Piknikte bir araya gelen SİBAŞ işçileri 1 Mayıs'ı konuştu
Fotoğraf: Evrensel

Piknikte bir araya gelen SİBAŞ işçileri 1 Mayıs'ı konuştu

Aydın'da piknikte bir araya gelen SİBAŞ işçileri; 'Hakkımızı toplu olarak istemek için örgütlenmeye başlayınca 1 Mayıs'ın anlamını öğrendik' dediler.

Adnan GÜRKAN
Aydın 

Aydın’da sendikalaştıkları için işten atılan ve mücadelelerini sürdüren SİBAŞ işçileri piknikte buluştu. Bir yandan sendikalaşma mücadelesi veren öte yandan 1 Mayıs’a hazırlanan işçiler, “1 Mayıs’ın anlamını bilmiyorduk, fazladan bir tatil günü diye görüyorduk. Kimse bize anlatmadı. Hakkımızı toplu olarak istemek için örgütlenmeye başlayınca anlamını öğrendik” diye konuştu. 

Anayasal haklarını kullanıp Tekgıda-İş’te örgütlendikleri için 42 arkadaşıyla birlikte işten atıldığını anlatan Meral Yıldız “Atılan arkadaşlarla çalışan arkadaşlar farklı köylerde oturduğu için birbirimizi görmemiz mümkün olmuyor. İnsan arkadaşlarını özlüyor, görmek, sohbet etmek istiyor. Bugün burada hem dinleniyor, hem eğleniyor, hem hasret gideriyor, hem de durumumuzu değerlendiriyoruz” diye konuştu. 

1 GÜN YÜZÜNDEN İŞSİZLİK MAAŞIM BAĞLANMADI

Halime Ulutaş, mazeretli olarak işe gidemediği  günün sigortasını ödemediklerini bu nedenle de SGK’nin işsizlik maaşı bağlamadığını belirtti. İşin böyle uzayacağını tahmin etmediklerini belirten Ulutaş, “Beklemek insanı çok yoruyor, çok üzüyor. Ama yılmayacağız, biz kazanacağız” dedi. 9 yıllık işçi Huriye Akçanerik de şunları söyledi: “İyi ki sendikaya üye olmuşuz. Yoksa böyle kalabalık, böyle coşkulu ve mutlu bir gün geçirebilir miydik? Bu dostluğu, bu dayanışmayı sendikalaşma öğretti bize.”  SGK’nin işsizlik maaşı ödenmemesine tepki gösteren Muhammet Yıldız da, “İşsizlik fonundaki işçinin parasını patronlara teşvik diye veriyorlar da, yıllarca çalışıp işsizlik pirimi ödeyen işçiye gelince, patronun 1 gün sigortanı eksik göstermiş, sana veremeyiz diyorlar” diye konuştu. 

İŞ GARANTİSİ BİRLİKTEN GEÇER

Fabrikada baskıların arttığını söyleyen Yıldız şöyle devam etti: “Çalışan arkadaşlara 43 kişinin işini de yapmaya zorluyorlar. ‘İlla bu iş bitecek öyle paydos edeceksiniz. Mazeret falan dinlemem mesaiye kalmazsan tutanak tutarım’ diye işten atmakla tehdit ediyorlar. Müdür ve şefler ‘30-40 işçi daha işten atılacak’ diye konuşarak, insanları işten atılma korkusuyla sendikadan istifa etmeye, köleliğe razı etmeye çalışıyorlar. Atar mı? Atar. Onu durduracak tek güç işçinin birliğidir. İşten atmaları önlemek için birliğimizi büyütmemiz ve güçlendirmemiz lazım.”
Sendika üyesi olmayan işçilere seslenen Yıldız şu çağrıda bulundu: “Korkunun ecele faydası yok. Sendikaya üye olmayanın iş garantisi yok. İş garantisi işçilerin birliğinden geçer. Gelin bize katılın, sendikaya üye olun. Sonuna kadar savaşacağız, sendikalı işçiler olarak fabrikaya geri döneceğiz ve toplu sözleşme masasına oturacağız.”

‘İLK DEFA KATILACAĞIZ’

1 Mayıs günü fabrikanın kapalı olması nedeniyle öncesinde fabrika önünde kutlama yapacaklarını belirten işçiler, 1 Mayıs günü talepleriyle Söke’deki kutlamalara katılacak. 1 Mayıs’ın anlamını bilmediklerini söyleyen Meral Yıldız, “fazladan bir tatil günü diye görüyorduk. Kimse bize anlatmadı. Hakkımızı toplu olarak istemek için örgütlenmeye başlayınca anlamını öğrendik” diye konuştu. Başta işten atılan işçilerin geri alınması olmak üzere, sendikanın kabul edilerek toplu sözleşme masasına oturulması ve işten atmaların yasaklanması talepleriyle 1 Mayıs’a katılacaklarını ifade eden Yıldız şöyle konuştu: “SİBAŞ işçileri olarak ilk defa katılıyoruz. Söke meydanında en gür sesimizle, 1 Mayıs, hakkımızı söke söke alırız! Diyeceğiz.” Sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan ve 1 Mayıs’a ilk defa katılacak olan İsmail Güvenez, fabrikada hiçbir işçinin kendini güvende hissetmediğini belirterek örgütlülüklerini güçlendirmek, birliklerini büyütmek için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi. 

Eşinin fabrikada çalıştığını belirten bir kadın, “5 aydır evliyiz. Eşim maaşını aldığında ‘şu parayı al, yanında bulunsun’ diyemiyor. Nasıl desin? Kiradayız, o maaşla ev geçinmiyor. İşçileri azarlamayı biliyorlar. Azarlıyorsun da hakkını niye vermiyorsun. İşçinin sendikalaşmasını destekliyorum. Burada yeni arkadaşlarla tanıştım, çok güzel bir gün geçiriyoruz” diye konuştu. Birinin gelini, diğerinin çocuğu işten çıkarılan ve elti olan Fatma Akçanerik ve Cennet Akçanerik de çocuklarının işten çıkarılmasına anlam veremediklerini şu sözlerle anlattı: “Çok çalışıyorlardı. Çocuklarına bakmaya bile zamanları olmuyordu, biz bakıyorduk onlara. Fabrikayı kazandırırken hak istemek, sendika istemek niye kötü oluyormuş? Her zaman çocuklarımızla gurur duyduk. Ne yaptılarsa doğru yaptılar. Bugün onların sayesinde güzel bir gün geçiriyoruz. Sonuna kadar onlarla birlikteyiz.”

DENEYİMLERİMİ PAYLAŞIYORUM ONLARLA

Pikniğe katılanlardan biri de Emekli Lee fabrikası işçisi Süleyman Sevindikli. “İşçi sınıfı olarak birbirimize sahip çıkmamız lazım diye düşündüğüm için buradayım” diyen Sevindikli de şöyle konuştu: “Biz de yıllar önce Lee’de sendikal örgütlülük için çok uğraştık. Yaşadıklarımızdan öğrendiklerimi işçi arkadaşlarımla paylaşmaya çalışıyorum. Zamanında biz başardık. Onların da başarması için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.” Akçakonak’ta oturan Şakir Akkaya ise işten atılan komşuları ile dayanışmak için pikniğe gelmiş. İlk defa bu kadar kalabalık bir pikniğe katıldığını belirten Akçakonak muhtarlığı azası Aydın Akçaerik de, bazı köylülerin ‘fabrika ekmeğinizdi, niye sendika işlerine girdiniz’ diyerek işçileri suçladığını söyledi. “İşçilerin birlik olmasının neresi kötü” diyen Akçaerik şöyle konuştu: “Ona buna boyun bükerek bir ömür yaşanmaz. Bu işçiler sendikayla hak isterken, senden benden istemiyorlar. Kazanılan paradan biraz pay istiyorlar. Ürettikleri üründen haklarını istiyorlar. Gelin hep birlikte komşularımızla, çocuklarımızla, kardeşlerimizle birlik olalım, onlara destek olalım. Kimse boynu eğik durmasın, onurlu dik dursun, hakkını alsın.”

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Nisan 2018 20:50
www.evrensel.net