Kemeraltı esnafı: Battıkça batıyoruz, gerisi hikaye

Kemeraltı esnafı: Battıkça batıyoruz, gerisi hikaye

Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nın esnafı iş yapamamaktan dertli. Kalabalığın aldatıcı olduğunu ifade eden esnaf hükümet politikalarının değişmesini istiyor

Ahmet KANBAL
Hacı SÖYLEMEZ

İzmir’in en kalabalık çarşılarından biri olan tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda kalabalığa rağmen esnaf iş yapamamaktan yakınıyor. Kalabalığın aldatıcı olduğunu ifade eden esnaf, piyasaların düzelmesi için hükümet politikalarının değişmesi gerektiğini söyledi.

İzmir’in Konak ilçesinde bulunan tarihi Kemeraltı Çarşısı, turizmden kültür sanata, dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezleri arasında olmasının yanı sıra kentin ekonomisinin nabzının attığı ender yerlerden biri. Tarihi 500 yıl öncesine kadar uzanan Kemeraltı’da tarihi çeşmeler, hanlar, hamamlar, camiler, şadırvanlar ve mescitlerin yanında kuyumcudan döviz bürosuna, giyim mağazalarından hediyelik eşya dükkanlarına kadar binlerce iş yeri bulmak mümkün.

Her daim neredeyse adım atmakta zorlanılan çarşıdaki esnaf, işlerinin çarşıda görünen kalabalık kadar yoğun olmadığını söylüyor.

‘ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ, İNSANLAR KEYİFSİZ’

Kemeraltı’da 20 yıla yakındır kuyumculuk yapan Mithat Akçalı, Türkiye’de ekonominin son dönemde ağırlaştığını ifade etti. Akçalı, Türkiye’de alım gücünün düştüğünü, insanların keyifsiz olduğunu belirtirken, ekonominin geleceğini de pek iyi görmediğini söyledi. Ekonomide bir düzelmeyi umut ettiklerini dile getiren Akçalı, “Biz kızsak da kızmasak da değişen bir şey olmuyor. Bu kuyumcuları çok etkiliyor. İnsanlar bir çıkış trendine girdiğinde düşmesini bekliyorlar. Düşmeye başladığında biraz daha düşmesini bekliyorlar. Her durumda biz kuyumcular olarak bekliyoruz. Döviz kurları ile altın fiyatını da etkiliyor. Bu da satışlarımızı çok etkiliyor. Satışlarımız çok düştü yani” diye konuştu.

‘DÜĞÜN MEVSİMİ KALMADI’

Eskiden havaların ısınmasıyla birlikte düğün mevsiminin açıldığını hatırlatan Akçalı, şöyle devam etti: “Düğün mevsimi kalmadı artık. Artık çeyrek bile alamıyor insanlar. Gram altına düştüler. Gram altın satıyoruz. Daha uygun şeyler vermeye çalışıyoruz.”

İşlerinin iyi olmadığını belirten Giyim Mağazası Sahibi Ali Soydemirci de, çarşının kalabalık ve hareketli olduğunu ancak ekonomik bir canlılık olmadığını söyledi. Soydemirci, döviz kurlarının kendilerini etkilerini “Ürün alıyoruz; dolar ve avro bazında alıyoruz. Bu sefer ne oluyor; aldığın ürün fiyatları yükseliyor. Müşteriye de satamıyorsun çünkü; insanların cebinde para yok” dedi. Türkiye’de zenginleşen kesimler dışında kimsenin alım gücünün kalmadığını belirten Soydemirci, krizden çıkışın yolunu “Yönetim değişmeli” diyerek anlattı.

‘BOŞ BİR KALABALIK’

İsmini vermek istemeyen kadın bir esnaf, işlerin kötü olduğunu “Oturuyoruz işte” sözleri ile anlatırken, çarşıdaki kalabalık için ise “Boş bir kalabalık” diyerek, iş yapamadıklarını ifade etti.

Çarşı esnaflarından Sami Cirit de, ekonominin devlet politikalarına göre şekillendiğini ifade etti. “İstanbul’da bomba patlasa İzmir’de çarşı boşalır” diyen Cirit, ekonominin düzelmesinin barışçıl politikalarla mümkün olacağına işaret etti.
 
“Çarşı kalabalık ama iş yok” diyen Yakup Çetin de, “Dünyanın vergisini ödüyorum artık yeter. Battıkça batıyoruz. Gerisi hikaye. Dün İstanbul’daydık. Sabah sorduk 14 lira, öğlen sorduk 15 lira. Sadece 15 dakikada zam geldi. Mal alamadık. Dolara zam geldi diyor alamıyoruz. Nasıl satacağız?” diye sordu.

Hediyelik Eşya Satıcısı Burak Ürkmez ise, işlerin kötü olduğunu dile getirirken, döviz kurlarındaki hareketliliğin kendilerine yansımasını şu sözlerle aktardı: “Genellikle yurt dışından geliyor tüm ürünler. Ondan dolayı etkileniyoruz açıkçası. Fiyatlarımız ister istemez yüksek. Ama biz bunu bu fiyata satmak zorundayız. Müşteri haklı olarak pahalı buluyor ürünlerimizi. Kemeraltı’da hareketlilik hep var. Sadece kuru bir kalabalık var. Onun haricinde bir etkisini göremiyoruz biz. Maddi anlamda çok bir etkisi yok. Neden böyle. Yorumu size bırakıyorum.” (İzmir/MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Nisan 2018 14:08
www.evrensel.net