez bile danışma gereği duymadılar. Bence amaçladıkları kentsel dönüşümün önündeki engelleri kaldırmak. Riskli alanda olduğumuz için ruhsatlı ya da ruhsatsız da olsa aynı davranıyor. Binaya enkaz olarak bakıyor. Biz yıllardır buraların gelişmesi için çaba sarf ediyoruz. Bizim yaşadığımız yerlere yıllardır imar planı yapmayarak dönüşüme karşı durdular” dedi.

Tapusu olmayanlara tapularının, ruhsatı olmayanlara da ruhsatlarının verilmesini istediklerini belirten Manduz  “Yıllardır burada yaşayanlara hak tanınması gerekiyor. Düzenlemenin gerekçesini okuduğumuzda amaçlananın bizim gibi yoksullar olmadığını inşaat sermayesinin önünü açmak olduğunu görüyoruz. Bizim için değil zenginler için çıkarılmış bir şey. Umut fakirin ekmeği misali yine bir seçim öncesi karşımızda. Biz bu sorunlarla karşı karşıya olanlar olarak birlikte hareket etmeliyiz” dedi.  

'SEÇİM ÖNCESİ TAAHHÜT İSTEYECEĞİZ'

Binalarını yaparken yaşadıkları çileyi anlatan Songül Gürsel “Yol, otobüs, elektrik su yoktu. Bakkala gidip 200 gram peynir, zeytin alırdık bu evi yapabilmek için. 200-300 metreden su taşıdık. Şimdi birilerinin gelip buralara göz dikmesi hakkaniyete sığmayan bir davranış. Düzenleme bizde hiçbir beklenti yaratmadı. Bu hükümetten de şimdiye kadar hiç bir beklentimiz olmadı” dedi. Oy istemeye gelecekler ama önce sorunlarımızı çözsünler, sonra karşımıza çıksınlar diyen Gürsel “Biz boykotu, sandığa gitmemeyi bile düşünüyoruz. Öncelikli olarak riskli alan kararının kaldırılmasını, yapma hakkının bize verilmesini ve imar çıkarılmasını istiyoruz. Bizden oy istemeye gelecek siyasetçilere bunları taahhüt eden bir belge imzalamalarını isteyeceğiz.”

'OY KAYGISI İLE HAREKET EDİYORLAR'

1978 yılından beri Cennetçeşme’de yaşayan Halide Baskıcı da, karnı burnunda evinin taşını taşıdığını, kirecini kendisinin söndürdüğünü, sırf başlarını sokabilecekleri bir evleri olsun diye çabaladıklarını anlattı. “O ev benim çocuğum gibi. Bir maaşla yarı aç yarı tok, kıt kanaat getirerek yaptık o evi” diyen Baskıcı  şunları söyledi “Yıllarca su, elektrik olmadan yaşadık. Bunun için direniyoruz. Çocuk bile bu düzenlemenin kandırmaca olduğunu anlar. Oy kaygısı ile hareket edip seçimleri bir kez daha kazanmayı hedefliyorlar. Biz artık oyalanmak istemiyoruz. Tapularımızın, imarlarımızın verilerek yerinde dönüşüm sağlanmasını talep ediyoruz. İnsanları kandırmaya çalışmaktan vazgeçsinler.”

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Mayıs 2018 07:41
www.evrensel.net