Satranç amazonu

Fotoğraf: Ygrek
/Wikimedia Commons

Satranç amazonu

Evrensel Bilgin, Polgar ailesinin satranç serüvenine dair yazılarının ikincisinde Judit Polgar’ın hikayesini kaleme aldı.

Evrensel BİLGİN

Albert Einstein’ın “Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirecektir.” sözü, eğitim sisteminin yerinde saydığına hatta ülkemizde olduğu gibi bazen geri gittiği gerçeğine dikkat çekiyor. Diğer taraftan sportif pencereden bakıldığında aynı düşüncenin cinsiyetler açısından da önemli olduğunu görebiliriz. Kapitalist ve ataerkil dünyanın neredeyse tüm sporları, kadınları ikinci plana iter. 

Amazonların diyarı da olan bu güzel topraklarda ise satranç sporcularının velileri, özellikle kız çocuklarının başarılı olmaları için küçük yaştan itibaren sadece kızlar kategorisinde yarışmalarını ister ve genel kategoride yarıştırmazlar. Özellikle Türkiye küçükler ve yıldızlar şampiyonalarında buna sıklıkla şahit oluruz. Bu anlayışla kız sporcular çeşitli kupa ve madalyalar kazanabilir, kendi yaş grubunda Türkiye şampiyonu olabilirler. Maalesef büyüdüklerinde uluslararası bir başarı elde etmeleri imkansızdır. Bunun cinsiyetle değil içinde bulundukları sistemle ilgisi vardır. Sistemi yöneten federasyonun kadın başkanı ise maalesef buna çözüm üretmek yerine, 5 yıldızlı otellerde katılımcı sayıları binleri aşan turnuvalar yapmakla övünür. Federasyon, bu büyük organizasyonlarda otel odalarını sporculara yüksek fiyatlarla satar, turizm acentesi görünümü kazanır. Kapitalizmin çarkları döner ve satranç zengin sporu haline dönüşürken, yetenekli sporcular bu çarkın dişlileri arasında öğütülürler. 

Neyse ki satranç var ve bazen başka bir kadın çıkıp bu ataerkil dünyanın tüm ayarlarını bozabiliyor.

JUDİT’İN HİKAYESİ

Judit Polgar, babası Laszlo ve annesi Klara tarafından dünyaya getirilen 3. çocuk  olarak 1976’da  Budapeşte’de doğdu. Ablaları olan Susan ve Sofia’nın başarılarından geçen yazımızda bahsetmiştik. Judit, 1989’da henüz 12 yaşındayken dünyanın en iyi 100 oyuncusu listesine 55. sıradan girdiğinde satranç dünyası şaşkına dönmüştü. Erkeklerin egemen olduğu genel kategoride 12 ve 14 yaş gruplarında Dünya Şampiyonu oldu. 15 yaşında eski Dünya Satranç Şampiyonu Bobby Fischer’in rekorunu kırarak, Büyük Usta (Grandmaster) unvanını elde eden en genç satranç oyuncusu oldu.

1998 yılında Judit, Dünya Şampiyonu Anatoly Karpov’a karşı sekiz oyunluk özel bir maç gerçekleştirdi ve Karpov’u 5-3 yendi. Bu, Polgar için şaşırtıcı değildi elbette. Carlsen,  Kasparov, Kramnik, Spassky, Smislov, Topalov, Anand, Ponomariov, Khalifman ve Kasimdzhanov gibi diğer dünya şampiyonlarını da turnuvalarda yenebilen tek kadın olma başarısını gösterdi. 2002 Olimpiyatlarında gümüş madalya kazanan Macar takımı ile Kasparov liderliğindeki efsane Rus takımını da yenmeyi başarmışlardı. Yine 2002 yılında Rusya ve dünya karşılaşmasında Polgar, Şampiyon Garry Kasparov’u yenerek Dünya takımının 52-48’lik skorla maçı kazanmasına yardımcı oldu. 2005 yılında, genel klasmanda Dünya Şampiyonasına katılan ve Süper  Büyük Usta derecesi olarak tabir edilen 2700 Elo puanına ulaşan ilk ve halen tek kadındır Judit.

ÖN YARGILARI KIRDI

Ön yargıların kırılması kolay değildir tabii. Kadınlar arasında rakipsizdi ancak erkek rakiplerinin, onun başarısını kabullenmesi hiç de kolay olmadı. Kaybeden erkek ustaların çoğu bir kadına yenilmenin hüznü içinde bahaneler üretiyordu. Judit şöyle diyor; “Onlar için bu durum çoğu zaman zordu. Kaybettiklerinde nezaket gereği el sıkışmayan, tebrik etmeyenler olurdu. Ama baktılar ki ben bu işte iyiyim ve kazanmaya devam ediyorum, sonunda beni kabullendiler.” 

Judit, 2014’te emekli oldu ve 2015 yılında Macar Ulusal Satranç Takımının Başantrenörü olarak görevlendirildikten sonra Macaristan’ın en yüksek nişanı olan Aziz Stephen nişanını aldı. Dünya Kadınlar Satranç Şampiyonasında hiçbir zaman oynamayarak bu unvanı ve avantajlarını reddeden Judit, gerçek bir Amazon efsanesi olarak dünya tarihinde ışıldamaya devam edecek. 

www.evrensel.net