İngiltere’de ‘ortaya karışık’ yerel seçimler

Fotoğraf: Secret London/Flickr (CC-BY-SA)

İngiltere’de ‘ortaya karışık’ yerel seçimler

İngiltere'de gerçekleşen yerel seçimlerde toplam 150 belediyede yönetim belirlendi.

Arif BEKTAŞ
Londra

İngiltere’de toplam 150 belediyenin yeni yönetiminin belirlendiği yerel seçimler 3 Mayıs Perşembe günü gerçekleşti. Bu belediyelerden 6 tanesinin de belediye başkanları seçildi. İngiltere’de belediyelerin büyük çoğunluğunda önce belediye meclis üyeleri seçiliyor ve meclis üyeleri de kendi aralarında sembolik olarak her yıl bir başkan seçiyorlar. Bazı belediyeler ise yetkileri daha geniş olan ve 4 yıl boyunca görev yapacak belediye başkanını seçiyor. Burada asıl önemli olan, seçim yapılan belediyede yönetiminde kontrolün hangi siyasi güçte olacağı. Bir belediyede toplam belediye meclis üyelerinin çoğunluğunu elde eden parti, 4 yıl boyunca o belediyenin yöneticisi oluyor.

KİM, KAÇ BELEDİYEDE YÖNETİMİ ALDI?

Toplam 150 belediyeden 149’unda sayım işlemi tamamlanırken, bu belediyelerin 73’ünü İşçi Partisi, 46’ını Muhafazakar Parti, 9’unu Liberal Demokrat Parti aldı ve 21’inde de hiç bir parti çoğunluğu alamadı. Her yerel seçimde olduğu gibi bu yerel seçimlerde de halkın sandığa ilgisi olmadı ve oy kullanma oranı yüzde 40'larda kaldı.

Genelde, İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’nın oluşturduğu Birleşik Krallık’ta yerel seçimler beraber yapılırdı. Fakat bu seçimde sadece İngiltere’de yapıldı ve özellikle de İşçi Partisi için son derece önemli bir seçimdi. 2020 genel seçimleri öncesi, İşçi Partisi’nin “solcu” lideri Jeremy Corbyn’in seçmen üzerindeki etkisi görülecekti. Fakat ilk gelen sonuçlara göre beklenen başarıyı elde edemedi.

MUHAFAZAKAR OYLAR EL DEĞİŞTİRDİ

İktidardaki Muhafazakar Parti’nin başarı elde etmesi beklenmiyordu. Muhafazakar Parti, Birleşik Krallık ülkelerinin Avrupa Birliği’nden ayrılması süreci olan Brexit’in etrafında kampanya yürütürken, güçlü ekonomi vurgusuyla oy toplamaya çalıştı. Seçmenin bu propagandadan çok etkilenmediği anlaşılıyor. Fakat, ırkçı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi’nin (UKIP) kendi içindeki liderlik kavgası Muhafazakar Parti’ye yaradı. UKIP’ten umudunu kesen muhafazakar İngilizler, tekrar Muhafazakar Parti’ye dönmüş görünüyor. Yüzde 10 oranında oy kaybına uğrayan UKIP’in oylarının büyük çoğunluğu Muhafazakar Parti aldı. Birçok bölgede UKIP oylarının, İşçi Partisi’ne de kaydığı belirtiliyor.

İŞÇİ PARTİSİ’NDE KANATLARIN KAVGASI

Fotoğraf: Evrensel

Öte yandan seçim sonuçları, İşçi Partisi’nin kemer sıkma politikalarına karşı yürüttüğü kampanyanın da çok etkili olmadığına işaret ediyor. İşçi Partisi içinde de birkaç kanadın kavgası söz konusu. Partinin ‘sol kanat’ milletvekili olan Jeremy Corbyn’in genel başkan olmasının ardından parti içinde asıl güçlü olan sağcı kanadın Corbyn politikalarına açıktan savaş açması muhalefet partisinin başarısını engellemiş görünüyor.
Parti ve seçmenin güvenini kazanmak için daha radikal olan eski politikalarını bir kenara bırakan Corbyn, kemer sıkma politikalarına ve belediyelerin bütçesinin merkezi hükümet tarafından kesilmesine karşı çıkarak bir kampanya yürüttü. Ancak Corbyn beklenen başarıyı elde edemedi.

PARTİ İÇİ FARKLI ANLAYIŞLAR ETKİLEDİ

Parti içindeki Corbyn yanlısı ‘Momentum grubu’ ile sağcı kanadın yerel adaylarının, kavga ile belirlenmiş olması ve suya sabuna dokunmayan ara bir grubun parti içinde bulunması seçmene fazla bir umut vermedi. Bu arada bazı bölgelerde özelleştirme, kentsel dönüşüm projeleri ve kesintilere karşı seçim çalışmaları yapılırken, birçok bölgede ise bu sorunlar dile getirilmedi. Parti içindeki farklı anlayışların varlığı, seçmenin karşısına merkezi bir manifestonun da konmamasına neden oldu. Corbyn’in, vaatlerinin “sosyal devlet”in ötesine geçmemesi de yine çeşitli kesimlerin tepkisini çekti.

İŞÇİ PARTİSİ’NDE ‘HER ZİHNİYETTEN’ ADAY VARDI

Son dönemlerde İşçi Partisi’nin “sosyalist bir partiye mi dönüşeceği” tartışmaları yapılıyordu. Ancak parti içinde çok farklı kesimlerin barınıyor olması bu tartışmanın anlamlı olmadığını gösteriyor. Örneğin Londra’daki adaylar içinde sağcılar, solcular; dini çevreler ve etnik çevrelerden adayları vardı. Bunlardan onlarcası da Türkiyeliydi. İşçi Partisi’nden aday olmuş Türkiyeli adaylar arasında AKP’li de Gülen Cemaati destekçi de; Alevi kurumlarından adaylar da, Kürt kurumlarından adaylar da, köy derneği yöneticileri de ve sosyalist olduğunu söyleyenler de mevcuttu. 
Hangi çevreden olursa olsun seçilebilmek için İşçi Partisi’ni bir mevzi olarak gören birçok aday da, partinin lideri Corbyn’i desteklemediği halde Corbyn bu kişileri aday göstermekte sakınca görmedi.

IRKÇI PARTİ ‘SANDIĞA GÖMÜLDÜ’ 

İngiltere'de ırkçılık karşıtı, anti-faşist hareket güçlü. Bu nedenle ırkçıların yükselmesine izin verilmiyor.  Irkçı olmadığını ama muhafazakar olduğunu iddia ederek 2014 seçimlerine giren UKIP o dönem yüzde 17 oy alarak büyük bir süpriz yapmıştı. Fakat İngiltere halkı kısa bir sürede partinin gerçek siyasetini gördü ve bu seçimlerde partiyi deyim yerindeyse “sandığa gömdü”. UKIP elindeki 126 belediye meclis üyesiğinin hemen hemen hepsini kaybetti. 

www.evrensel.net
ETİKETLER İngiltere