Üniversite öğrencilerinden mektup var
Fotoğraf: Pixabay

Üniversite öğrencilerinden mektup var

Öğrenciler 1 Mayıs'a, gelecek mücadelelerine ve seçimlere ilişkin görüşlerini Evrensel'e yazdı.

ÖĞRETMEN ADAYLARI GÜVENCELİ GELECEK İÇİN 1 MAYIS’TA OLMALI

Alperen TOĞAÇ
Çukurova Üniversitesi

Her alanda işsizlik diz boyu. Yıllarca okumamıza rağmen diplomalı bir işsiz olarak ortada kalıyoruz. Son zamanlarda özellikle de atanamayan öğretmenlerimizin kayıpları bizleri üzüyor. 24 Şubat’ta Manisa’da ataması yapılmadığı için bir fabrikada çalıştığı sırada enjeksiyon fabrikasında sıkışan Hasan Songur hayatını kaybetmişti. 17 Nisan 2018 tarihinde Aydın’da yaşayan Sosyal Bilgiler öğretmeni Merve Çavdar gerek devlet kadrosunda gerekse özel sektördeki iş başvurularına olumlu yanıt alamadığı için intihar etmişti. Artvin Çoruh Üniversitesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Bölümünden mezun olan, atama bekleyen ve bir işte çalışan 25 yaşındaki Süleyman Avcı da ormanda kesilen bir tomruğun çarpması sonucu hayatını kaybetti. Peki, son zamanlarda bu kayıpların olması bizlere ne gösteriyor? 1 Mayıs’ta alanlarda hangi taleple orada olmalıyız? Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesinden öğretmen adaylarıyla  yaptığım görüşmeleri buradan paylaşacağım.

Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Öğrencisi Mehmet, intiharları geçim sıkıntısına ve bilmedikleri işlerde giriştikleri hayat mücadelesine bağlıyor. Bunu yapamayanların ise hayattan vazgeçtiğini söylüyor.  Türkçe Öğretmenliği 2’inci Sınıf Öğrencisi Ömer, ihtiyaç fazlası kontenjan açılmamasını ve sözleşmeli öğretmen yerine kadrolu öğretmen atanmasını istiyor.

Türkçe Öğretmenliği Öğrencisi Fatih, atanamayan öğretmenlerin intiharıyla ilgili “Öğretmenler atanamadığı için geçim kaygısı nedeniyle kendi alanlarının dışındaki ağır işlerde güvenlik önlemleri alınmadan taşeron, geçici vb. işçi olarak çalışıyorlar. Başka alanlarda iş bulamayan öğretmen adaylarının geçim kaygısının had safhaya çıktığı, çıkış bulamamaları durumunda yaşanan bunalım intiharla sonuçlanıyor” diyor. Fatih, eğitim fakültesi öğrencilerine seslenerek 1 Mayıs’ta her öğretmen adayının kendi alanında demokratik ve adaletli olan eğitim kurumlarına geçim kaygısı duymadan atanması talep edilmelidir” diyor.


AKP’Lİ BABAM ARTIK AKP’YE OY VERMEK İSTEMİYOR

Kübra LAZ
Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi

Bundan sadece 1 yıl önceydi. Babam Recep Tayyip Erdoğan’ı televizyonda gördüğünde kalkıp öpüyordu. Partiye ve başkanına bu kadar çok bağlıydı. 15 yıllık iktidarları boyunca da bu şekilde bağlıydı babam ve inşaattaki arkadaşları.

Vizelerden sonra memlekete gittim. Babam beni karşısına alıp “Kızım kime oy vereceğimi bilmiyorum “ dedi. Oturduk, konuştuk, tartıştık. Yıllarca AKP’ye oy veren babam şu an kesinlikle ona oy vermek istemiyor. Sebebini sorduğumda ise “ Bunlar artık miladını doldurdu. Eskiden de oluyordu böyle şeyler, ama gözüme batmıyordu. Şimdi ise benzinin fiyatı tavanda, dolar desen o da öyle. Çocuklarımın geleceği karartılıyor. Bir yere kadar şükredebiliriz artık” dedi.

Yıllardır beraber çalıştığı inşaattaki arkadaşlarının da böyle düşündüğünü söyleyen babam “Onlar da önceden AKP’liydi ama artık onlar da oy vermek istemiyorlar. Çünkü geçinemiyorlar. Eskiden bize ekmek veriyor diyorduk şimdi de ekmeğimizi aldığını görüyoruz” dedi. Elbette tüm bunlar ve sebepleri hakkında uzun uzun konuştuk.
Benim ilgimi çeken diğer bir nokta ise babamın cinsel istismar mevzusu hakkındaki görüşleri. Bundan önce bireysel silahlanmayı ve idamı savunurken bugün çok daha farklı bir açıdan bakıyor. İdamın ve silahlanmanın işe yaramayacağını söylüyor. Peki ne işe yarayacak diye sorduğumda ise “Bundan önce de idam vardı bir tane tecavüzcü asılmadı. Devlet eğer gerçekten önüne geçmek isteseydi indirimler yerine gerekli cezaları verirdi. Ancak vermiyor bunun üstünden insanları silahlandırıyor. Aslında bizi birbirimize kırdırmaya çalışıyorlar” dedi.

İnşaatta farklı milletlerden bir sürü arkadaşının olduğunu söyleyen babam “ İstiyorlar ki ben yanımdaki Kürt arkadaşımı öldüreyim. Ama bunu ben yapayım devlet yapmış olmasın. Tüm bunları ben de arkadaşlarım da artık görüyoruz” dedi. Bu politikaların artık tutmadığını ve dört kız çocuğu için iyi bir gelecek istediğini, bunun ise bu iktidarla sağlanamayacağını belirtti.


HAYIR, BİR KİŞİ DAHA EKSİLMEYECEĞİZ

Çukurova Üniversitesi
Eğitim Fakültesinden bir grup öğrenci
Adana

Artvin merkeze bağlı Yanıklı köyünde ataması yapılmayan 25 yaşındaki Süleyman Avcı, orman işçiliğinde çalışırken tomruk çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

Sözün bittiği yerdeyiz...

Geçtiğimiz günlerde de ataması yapılmayan Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Mezunu Merve Çavdar, çözümü yaşamını sonlandırmakta buldu.

Buna benzer hikayeleri binlerce kişi yaşadı. Fakat bizler Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencileri olarak artık bu tür korkunç olayların yaşanmasını istemiyoruz. Öğretmenlere hak ettikleri değeri vermeyen bir sistem de istemiyoruz. Hayır, bir kişi daha eksilmeyeceğiz. Saray’ın unuttuğu kişiler olmayacağız. Sadece hakkımızı istiyoruz, istemeye de devam edeceğiz.

İşsizliğin daha düşük gösterilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan sayıdan daha fazla kontenjan açarak bizleri oyalayan sistem, el birliği ile sonumuzu hazırlamaktan öteye gitmeyecektir. Kirli politikalarını bizlere bedel ödeterek sürdüren bu sistem daha fazla devam etmemeli, etmeyecektir de. Bununla birlikte biz öğretmen adayları bu sorulara yanıt istiyoruz:
- Madem atamalar yapılmayacak, o halde neden durmadan bölüm açılıyor?
- Madem ataması yapılmayan öğretmenlerin sayısı fazla, o halde neden bu sorun çözülmüyor?
Zaten o gün sınav olduğunu unutacak kadar erken seçim için etekleri tutuşan iktidar; eğitimden önce kendi geleceğine önem verdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Bu çarka çomak sokmanın zamanı çoktan geldi. İşte bir şeyler yapabilecek olan bu gençlik bu nedenlerle de 1 Mayıs’ta alanlarda olacaktır. Emeğimizle, kimliğimizle, unutulan üniversiteli gençlik olarak artık yeter demek için 1 Mayıs’ta alanları doldurmaya gideceğiz.
Çünkü mücadele etmek, tüm bu kötülükleri ortadan kaldıracaktır.

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Nisan 2018 23:22
www.evrensel.net