İstanbul Üniversitesi öğrencileri: Tasarıyı geri çekin

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, köklü üniversiteleri bölerek yeni üniversiteler kurulmasını öngören yasa tasarısına tepki göstermeye devam ediyor.

Eylem NAZLIER
İstanbul

İstanbul Üniversitesi öğrencileri Beyazıt Meydanı'nda üniversitelerin bölünmesini öngören kanun tasarısını protesto etti. Ellerinde "Yasa tasarısı iptal edilsin", "Rant hırsı bize sökmez", "Bütün öğrenciler birleşin" pankartı açan öğrenciler sık sık "Yaşasın üniversite dayanışması", "Her yer Beyazıt her yer direniş", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Üniversiteme dokunma fakülteme dokunma", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Susma haykır bölünmeye hayır", "Beyazıt bizimdir, bizim kalacak" sloganları attı.

İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin eylemine dayanışma amacıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri de destek verdi. Öte yandan HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve sanatçı Metin Coşkun da eyleme katıldı.

'ÜNIVERSİTELER SİZİN DEĞİL'

Üniversite önünde İstanbul Üniversitesi öğrencisi Deniz Büyükel ilk sözü aldı. Tepkilerin odağına yerleşen maddelerin görüşülmesinin sürekli ertelendiğini söyleyen Büyükel, "Ertelemelerin nedeni toplumsal tepki sebebiyle kararsızlığa düşmeleri ve hiç beklemedikleri bir dirençle karşılaşmaları. Hükümetin ezberi Beyazıt'ta ve Gazi'de bozuldu. 'Hükümet benim, Meclis benim, yargı-polis benim istediğimi yaparım' diye düşünenler çok kesin bir yanıt aldılar: Üniversiteler sizin değil! Üniversiteler öğrencilerle, akademisyenlerle, emekçileriyle üniversite bileşenlerinin. Üniversiteler bilimsel düşünceye, aydınlanma ideallerine, ranta değil kamu yararına inananların" diye konuştu.

"Gençliğimizi Silivri yollarında heba edeceğimize, Beyazıt önünde nöbette geçiririz" diyen Büyükel, "Ama üniversitemizi böldürmeyiz. Sadece kendi haklarımızı değil, bilimsel bilgi üretilen üniversite savunuyoruz. Hocalarımız defalarca bu yasa tasarısının zararlarından bahsettiler, açıklamalar yaptılar. Buna rağmen burada yaptığımız eylemlerin bir tezgah, bir kumpas olduğu suçlamasını yapanlar... Esas tezgahçılar onlar... Sanki yüksek öğretim sistemini ihya etmenin yolu, İstanbul Üniversitesi'ni Hasdal'a taşımaktan, sanki tarihi üniversiteleri bölüp zaten memlekette sürüsüne bereket olan yeni üniversiteler kurmaktan geçiyor. Bu koca bir yalan, onların esas niyeti başka" dedi.

Yasa tasarısını TBMM'den geçerse üniversiteyi terk etmeyeceklerini söyleyen Büyükel, "Tarihimizi, arkadaşlarımızı tıpış tıpış terk etmeyiz. İstanbul Üniversiteliler de kuzu kuzu parselcilere terk ettiler kendilerine emanet edilen tarihi dedirtmemek için bile olsa. Yine emeğimize, fedakarlığımıza, kavga etmemize değer. Siz İstanbul Üniversitesini bölmek istediniz ama bakın, bütün üniversiteleri Beyazıt Meydanı'nda birleştirdiniz. Her şeye rağmen teşekkürler. Biz kalacağız, siz yasa tasarınızı da alıp gideceksiniz" diyerek sözlerine son verdi.

'TASARI BİZDEN GEÇMEYECEK'

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

Eylem İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Ayhan Öztürk'ün konuşması ile devam etti. "Tasarıyı getirenlerin söylediklerinin aksine İstanbul Üniversitesi bir marka değil kamu hizmeti yürüten bir kurumdur" diyen Öztürk, "Üniversitemizin öğrencisi, akademisyeni, işçileri ve üniversitemizden hizmet alan halkımız da müşteri değildir" dedi.

Bölünmeye gerekçe olarak gösterilen iddialara değinen Öztürk şunları söyledi:

"Büyük bir yapıyı tek elden yönetmeye kalkarsanız tabi ki yönetemezsiniz. Ancak eğer fakültelerin ve bölümlerin kendi kendine yönetmesini sağlayacak özerklik sağlanırsa en büyük üniversite bile rahatlıkla yönetilebilir. Sorun üniversitenin büyüklüğü değil üniversiteyi tek elden yönetmeye çalışan ve özerkliği yok eden anlayıştır. Üniversite bileşenlerinin halkın ve memletin zararına olacak şekilde üniversitemizin bölünmesine izin vermeyeceğiz. Günlerdir Beyazıt Meydanı'nda belirttiğimiz gibi tasarınız bizden geçmeyecek."

'FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA'

HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise şunları söyledi:

"Dün gece de evvelsi gece de Meclisteydim. Geç saatlere kadar bu yasa görüşüldü. Kendi yasalarını bile savunamadılar. Kendi yasaları için yeterli sayıda milletvekili olmadığı için karar yeter sayısı istendiğinde çoğunluk olmadı. Dolayısıyla gelecek haftaya ertelendi bu yasa tasarısı. Bu tasarı geçse bile üniversiteden geçmez. Üniversiteler bakteri değil ki bölünerek çoğalsın. Ama bizler buradaki gibi çoğalabiliriz. Kimse yenilmez değildir. Şimdi değişim zamanı. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. Faşizme karşı omuz omuza mücadeleye devam."

'BU ÜLKEYİ DÜZLÜĞE ÇIKARACAĞIZ'

Sanatçı Metin Coşkun ise "Hepinize kolay gelsin. Direne direne bu ülkeyi düzlüğe çıkaracağız" şeklinde konuştu.

OHAL KHK'siyle ihraç edilen akademisyen Levent Dölek de "Bu üniversitede çok büyük bir birikim vardır. Bu birikim kolay kolay yok edilemez. Günlerdir bunu gösteriyorsunuz. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Bizler bu üniversiteye maaş bodrolarıyla bağlanmadık. Bizim üniversiteliliğimizi hiçbir şekilde alamazsınız. Sinik bir şekilde köşede durmadık. Bu üniversite bedel ödeyenlerle yaşar ve yaşayacaktır" diye konuştu.

'GERİ ÇEKİN'

HAYEF adına konuşan Mükerrem Aydemir "Bu yasa tasarısı açıklandığından beri derslerde, fakültelerde tepki göstermeye çalışıyoruz. Eğer üniversiteye dair bir karar alınacaksa yalnızca üniversitenin bütün bileşenleriyle alınır. En başından itibaren söylediğimiz gibi talebimiz fakültelerin bölünmemesidir. Tekrar haykırıyoruz, bu yasa tasarısını geri çekin" dedi.

'GÖZ YUMMAYACAĞIZ'

Boğaziçi Üniversitesi adına konuşan Özden Öz, "Seçilen rektörler yerine kayyum atanıyor, akademisyler keyfi bir sekilde ihraç ediliyor. Bilimsel üretimin teminatı olan üniversiteye ait değerler sistematik olarak yok edilmeye çalışılıyor. Öğrencilere yaşam alanı bırakılmıyor, kültürel ve sanatsal faaliyetler yasaklanıyor. Türkiye tarihinde görülmemiş bir şekilde bugün ülkemizde bizim arkadaşlarımızın  da içinse olduğu 70 bin öğrenci tutuklu bulunuyor. Üniversite öğrencileri olarak mücadeleyle kazanılmış haklarımızın, yaşam alanlarımızın gasp edilmesine göz yummayacağız" dedi.

'BİR BÜTÜNDÜR, BÖLÜNEMEZ'

Mimar Sinan Güzel Sanatlar öğrencileri adına konuşan Merve Yetkin, üniversitelerini savunanların yanında olduklarını söyledi. Yetkin, "Sermaye sınıfının rant hırsı ve bilim düşmanlığıyla üniversitelere saldırmasına karşı ayaktayız. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileei üniversitenin asıl sahilerine sorulmadan alınan bu karara karşı Beyazıt'ın öğrencisiyle, akademisyeniyle, işcisiylen kampüsüyle bir bütün olduğunu ve bölünemeyeceğini savunmaktadır" dedi.

'BÖLDÜRMEYECEĞİZ'

Yıldız Savunması adına konuşan Nida Kaya, "Geçtiğimiz dönemde Yıldız Teknik  Üniversitesi'nin Beşiktaş Kampüsü'nü elimizden alıp külliye yapmak isteyenler, bugün Türkiye'nin en köklü üniversitelerinden biri olan İstanbul Üniversitesi'nde karşımıza çıkıyor. Yıldız kampüsünü nasıl külliye yaptırmadıysak İstanbul Üniversitesini'de böldürmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

'SORUNLARIMIZA BİR SORUN EKLENMESİN'

Marmara Üniversitesi öğrencileri adına konuşan Utku Özay, "Öğrenciye, öğretim görevlisine, işçiye zerre değer vermeyen bu uygulamalar ve üniversitelere ait arazilerin ranta kurban edilmesi bugün yalnızca Marmara’nın değil tüm üniversite öğrencilerinin sorunu haline geldi. Elbette üniversitelilerin sorunları bunlarla bitmiyor. Krediler, neredeyse tüm üniversite öğrencilerini öğrenim hayatlarına borçlu başlatıyor. Ayrıca niteliksiz ve şehir merkezinden uzak KYK yurtları yetmezmiş gibi, merkezlerdeki pahalı öğrenci yurtları da barınma sorunu yaşamamıza neden oluyor. Biz bugün burada sorunlarımıza bir sorun daha eklenmesin diye toplandık. Dayanışmanın, üniversite öğrencilerinin bir aradalığının tüm sorunları çözeceğini biliyoruz! Üniversiteye dair söz sahibi olanlar elbette üniversite öğrencileridir" dedi.

'HAKLI MÜCADELENİZİ KAZANACAKSINIZ'

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Cem Bülbül, "Bu direnişinizle bize umut oldunuz. Haklı mücadelenizi kazanacaksınız. Onlar sizi üniversiteden kovamazlar, siz onları yuvalarınızdan kovarsanız. Günlerdir burada haykırıyoriz üniversiteler bizimdir. Bizler biliyoruz ki bu çaba okulları ticarethaneye çevirenlerin, üniversiteyi ranta açanların çabalarıdır. Buna izin vermeyeceğiz" diye konuştu.

Öğrenciler açıklamaların ardından İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi'ne kadar alkış ve sloganlarla yürüdü.

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden öğrenciler fakültelerinin Hadımköy’e taşınmasına karşı çıkarak sonuna kadar bölünmenin karşısında olacaklarını dile getirdi.

İKTİSAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİ: KIRINTI HALİNDEKİ İMKANLARIMIZI YOK EDİYORLAR

Bir İktisat Fakültesi öğrencisi öncelikle kendilerine sorulmadan üniversiteleri bölen bir yasa tasarısının hazırlanmasına öğrenciler olarak çok sinirli olduklarını belirterek “Hepimizin geleceğiyle oynuyorlar. Zaten kırıntı kadar kalmış imkanlarımızı hepten yok etmeye çalışıyorlar. Bunun bir proje olduğunu düşünüyorum. İstanbul Üniversitesini ikiye bölüp bir kısmını Hasdal’a bir kısmını Hadımköy’e götürüp kalan araziyi kendi menfaatleri için kullanacaklar. Örnek verecek olursak: tarihi okul kadar eski olan bir kafeyi boşalttırıp satın aldılar. Yeni açılan okulun uluslararası hiçbir tanınması olmayacak. Okulumuzun zaten kısıtlı olan veri tabanı İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi olarak ayrılınca hiçbir şekilde olmayacak. Çap ve Erasmus öğrencileri büyük sıkıntı yaşayacak. Niteliği arttırmanın yolu kontenjanları düşürüp yatırımı arttırmaktır” dedi.

‘SONUNA KADAR KARŞI DURACAĞIZ’

Diğer bir İktisat Fakültesi öğrencisi ise; eğitim ve öğretimin sadece sınıfa girip ders almakla gerçekleşmediğini vurgulayarak; “Okulun bahçesinden, arkadaşlarınla oturduğun, kültürel-sanatsal aktiviteleri gerçekleştireceğin yerlere kadar hepsini kapsar. Şu haliyle zoraki sosyalleşebilirken Hadımköy gibi bir yerde bu mümkün değil. Biz İstanbul Üniversitesinin kapısını hayal ederek buraya geldik. Bizi taşırlarsa tüm hayallerimizi ve emeklerimi yok edecekler. Sağ-sol demeyen her görüşü içerisinde barındıran bu binalardan mantar gibi türeyen, şirkete benzeten üniversitelere taşıyacaklar. Sonuna kadar bunun karşısında olacağız.

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Mayıs 2018 22:49
www.evrensel.net