Akademisyenler: Üniversitenin bölünmesinde hiçbir kamu yararı yok
Fotoğraf: Evrensel

Akademisyenler: Üniversitenin bölünmesinde hiçbir kamu yararı yok

İstanbul Üniversitesi’nden akademisyenler, üniversitelerin bölünmek istenmesine dair mektup yayımladı.

AKP’nin hazırladığı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapan Tasarı’ya göre 4’ü vakıf olmak üzere 20 yeni üniversite kurulacak. Yeni üniversiteler varolan üniversitelerin bölünmesiyle oluşturulacak. Bölünecek üniversitelerden biri de İstanbul Üniversitesi. Üniversite Çapa Tıp Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa olarak ikiye bölünecek. Tasarı 26 Nisan 2018 günü TBMM Milli Eğitim Komisyonundan geçti.

BİLİMSEL PLANLAMA YAKLAŞIMINA AYKIRI

Bianet’in haberine göre bunun üzerine İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne açık mektup yayınladı. Mektupta şu ifadeler yer aldı: “Gazi, İnönü, Anadolu ve İstanbul Üniversitelerinin bölünmesini öngören yasa tasarısının, TBMM tatile girmeden TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi söz konusudur. Kabul edilerek kanunlaştığı takdirde İstanbul Üniversitesinin bölünmesiyle sonuçlanacak olan bu tasarı, kesinlikle kamu yararına değildir; bilimsel planlama yaklaşımına ve akademik eğilimlere açıkça aykırıdır. İstanbul Üniversitesi’nin Dünyadaki üniversite sıralamalarında Türkiye’yi gururla temsil etmesinin ardında, yüzyılları aşan birikim ve 24 Fakülte, 17 Enstitü, 9 Yüksekokul ve 70’in üzerinde araştırma geliştirme merkezinin oluşturduğu bütünlük yatmaktadır. İstanbul Üniversitesi, son 10 yılda ülkemizin en fazla uluslararası bilimsel yayın üreten üniversitesidir. Bu performansıyla geçtiğimiz yıl Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından 10 araştırma üniversitesi arasına seçilmiştir. İstanbul Üniversitesi’nin kapsamlı bilimsel değerlendirmeler sonucunda hazırlanmış olan stratejik planında, köklü çok sayıda fakülte, enstitü ve araştırma biriminin birlikteliğinin üniversitenin zafiyetini değil, tam tersine en güçlü yönünü oluşturduğu belirtilmektedir. Parçalandığı takdirde, yeni üniversiteye bağlanan fakülteler uluslararası tanınırlıklarını yitirecek, geriye kalan İstanbul Üniversitesi’nin de uluslararası sıralamalardaki konumu ciddi ölçüde aşağı inecektir. Biz İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri, öğrencilerimiz ve mezunlarımızın da ısrarla desteklediği bu görüşler doğrultusunda, hiçbir fakültemizin, yüksekokulumuzun, enstitümüzün köklerinden koparılmasını istemiyoruz. TBMM’yi oluşturan tüm 26. Dönem Milletvekillerimizden, erken seçim öncesinde katılacakları bu son Genel Kurul oturumunda, İstanbul Üniversitesi’nin bölünmesiyle sonuçlanacak Kanun Tasarısını kabul etmemelerini talep ediyoruz” (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Mayıs 2018 17:46
www.evrensel.net