Sanayinin Sorunları Raporu: Zorlama büyümeyle sanayide dikişler atıyor
Fotoğraf: Pixabay

Sanayinin Sorunları Raporu: Zorlama büyümeyle sanayide dikişler atıyor

MMO, her ay iktisatçı-yazar Mustafa Sönmez’in katkısıyla hazırladığı sanayinin sorunları bülteninin 38’incisini 'Büyümenin Arka Yüzü' konusuna ayırdı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Merkez Bankası, Hazine ve çeşitli bakanlık verileri kullanılarak yapılan analizde, 2017 büyümesinin “zorlama” olduğu ve başta sanayi olmak üzere ekonomide “dikişleri attırdığı”na dikkat çekildi. 

Analizde, büyümenin arka yüzünde yatan enflasyon, işsizlik, cari açık ve bütçe açığı konularına dikkat çekildi ve milli gelirin adaletsiz bir biçimde paylaşıldığı gösterildi. 

ZORLAMAYA RAĞMEN... 

Erken seçimin olacağı 2018’de de zorlama büyümeye devam edilmek istenmesinin “Dikişleri daha çok attıracağı”na işaret edilen analizde şu noktalar öne çıkarıldı: 

- 2017 yılında yüzde 7.4’e ulaşan büyümenin kalitesi ve makroekonomik dengeleri sarsıcı yan etkileri, ekonomiye, özellikle de sanayiye adeta “dikiş attırıyor”. Çift haneli ve katılaşan enflasyon, çift haneli işsizlik, büyüyen cari açık, büyüyen kamu açığı, hızla tırmanan döviz fiyatı, içeride ve dışarıda artan politik riskler, zorlama büyümenin ardından firmalarda uyum sorunu yarattı. Uyumda zorlananlar giderek daha da zorlanıyor, büyük gruplardan sürekli “yeniden yapılandırma” adı altında can simidi talepleri geliyor. 

GELİR UÇURUMU DERİNLEŞTİ

- Büyüyen GSYH’nin paylaşımı adaletsiz oldu. Bölüşüm emek aleyhine, sermaye lehine gelişti. TÜİK’in “Gelire Göre GSYH” verileri gösteriyor ki, 2016’da milli gelirden işgücüne ödenen toplam pay artmış ve yüzde 36.5 olmuştu. Ne var ki, yüksek büyüme yılı 2017’de işgücüne ödenenler 2 puan azaldı ve payları yüzde 34.5’e geriledi. Ücretli ve yevmiyeli çalışan sayısı 2016’dan 2017’ye yüzde 3.2 oranında arttı ve 19 milyona yaklaştı. 2016’dan 2017’ye ücretli başına yıllık ücret ödemesinin yüzde 8.7 artarak cari fiyatlarla 50 bin TL olduğu görülüyor. 2017 tüketici enflasyonunun yüzde 12’ye yaklaştığı anımsandığında, ücretlilerin reel gelirlerinde net azalma olduğu anlaşılacaktır. 

- Ücretteki bu yıpranmaya karşılık işgücü dışında kalan net artıkta kişi başına gelir 2016’dan 2017’ye yüzde 21 artarak 148 bin TL’ye çıktı. Bu kesimin geliri enflasyondan arındırıldığında reel gelirlerinin yüzde 10 arttığı söylenebilir. Dolayısıyla ücretli ile ücretli olmayan arasındaki yıllık gelir farkı da yeniden yüzde 200’e yaklaşmış bulunuyor.

ATAN DİKİŞLER ÇOĞALAN HOŞNUTSUZLUK

Sanayinin sorunları raporunda, 2018 milli gelir artışı için yeniden bir ‘zorlama büyüme’ gayretinin olduğu vurgulandı. 

Bu gayretin, erkene alınan seçimlerle ilgisi olduğunun da söylenebileceğinin belirtildiği raporda, “Arka yüzünde ne tür maliyetlere yol açacaksa açsın, büyüme temposu düşürülmek istenmemektedir. Yeni bir zorlama büyüme ile ne enflasyon hedeflerini tutturmak, ne de cari açığı dizginlemek mümkün olacaktır. AKP rejimi, her tür riski göze alıp sonbahara kadar iç talebi canlı tutmak amacında. Ama daha şimdiden atan dikişler, seçmen kitlesinde önemli bir hoşnutsuzluğu yaratmışa benziyor” tespiti yapıldı. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Nisan 2018 18:47
www.evrensel.net