Aliağa’da iş cinayetlerine, kötü koşullara karşı 1 Mayıs
Fotoğraf: Pixabay

Aliağa’da iş cinayetlerine, kötü koşullara karşı 1 Mayıs

4 limanda örgütlenme faaliyeti yürüten Liman-İş Sendikası bu 1 Mayısı Aliağa’da kutlayarak bu çalışmayı sürdürmeyi hedefliyor.

Turan KARA
İzmir

Türkiye’nin en önemli petrokimya, demir-çelik, enerji ve sanayi bölgesi olarak bilinen Aliağa, son yıllarda ‘liman merkezi’ olma hedefine doğru ilerliyor. Aliağa Nemrut Körfezi’nde bulunan TÜPRAŞ, PETKİM, EGE ÇELİK, İDÇ, POAŞ, EGE GÜBRE, HABAŞ, NEMPORT, BATIÇİM, EGE GAZ, TOTAL, ALPET ve MİLANGAZ liman işletmelerinde 2016 yılında toplam 4 bin 959 gemi hareketi oldu. Aliağa limanları, İzmit’ten sonra Türkiye’nin ikinci yoğun limanı oldu. İş kolunun büyüdüğü bu alanda işçilerin yaşam ve çalışma koşulları ise diğer limanlara göre çok geride. İşçiler bu sorunu örgütlenme çabası ile çözmeye çalışıyor. Bir senedir Liman-İş Sendikasında örgütlenen işçilerin sayısı da hızla artıyor. 4 limanda örgütlenme faaliyeti yürüten Liman-İş Sendikası bu 1 Mayısı Aliağa’da kutlayarak bu çalışmayı sürdürmeyi hedefliyor.

İŞÇİLER KENDİ TALEPLERİYLE KATILACAK

Liman-İş İzmir Şube Başkanı Serdar Akdoğan, yaklaşık bir senedir örgütlenme çalışması yaptıkları Aliağa’da örgütlenme faaliyetinin parçası olarak böyle bir karar aldıklarını söyledi. Aliağa’daki üyelerinin pek çoğunun ilk defa 1 Mayıs’a katılacağı bilgisini veren Serdar Akdoğan, Liman-İş olarak Türkiye’nin dört bir yanında “İş, ekmek, özgürlük” şiarıyla sömürüye, haksızlığa, yolsuzluğa ve yoksulluğa karşı, “Birlikte, daha güçlü” sloganıyla alanlarda olacaklarını söyledi. Aliağa’da ise buradaki işçilerin “Adil ücret”, “Güvenli çalışma”, “İSG kurallarıyla insanca çalışma” talepleriyle alana çıkacaklarını ifade etti.

Serdar Akdoğan, “Bizler sadece kendi iş kolumuz veya konfederasyonumuzda değil, ayrım yapmadan emek mücadelesine katkı yapmaktan yanayız. Aliağa bir işçi kenti ve gittikçe büyüyor, işçilerin sorunları da büyüyor, burası bir işçi havzası ve burada güçlü bir 1 Mayıs yapmak örgütsüz işçiler içerisinde de moral olacak, örgütlenme ve mücadele çabası artacaktır” dedi.

AĞIR SANAYİ BÖLGESİ AMA ASGARİ ÜCRET KONUŞULUYOR

Son dönemlerde Aliağa’nın çalışma koşulları ve iş kazaları ile sıkça gündeme geldiğini söyleyen Serdar Akdoğan, “Büyüme hızı artan bir bölge ve çalışma koşulları kötü, ücretler düşük, İSG kuralları uygulanmıyor, tedbirler yeterince alınmıyor ve en önemlisi denetimsizlik fazla. Sendika karşıtı işletmeler denetimi maliyet olarak görüyorlar. Burası bir ağır sanayi bölgesi ve işçilerin hemen hepsi vasıflı ve teknik işçi olmasına rağmen asgari ücretle emek değeri biçiliyor, çok düşük ücretler alıyor ve ağır sanayi kuralları dikkate alınmıyor” diye konuştu.

Akdoğan, kendi iş kolları olan limancılığın Aliağa’da hızla geliştiğini ancak ülkedeki diğer limanlarda olan ücret ve çalışma standartlarına henüz ulaşmadığını, örgütlenme çalışmaları ile buna karşı mücadele ettiklerini de söylüyor.

İŞÇİLERİN MÜCADELE EĞİLİMİ ARTIYOR

Aliağa’da sendika karşıtlığıyla çokça karşılaştıklarını ifade eden Akdoğan, “Sendikayı öcü gibi gösteriyorlar. Buna rağmen işçilerin sendikal mücadeleye eğilimi artıyor. Liman iş kolunda pek çok genç işçi Liman-İş’in örgütlenme çağrısını karşılıksız bırakmıyor” diye konuştu.
Nemrut, Socar, İDÇ, HABAŞ, APM gibi pek çok liman işletmesinde işçilerin diğer limanlarda olan çalışma standartları ve ücret koşullarına ulaşmak istediklerini dile getiren Akdoğan, “Aliağa’da APM Terminali’ne sendikayı sokarak arkadaşlarla beraber burada iyi ve güçlü bir başlangıç yaptık. Çalışma koşullarını düzenleyip ücret baremini yukarıya çektik, ilk yıl için iyileştirmelerle beraber yüzde 52’yi bulan ücret artışı sağladık. Şimdi diğer liman işletmelerinde sendikalaşma mücadelesi veriyoruz, bu aynı zamanda koşulları düzeltilmesi mücadelesidir” dedi.
Serdar Akdoğan işçilerin örgütlenmeye güçlü yanıt vermesinin sebeplerini şu şekilde açıklıyor: “İzmir ülkemizde en demokratik ve sosyal yer olarak geçer. Böyle bir yerde köle gibi bütün zaman işyerinde geçiyor, mesailer denkleştirme ile elinden alınıyor, işletmeler az işçiyle çalışıyor, iş yükü fazla oluyor. İşçiler bu koşulları kabul etmiyor, değişmesini istiyor” diyor.

‘İNSANCA ÇALIŞMA KOŞULLARI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ’

Nemrut Liman işletmesi Aliağa için de diğer liman işletmeleri için de işçiler adına kötü bir örnek. Serdar Akdoğan, “12 saat çalışma, denkleştirme, esnek çalışma yollarıyla mesai ücretleri ve diğer hakların gasbı söz konusuydu. Taşeron çalışma vardı, üyelik yapmamızla beraber taşeron kalktı, kısmi iyileştirmeler oldu ancak işveren sendika düşmanlığı yaparak işten atmayla beraber sendika yetkisine itiraz etti. Hukukun arkasından dolaşarak adeta ayak oyunları ile süreci uzatmaya ve işçilere baskı yaparak istifaya zorluyor. Bunlar insanlığa da anayasaya da iş barışına da aykırı şeyler. Ama işçi arkadaşlarımız direniyor, biz de mücadelemizi sürdürüyoruz. Bir arkadaşımızı insan kaynakları odasına kilitlediler, işten çıkış belgesi imzalayana kadar bırakmayacaklarını söylediler, kardeşimiz saatlerce kaldı orda ancak imzalamadı” diyor.
Nemrut Limanı’ndan bir işçi ise çalıştığı yeri şöyle anlatıyor: “İnsanın değeri yok, taşeron sistemi dayatılıyor, kölece çalışma var. Bir arkadaşımızın gece vardiyasında ayağı kırılmıştı, işyerinde araç yok diyerek evine ulaştırmadılar. Bir konteynerde sabahlayan arkadaşımız sabah servisini bekledi, servisle evine gitmek zorunda kaldı. Sendika üyesi olan arkadaşlar işten atılarak tehditlere ve baskılara maruz kaldı. Hiçbir çalışma prensibine uymak istemiyorlar, liman iş kolunun da kendine göre belli kuralları ve düzeyi vardır. Nemport buna uymak istemiyor, kara düzen çalışma istiyor. Aliağa liman iş kolunda en düşük ücretin olduğu yer. Dışardan gelen işi bilen ustalar bu ücrete burada durmuyor, istediği ücreti aldığında diğerleri ile arada uçurum oluyor.”

Nemport patronunun, müdürlerinin baskılarına rağmen sendikalaştıklarını dile getiren işçi, “Biz kazandık orada. Neden dersen o kadar baskıya rağmen geri dönen arkadaşımız yok ve kamyoncular ve diğer bölümlerdeki arkadaşlar da destekliyorlar. Herkes Nemport Liman işletmesinde insanca koşullar istiyor” diyor.

APM terminalinde çalışan bir işçi de “Şartlar eskiye oranla düzeldi, sendikalaşma farkını hissettik. Verdiğimiz mücadele sonucunda kendimize güvenimiz geldi. 1 Mayıs’ta hem APM’deki başarımızı kutlamak hem de sendikasız işyerlerindeki arkadaşlara da mesaj vermek istiyoruz. Birleşirsek güçlü oluruz, kölece çalışma koşullarını değiştirebiliriz demek istiyoruz” diyor.

İşçiler de 1 Mayıs’ta Aliağa’da güçlü bir katılım ile liman işçilerinin birliğini göstererek diğer limanlarda çalışan arkadaşlara moral ve güç vermeyi düşünüyor. İlk defa 1 Mayıs’a katılacağını söyleyen bir APM işçisi “Aliağa’da her sene olurdu ama hiç katılamadım. Bu sene sendikamla beraber katılacak olmak heyecan verici. Biz kendi limanımızı örgütledik, iyi de haklar aldık ama şimdi sadece bunu düşünmüyoruz diğer limanlarda sendikalaşırsa daha güçlü olacağız” diyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Nisan 2018 21:33
www.evrensel.net