Altaş işçisi gücünün farkına vardı
Fotoğraf: Evrensel

Altaş işçisi gücünün farkına vardı

'Güzel günler gelmez bize, Diyor işçi B., Biz güzel günlere yürümedikçe!'

Yasemin TİRYAKİ
İstanbul
 

"Haber şöyle geldi İşçi B’ye, o memlekette durum umutsuz. İşçi B. sordu: 

-Orada hiçbir işçi yaşamıyor mu?”

Yukarıdaki diyalogun geçtiği ‘İşçi B’nin Hikayeleri’, Alman Peter Maiwald’in bir işçinin yaşam sıkıntılarını ve Hitler faşizmini anlattığı şiirlerinden oluşuyor. Çarpıcı diğer bir diyalog ise; “Siyasetle ilgilenir misiniz, /Diye sordu biri/ İşçi B. cevap verdi: /İlgilenir misiniz, suyla, ekmekle?”

İşçi B.’nin hikayeleri gerçekte bütün işçilerin hikayesidir. Onu, tezgahı başında sınıf kardeşleriyle dünya meseleleri konuşurken, patronun izahatlarını ustaca boşa çıkarırken, bir emeklinin cenazesinde papaza laf yetiştirirken, bireyci ve burnu büyük bir yazara çatarken görebilirsiniz.

İşçi B. tüm dünya işçilerinin sentezi, bir yansımasıdır. En az İşçi B. hikayeleri gibi umut veren, işçilerin kendi süreçlerine müdahale ettiklerinde neleri başarabileceğinin gerçek hikayesi ise hemen bugünlerde İstanbul Kartal Belediyesi bünyesinde çalışan Altaş taşeronu işçilerine aittir. Umutsuzluğun, olamaz ve yapılamaz denilen bir sürecin 3 ay gibi kısa bir sürede nasıl yapılabildiğinin gerçek hikayesidir okuyacaklarınız.

‘BİZİ DÜŞÜNENLER DE VARMIŞ!’

Kartal Belediyesi’ne bağlı Altaş taşeronunda çalışan dış temizlik işçileri, 696 sayılı KHK’nin çıkmasının ardından, diğer belediye işçileri gibi BİT’lere (Belediye İktisadi Teşekkülleri) geçiş sürecine girdiler. Fakat bu işçilerin diğer işçilerden farkı bu zamana kadar sendika ile tanışmamış, tanışamamış olmasıdır. Daha KHK’nin yayımlanmasının hemen ardından belediye yönetimi tarafından “Sendikaya üye olmayın” baskısıyla karşılaşmaya başladılar. Bunun üzerine Emek Partisi tarafından dış temizlik işçilerine yönelik hazırlanan “Sendikanız Genel-İş’e üye olun” çağrısını içeren bildiri garaj önü ve mahalle konteynerlerinde dağıtılırken bir süpürge işçisinin dile getirdiği “Helal olsun, bizi düşünenler de varmış” sözler, çalışma alanında ve sosyal alanda yaşanılan duyarsızlığı gözler önüne seriyordu.

NEDEN SENDİKA?

İşçiler bu dönemde açlıkla, yoksullukla, işsizlikle tehdit edildikleri gibi bir de çocukları üzerinden iknaya zorlandılar. Normalde her işçi oturduğu mahallede çalışıyor. Ama ne zaman bir işçi haklarını savunursa kendisini Kartal’ın en ters mahallelerinde buldu. İşçiler evlerine dönmek için iki araç değiştirerek gitmek, aldıkları ücreti de yola ve yemeğe vermek zorunda kaldı. Birçok kez işlerin yoğunluğundan dolayı yemeğe yetişemeyen işçiler, öğleden sonra 10 dakika yemek molası verdiklerinde ise yöneticileri tarafından aşağılanıp hakarete uğradı.

“Biz hor görülüyoruz. Kum torbası muamelesi görüyoruz. Gelen vuruyor giden vuruyor. Kendimizi savunacak gücümüz yok. Çalışma koşulları çok ağır. Sürekli mesaiye kalıyor, bunun karşılığında hiçbir ücret almıyoruz. 5-6 saat fazladan çalıştığımız zamanlar oluyor ücret almıyoruz ama 10 dakika işe geç kalsak 3 ile çarpıp maaşımızdan kesiyorlar. Hastalandığımız zaman hastaneye gidemiyoruz. Çünkü rapor bile getirsek maaşımızdan kesiliyor” diyen işçilerin önünde; esnek çalışma saatleri, komik ücretler, sürekli aşağılanıp hor görülme ve bunun gibi bir sürü yakıcı sorun duruyordu. 

Tüm bu sorunlarla baş etmenin formülünün örgütlü mücadeleden geçmekte olduğunun inancı ve kararlılığı ile 3 ay gibi kısa bir sürede 400 işçinin 380’i sendikada örgütlendi. Örgütlenme sürecinde 50 kişilik komite kurup bunun üzerinden kararlarla çıkarak mücadele sürdüren işçiler bu süreçte tehdit, baskı ve ihbarlara maruz kaldılar. Yoğun baskı ve tehditlerle yıldırılma çalışmalarına karşın komite 3-5 günde bir toplanıp saldırıları geri püskürtmek üzere kararlarla ve ortak fikirle toplantılardan çıktı. Sendikaya üye olan her Altaş işçisi, bir sendikacı gibi üye olmayan işçileri sendikalara çağırdı ve üyeliklerini gerçekleştirdi. Dış temizlik işçilerinden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı, işçileri bir araya toplayıp Belediye Başkanının kesinlikle sendika istemediğini, sendikanın kazandıracağı hakları Başkanın vereceği gibi sözlerle işçileri oyalamaya çalışmış ve alenen işten atmakla tehdit etti. Ama işçiler bu tutum karşısında geri adım atmayarak “Bu bizim anayasal hakkımız. Sendikaya üye olduk diye bizi işten atamazsınız” dedi. Bunun üzerine bir arkadaşlarına “Seni işten atıyorum o zaman” diyen Başkan Yardımcısına “1 kişi dahi işten çıkarılırsa hepimiz iş bırakırız” tutumu sergiledi işçiler. Bunun üzerine yönetim adına gelen Başkan Yardımcısı da geri adım attı. 

İHBARCI İŞÇİNİN SONU

Bu esnada örgütlenme sürecinin öncülerinden olan bir işçi arkadaşın ismini deşifre ederek Başkan Yardımcısına ihbar eden dış temizlik işçilerinden belediye yönetimine yakın bir işçi, yönetim tarafından ödüllendirilip bölge çavuşu yapıldı. Yaptığı ihbarcılık üzerine bölge çavuşu işçilerden büyük tepki gördü ve “Kimse beni takmıyor artık, itibar görmüyorum” diyerek çavuşluk macerasını 2 günde sonlandırmak zorunda kaldı. Aynı işçi tekrar “işçi” sıfatıyla garaja geldiğinde diğer işçiler tarafından tepkiyle karşılaştı, konuşacak kimse bulamadı. Kendi sınıfına ihanet eden işçiyle diğer işçiler “merhaba”yı dahi kesti.

Kendisi sendikalı olup, toplusözleşmelerle sendikalı olmanın sağladığı olanaklar ve maaş üzerinden hayatını sürdüren Belediye Başkan Yardımcısının diğer işçileri sendikalı olmayın diye tehdit etmesi dış temizlik işçileri tarafından gülünç karşılandı. Artık kendi gücünün farkına varan dış temizlik işçilerinin önündeki hedef ise 1 işçinin dahi sendikasız kalmaması.

1 MAYIS TOPLANTISINA YÜZLERCE İŞÇİ KATILDI

1 Mayıs'ın yaklaşıyor olması üzerine son 1 aydır her komite toplantısı aynı zamanda 1 Mayıs toplantısı olarak gerçekleşti. Bu zamana kadar sendikayla tanışamamış olmaları nedeniyle 1 Mayıs’a da uzak kalan işçiler, bu yılki kutlamaya büyük bir coşku ve heyecan içinde hazırlanıyor. 1 Mayıs öncesi bilgilendirme ve dayanışma gösterme amaçlı Kartal’da M-BOY Düğün Salonunda, Kartal Belediyesinde örgütlü Genel-İş Anadolu Yakası 1 No’lu Şube yöneticileri, Genel Merkez Örgütlenme Uzmanı ve Sendika Toplu İş Sözleşmesi Daire Başkanının da katılımıyla toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya, çoğu dış temizlik işçisi yüzlerce işçi katıldı.

2 bin civarı işçinin sendikalı olduğu Kartal Belediye bünyesinde dış temizlik işçileri; verdiği mücadele ve direngenlikle tüm bu sürecin ve diğer işçilerin doğal önderleri oldular. Bu işçilerin ülkedeki diğer işçi kardeşlerine de bir çağrısı var: “Biz olmazsak patronlar bir hiç. Bizi sömürüyorlar zaten bunun farkındayız. Ama biz de emeğimizin karşılığını almalıyız arkadaşlar. Korkmadan, yılmadan pes etmeden gelişmelere müdahale eden konumda olursak, birlikte hareket edersek hakkımızı kimse yiyemez. Birlik olun, sendikalarda örgütlenin, sendikalarda görev alın.” 

“Güzel günler gelmez bize, Diyor işçi B.,
Biz güzel günlere yürümedikçe!”

Son Düzenlenme Tarihi: 30 Nisan 2018 00:47
www.evrensel.net