4 barış akademisyeninin davası 9 Ekim’e ertelendi
Fotoğraf: Cansu Pişkin/EVRENSEL

4 barış akademisyeninin davası 9 Ekim’e ertelendi

Akademisyenler Esra Mungan, Meral Camcı, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy’un davası, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması üzere 9 Ekim’e ertelendi.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

“Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attıkları için “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılanan akademisyenler Esra Mungan, Meral Camcı, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy’un yargılamalarının TCK 301’den devam etmesi için Adalet Bakanlığı’ndan gelen izin yazısı dosyaya girdi. Mahkeme, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyayı savcıya tevdi ederek duruşmayı 9 Ekim’e erteledi.

Çağlayan'daki İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın yedinci duruşmasında, yargılanan akademisyenlerden Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan ve avukatları hazır bulundu. Duruşmayı aralarında yabancı heyetlerin de bulunduğu çok sayıda kişi izledi. Mahkeme, geçtiğimiz celselerde yargılamanın TCK 301’den devam etmesi için izin alınmak üzere dosyayı Adalet Bakanlığı’na göndermişti. Adalet Bakanlığı'ndan gelen izin yazısı dosyaya eklendi. Öte yandan mahkeme heyetinin üçüncü kez değiştiği görüldü.

‘İZİN YAZISI İÇİN İDARİ YARGIYA DAVA AÇACAĞIZ’

Akademisyenlerin avukatı Meriç Eyüboğlu, Adalet Bakanlığı’ndan gelen cevabi yazıda, yargılamanın 301’den yapılabileceğine izin verilmesine rağmen gerekçesinin açıklanmadığına dikkat çekti. Eyüboğlu soruşturma açılmasına izin verilen yazıya itirazları olduğunu ifade ederek idari yargıya dava açacaklarını söyledi. Eyüboğlu, “Adalet Bakanlığı’nın yargı mercileri üzerindeki vesayet vasfını tartışacağız açacağımız davada. Soruşturmanın izne tabi olması yargılamayı yürüten mahkeme üzerinde de baskı anlamına geliyor” dedi.

TMK 7/2 ve TCK 301’den yargılamanın devam etmesinin mümkün olmadığını anlatan Eyüboğlu, “Çünkü ortada suç olmadığını ve yargılama sonlandırılarak beraat kararı verilmesini talep ediyoruz. TCK 301’de koruduğu değerlerin muallaklığı nedeniyle AİHM tarafından yokluk hükmünde değerlendirilen bir maddedir. Bu maddeye göre kişilerin özgürlüklerinden mahrum bırakılması ve cezalandırılması mümkün değildir.
TMK 7/2’ye göre 11 Ocak 2016 tarihli metin 2013 yasa değişikliğinin getirdiği şiddet unsurunu taşımamaktadır. Teknik hukuk yönünden bakarsak suçun unsurları oluşmamıştır. İçerik yönünden de hükümet politikalarını eleştiren ve barışın gelmesi için çözüm öneren yani talepleri de içeren metin söz konusudur. İfade özgürlüğü kullanımından ibaret barış talep eden metnin örgü propagandası olarak nitelenmesi de hukuken mümkün değil” diyerek beraat talebimde bulundu.

Mahkeme mütalaa için dosyanın savcıya verilmesine karar vererek dosyayı 9 Ekim saat 10.00’a erteledi.

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Nisan 2018 13:47
www.evrensel.net