Adalet Arayan İşçi Aileleri: 28 Nisan Anma ve Yas günü ilan edilsin
Fotoğraf: Cansu Pişkin/EVRENSEL

Adalet Arayan İşçi Aileleri: 28 Nisan Anma ve Yas günü ilan edilsin

İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yakınları, 28 Nisan'ın İş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri anma ve yas günü ilan edilmesini istedi.

İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yakınları ve aileleri, 28 Nisan'ın iş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri anma ve yas günü ilan edilmesi talebiyle İstanbul Tünel’den Galatasaray Meydanı’na yürüdü.

Adalet Arayan İşçi Aileleri 2012’den beri, Kanada’da 1914’te ilk defa ‘iş kazaları’ndaki işveren sorumluluğunun hukuken tescil edildiği tarih olan 28 Nisan’ın Türkiye’de de İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü ilan edilmesi için mücadele ediyor. “İş kazası değil cinayet!” yazılı önlükler giyen Adalet Arayan İşçi Aileleri, “28 Nisan iş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri anma ve yas günü ilan edilsin!” pankartı açtı. Tünel’de toplanıp Galatasaray Meydanı’na yürüyen Adalet Arayan İşçi Aileleri, “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “İş kazası değil, cinayet”, “Kaza değil, cinayet”, “İş cinayetlerini unutma, unutturma”, “Sorumlular belli, adalet istiyoruz” sloganları attı. Galatasaray Meydanı’nda aileler adına yapılan açıklamayı iş cinayetinde kardeşini kaybeden Sema Erdem okudu.

HER 15 SANİYEDE BİR İŞÇİ HAYATINI KAYBEDİYOR

28 Nisan’ın sadece bir anma ve yas günü olmadığını vurgulayan Erdem, “Bizler diyoruz ki, kaybettiklerimizi unutmaz unutturmazsak başlar mücadele. Biliyoruz ki yasını tutmadıklarımızın hesabını da soramayız. 28 Nisan 1 Mayıs'a bağlanır” dedi.

“İş kazaları”, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarının yüzde 100’ünün öngörülebilir ve önlenebilir olduğunun altını çizen Erdem, işverenlerin, devlet kurumları dahil sorumlu tüm kurum ve kuruluşların gerekli tedbirleri alması ve yasal düzenlemeleri etkinleştirmesi için baskı oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre, her yıl yaklaşık iki buçuk milyon emekçinin çalışırken öldüğünü söyleyen Erdem, “Çalışanlar her yıl yaklaşık 337 milyon ‘iş kazası’na maruz kalıyor, her yıl yaklaşık 160 milyon kere çalışma nedenli hastalıklara yakalanıyorlar. İş yerlerinde kullanılan tekstil maddeler her yıl 440 bin işçiyi öldürüyor. Her gün 6 bin 300 işçi çalışırken ölüyor. Her 15 saniyede bir işçi hayatını kaybediyor. Bu çalışma hayatı bize her gün savaş sunuyor” dedi.

‘İŞ CİNAYETLERİ OLAĞAN DEĞİL’

2012 yılından beri iş cinayetlerinin duyulur ve görünür olması için çıkardıkları İş Cinayetleri Almanağı’nın rakamları gözler önüne serdiğini belirten Erdem, “2012'de en az 878,  2013'te en az bin 235, 2014’te en az bin 886, 2015’te en az bin 703 işçi, 2016'da en az bin 924 işçi, 2017’de en az bin 947 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İşçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınmış olsaydı hayatını kaybeden işçi kardeşlerimiz bugün yaşıyor olacaktı. Bizim gerçeğimiz bu kadar basit. Maruz kaldığımız bu vahşete dur demek için 28 Nisan'ın Anma ve Yas Günü ilan edilmesini istiyoruz. İş cinayetleri olağan değil. Çalışanların kaderi ölmek değil. İşçi kardeşlerimiz patronların kâr hırsı, kamu kurumlarının ve görevlilerin denetimsizliğinden doğan ihmaller sonucunda hayatlarını kaybetti. Bizler, canı en çok yananlar, başka canlar yanmasın diye adalet mücadelesi vermeye devam edeceğiz. Emeğin, emekçilerin hakları için mücadele eden, daha insani çalışma koşulları talep eden herkesi dayanışmaya, 6 Mayıs 2018 Pazar günü 13.00'te tutacağımız 72. Vicdan ve eden Adalet Nöbetine katılmaya, iscinayetleriniunutma.org üzerinden 28 Nisan'ın iş cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü ilan edilmesi talepli imza kampanyamıza katılmaya çağırıyoruz” dedi.

‘CANLARIMIZI KAYBEDENLERDEN HESAP SORMAK İSTİYORUZ’

Erdem’in ardından iş cinayetinde oğlunu kaybeden Erdinç Eroğlu konuştu:
“Maliyet hırsıyla işçinin canına kastetmesinler, canlarımıza kıymasınlar, İşçi Sağlığı Güvenliği Kanunu’nu uygulasınlar. Mahkemelerden talebimiz vicdana, hukuka uygun kararlar verip cezasızlığa son versinler. Bilirkişiler kararlarını bilimsel kurallara uygun yazsınlar. Sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarını mücadelemizde desteğe davet ediyoruz. İki ayda bir Soma oluyor. Bizler aslında sizler için mücadele ediyoruz. Kaybettiğimiz canlar geri gelmeyecek biliyoruz ama kaybedenlerden hesap sormak istiyoruz.”

‘SİZLER ÖLMEYİN DİYE MÜCADELE EDİYORUZ’

Çapa Hastanesi’ndeki iş cinayetinde iki arkadaşını kaybeden Cemal Bilgin de, “Patronlar daha fazla kâr için yasaları, sendikal hakları hiçe sayıyor. Çapa Hastanesi’nde iki işçi arkadaşımızı kaybettik. Haklarını arayalım dedik başımıza gelmeyen kalmadı. Ölen öldüğüyle kalıyor mücadele edenlerin başını yakıyorlar. İşçilerin, garibanların çoluğu çocuğu ölmesin diye 28 Nisan kabul edilsin istiyoruz, sizler ölmeyin diye mücadele ediyoruz. Mücadele verdik hakkımızda açılmayan dava kalmadı. İşimizden olduk ama mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

'VEKİLLER NE YAPIYOR?'

Fotoğraf: Evrensel

İşçi aileleri daha sonra “28 Nisan iş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri anma ve yas günü ilan edilsin” talebiyle Şişli Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde bir araya geldi. Toplantıya “Adalet Arayan İşçi Aileleri”, “Bir Umut Derneği” üyeleri ve süreci takip eden avukatlar katıldı.

İş cinayetlerinde yakınlarını kaybedenler, yaşadıkları süreçleri aktardı. 2008 yılında Davutpaşa Patlaması’nda hayatını kaybeden işçilerden birinin yakını Hakkı Güleç, mücadelede 10 seneyi geride bıraktıklarını ancak gereken desteği göremediklerini söyledi. 28 Nisan’ın önemini dikkat çeken Güleç, “Bu günü anma günü olarak talep etmemiz dahi mevcut sistemin ve hükümetin ayıbıdır. Türkiye, iş cinayetlerinde Avrupa’da birinci sıradayken parlamentodaki vekiller ne yapıyor?” diye sordu.

2012’de Esenyurt Marmarapark AVM inşaatının şantiyesinde çıkan yangınında hayatını kaybedenlerin yakınlarından Ayşe Kıyak ise “Ben 6 senedir yastayım. O yangında ben oğlumu, canımı kaybettim. Bizim tek isteğimiz adalet” dedi.

1 Mayıs 2012’de Arka Sıradakiler dizi setinde hayatını kaybeden Selin Erdem’in annesi Hacer Erdem, “Biz her gün yastayız, bir gün de siz bizi anlamaya çalışın” dedi.

2013’te Esenyurt’ta elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Eren Eroğlu’nun babası Erdinç Eroğlu da hiçbir sendikanın, kitle örgütünün ve siyasi partinin mücadelelerine destek vermediğini belirtti. Eroğlu, ülkede hukukun çifte standartla işlediğini, mahkemelerde adil yargılama olmadığını ifade etti.

2014’te Soma’da hayatını kaybedenlerin avukatlarından Berrin Demir çalışma koşullarının iş güvenliğine aykırılığına ve adalet sürecinin işleyişinin hukuksuzluğuna dikkat çekti.

KAMPANYA SÜRÜYOR

28 Nisan Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 2001’de “Dünya Çalışma Güvenliği ve Sağlığı Günü” ilan edildi. 2013 yılı itibariyle bu gün dünyada 30’u aşkın ülkede resmi olarak “Anma ve Yas Günü” kabul edilmiştir. Birçok ülkede de 28 Nisan’ın Anma ve Yas Günü ilan edilmesi için kampanyalar sürdürülmektedir. Türkiye’de de iscinayetleriniunutma.org ve change.org siteleri üzerinden kampanya yürütülüyor. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Nisan 2018 15:51
www.evrensel.net