Trump, İran anlaşmasını karalamak için İsrailli casusluk şirketi tuttu
Fotoğraf: Pixabay

Trump, İran anlaşmasını karalamak için İsrailli casusluk şirketi tuttu

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la nükleer anlaşmayı iptal edebilmek için İsrailli casusluk şirketi tuttuğu iddia edildi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’la nükleer anlaşmayı iptal gerekçesi yaratmaları için “İsrail’li bir casusluk şirketi”ni kiraladığı ileri sürüldü. Şirketten, anlaşmanın imzalandığı Obama dönemi diplomantaları hakkında karalama kampanyası yapılabilmesi için malzeme bulmaları istendi.
Guardian gazetesinin haberine göre, ABD liderinin ekibindeki yetkililer, İsrail merkezli özel bir istihbarat şirketiyle ilk görüşmeyi geçtiğimiz yılın mayıs ayında gerçekleştirdi. Haklarında kirli haberler yayılması istenen iki kişinin adı öne çıktı: Barack Obama’nın ulusal güvenlik danışmanlarından Ben Rhodes ve Obama’nın yardımcılarından Colin Kahl. Hedef ise İran’la imzalanan nükleer anlaşmanın güvenirliğini zedelemek.  

TEL AVİV ZİYARETİ ARDINDAN İLK ADIM ATILDI

Gazeteye konuşan kaynaklar, Trump’ın ekibinin, Trump’ın ABD Başkanı olarak ilk yurt dışı gezisi olan İsrail’in başkeni Tel Aviv’i ziyaretinden birkaç gün sonra İsrailli şirketle iletişime geçtiğini ileri sürdü.

Donald Trump, Netanyahu’ya İran’ın bir daha asla nükleer silaha sahip olamayacağı sözü vermiş ve 2015’te imzalanan nükleer anlaşmayla birlikte İranlıların “her istediklerini yapabileceklerini düşündüklerini” iddia etmişti.  

Göreve geldiğinden beri İran’la anlaşmayı iptal etmek istediğini söyleyen Donald Trump’ın 12 Mayıs’ta bu konudaki nihai kararını açıklaması gerekiyor.

ÖZEL HAYATLARINI DİDİKLEYİN TALİMATI

Habere göre, İsrailli şirketten Rhodes ve Kahl’ın özel hayatlarını ve politik kariyerlerini araştırmaları; kişisel ilişkilerini, İran yanlısı lobilerle herhangi bir bağlarının olup olmadığını ve barış anlaşmasından kişisel ya da siyasal herhangi bir çıkar sağlayıp sağlamaladıklarını incelemeleri istendi.

Şirketten ayrıca, Rhodes ve Kahl ile düzenli iletişimi olan önde gelen İran kökenli Amerikalılarla, aynı zamanda New York Times, MSNBC, the Atlantic, Vox ve İsrailli Haaretz’ten gazetecilerle iletişim kurmaları, Rhodes ve Kahl’ın hassas istihbarat bilgilerini gazetecilerle paylaşarak herhangi bir kuralı çiğneyip çiğnemediklerini ortaya çıkması da talep edildi.

RHODES: HABERİM YOKTU AMA ŞAŞIRMADIM

Rhodes ve Kahl’ın ise kendilerine karşı böyle bir kampanya yürütüldüğünden haberlerinin olmadığını söyledikleri belirtildi. Habere göre Rhodes, “Farkında değildim, ancak ne yazık ki sürpriz de olmadı” dedi.

Beyaz Saray ulusal güvenlik konseyi sözcülerinden biri ise konuyla ilgili yorum yapmayacaklarını belirtti.

RUHANİ'DEN ABD'YE: TARİHİ PİŞMANLIK YAŞARSINIZ

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Sebzivar kentinde halka hitap etti. Ruhani, nükleer anlaşma kapsamındaki füze faaliyetlerinin müzakere konusu yapılmayacağını, füze ve silah üretip depolamaya devam edeceklerini ifade etti, ABD’nin nükleer anlaşmadan çıkması durumunda “pişman olacağını” söyledi. Ruhani, “ABD, İran halkına karşı bir şey yapamayacak. ABD her zaman İran halkına karşı fitne çıkardı ama hiçbir zaman İran halkının azameti karşısında başarılı olmadı. Bu sefer de hata yapıyor ve eğer anlaşmadan çıkarsa tarihi bir pişmanlık yaşayacak” ifadelerini kullandı.

‘TAAHHÜTLERİ YERİNE GETİRDİK’

Amaçlarının, “ABD ve İsrail’in yaydığı yalanlar ve İran fobisi”ne karşı mücadele etmek ve dünyaya İran’ın barış yanlısı olduğunu ispatlamak olduğunu savunan Ruhani, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz nükleer anlaşmaya imza atarak  dünyaya, İran’a yönelik ambargonun hata olduğunu ve bundan geri adım atmaları gerektiğini söylemeye çalıştık. Dünyanın 6 büyük gücüyle müzakere masasına oturarak mantığın galip gelmesini sağladık. Anlaşma sayesinde ambargolar kalktı, petrol satmaya başladık, dünya bankaları ile iletişim başladı, ithalat ve ihracat doğru rayına oturdu”

Ülkesinin tüm taahhütlerini yerine getirmeye devam ettiğini kaydeden Ruhani, “Ancak ABD, her zaman taahhütlerini yerine getirmekten kaçındı” vurgusu yaptı.

İran’ın anlaşmaya sadık kaldığını ama kendini savunma konusunu müzakere etmeyeceğini kaydeden Ruhani, “Biz savunmamız için ne kadar silaha ihtiyaç duyuyorsak üretiriz ve bu kimseyi ilgilendirmez” diye ekledi. (DIŞ HABERLER)

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Mayıs 2018 15:00
www.evrensel.net