Gerilla ile askeri kucaklayamayan barışı getiremez

Gerilla ile askeri kucaklayamayan barışı getiremez

Antep'te meydana gelen patlamada yaşamını yitirenlerin cenaze törenine parti olarak hedef gösterildikleri için katılamadıklarını ifade eden BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş "O cenazede saf tutanların tamamı savaşı savunanlar, tezkereler çıkaranlar değil miydi" dedi. Antep'te meydana gelen patlamanın AKP'nin savaş politikal

Türkiye genelinde "KCK" adı altında sürdürülen operasyonlar kapsamında baskı altına alınan BDP Siyaset Akademisi tüm engellemelere rağmen eğitim faaliyetini sürdürüyor. BDP Diyarbakır İl Örgütü bu çerçevede akademide sonbahar devresini başlattı. Devrenin ilk dersine BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır milletvekilleri Emine Ayna ve Nursel Aydoğan ile BDP Diyarbakır İl Başkanı Zübeyde Zümrüt, BDP il ve ilçe yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş da katıldı.

Açılış öncesi akademi önünde basın açıklaması yapan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hükümetin hedef gösterme tutumlarına rağmen BDP'nin Siyaset Akademileri'nin kapılarını kapatmadığına dikkat çekti.

'EMNİYET GELİP İZLEYEBİLİR'

Tüm parti kadrolarının kadınların, çocukların demokratik siyaseti; açtıkları akademilerde tartışıp bilimsel yöntemlerle öğrenmesini önemsediklerini söyleyen Demirtaş, söz konusu akademilerin BDP'nin ekolü olarak sürdürülmesinin çok önemli olduğunu vurguladı. "Demokratik siyasetin önünü açmamız gerekiyor" diyenlerin BDP yöneticilerini tutuklayarak çalışmaz hale getirdiğini ve demokratik siyaset kanallarını kapatmaya çalıştığını belirten Demirtaş, "Bu akademileri hukuksuz bir şekilde mimleyen emniyet müdürlerine sesleniyorum: Girip derslerimizi izleyebilirler. Canlı yayın yapabilirler. Böyle gizli saklı işler yapmıyoruz. Akademilerimizi suç olarak göstererek, halkımızı bu akademilerden uzaklaştırmaya çalışıyor. Yüzlerce aydın, yazar, eğitimci bu akademilerde ders vermiştir, yüzlerce kişi ders almıştır. Halkımıza, gençlerimize, kadınlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Bu akademiler sizlerindir; sahip çıkın" çağrısında bulundu.

'HEDEF GÖSTERTME VE KIŞKIRTMALAR NEDENİYLE CENAZEYE KATILAMADIK'

Basın mensuplarının güncel konulara ilişkin sorularını yanıtlayan Demirtaş, Antep'te meydana gelen patlama ile ilgili tavırlarının ortada olduğunu söyledi. Patlamada hayatını kaybedenler için kentte düzenlenen cenaze namazı ve kurulan taziyede bulunabilecek ve yüzü olacak tek partinin BDP olduğunu vurgulayan Demirtaş, "Orada, o cenazede saf tutanlardan hangisi barışçıl çözümü BDP kadar savunabildi? O cenazede saf tutanların tamamı savaşı savunanlar, tezkereler çıkaranlar değil miydi? Ama hedef göstertmeler ve kışkırtmalar nedeniyle partimiz cenazelere ve taziyelere katılamamıştır. Orada katledilenler bizim halkımız, çocuklarımızdı. Savaş politikalarını savunanlar hedef şaşırtmak için ısrarla BDP'yi hedefe koydular. Biz bu savaşı durdurun dedik. Barış dedik, diyalog kanallarını açın dedik. Ama bunlar 'Siz kim oluyorsunuz da PKK ile Öcalan'la görüşün; diyalog kurun diyorsunuz' dediler. Biz 'tezkere çıkartmayın, siyasetle bu sorunu çözelim' dedik, bize 'Siz devlet ile örgütü aynı kefeye mi koyuyorsunuz' dediler. 'Siz örgütü savunuyorsunuz' dediler. Biz 'karşılıklı eller tetikten çekilsin' dedik, siz örgütü ve PKK'yi savunmaya çalışıyorsunuz' dediler" diye konuştu.

'KERKÜK'E VİZE ALAMAYANLAR KANDİL'E TÜRK BAYRAĞI DİKELİM DİYOR'

Barışa dair mücadelelerine karşın "Devlet sonuna kadar terörle mücadelesini yürütür. Son bir ferdi kalana kadar mücadele eder. Bulduğu yerde imha eder" cevabının verildiğini ifade eden Demirtaş, söylemlerine karşın sürekli savaş politikalarının savunulduğunu vurguladı. Antep'teki cenaze töreninde saf tutanların tamamının tezkere ortağı olduğunu ifade eden Demirtaş, "Daha dün Kerkük'e vize alamayanlar, Kandil'e Türk bayrağını dikelim demedi mi? Bu büyük bir haksızlıktır ve çarpıtmadır. Dün Antep'e gidenlerin birçoğu Roboski'de başsağlığı bile dilemediler. Roboski'de katledilenler bu halkın çocukları değil miydi? Cumhurbaşkanı bir gün sonra ancak üzüntü duyduğunu belirtmiştir. MHP lideri daha Roboski katliamı ile ilgili üzüntüsünü bile belirtmemiştir. Fakat BDP her ölümle ilgili muhakkak tavrını ortaya koymuştur" dedi.

'ANTEP, HÜKÜMETİN SAVAŞ POLİTİKALARININ SONUCUDUR'

Türkiye'de iki farklı anlayışın olduğunu. birinin Antep'te yan yana dizilmiş olan savaş yanlıları diğerinin ise her türlü bedele rağmen insanca, özgürce siyasi, demokratik barışı savunan BDP'liler olduğunu vurgulayan Demirtaş, BDP'ye yönelik faşist saldırılar ile ilgili uyarıda bulundu. Demirtaş, Antep'te meydana gelen patlamanın hükümetin savaş politikalarının bir sonucu olduğuna dikkat çekti.

'GERİLLA İLE ASKERİ KUCAKLAMAYI BAŞARAMAYAN BARIŞI GETİREMEZ'

Önceki hafta bazı incelemelerde bulunmak üzere Şemdinli'ye gidip HPG'nin yol kontrolüne takılan DTK ve BDP'li heyet ile ilgili günlerdir görsel ve yazılı medyaya yansıyanlar ile Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturmaya ilişkin soruyu yanıtlayan Demirtaş, "Öncelikle Şemdinli'de yaşanan durumla ilgili yapılan açıklamalar, değerlendirmeler vicdan konusundan çok uzaktadır. Orada insani bir refleks olarak insanlar birbirlerine sarılıyorlar. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı veya Van Cumhuriyet Savcılığı veya hükümet adına açıklama yapanlar, bugüne kadar o PKK'lilerin parçalanmış cesetleri üzerine ayaklarını koyanlar hakkında soruşturma açtılar mı? İnsanların canlı canlı kucaklaşması ile ilgili niye bu kadar tepki ortaya konuluyor. Ağırlarına mı gidiyor? Orada vekil arkadaşlarımız şiddeti övmediler. Arkadaşlarımız orada barıştan, siyasi çözümden bahsettiler. Bu kadar insani bir tutumdan dolayı bütün hükümetin, medyanın, yargının el birliği ile vekil arkadaşlarımızı linçe tabi tutması, yine kendi çirkin politikalarını kullandıkları çirkin bir argümandır. Gerillanın kulaklarını kesip koleksiyon yapanlar ile ilgili soruşturma açtınız mı? Bu ülkede gerilla ile askeri kucaklamayı başaramayan hiçbir siyasetçi barışı sağlayamaz" dedi.

'AKP'NİN BAZI SÖZCÜLERİ İNSAN OLDUKLARINI UNUTUYOR'

Ülkenin realitesini görmeyen, başını kuma gömenlerin ülkede barışı sağlayamayacağını ifade eden Demirtaş, "Hükümetin asıl öfkelendiği ve çıldırdığı şey Şemdinli'deki kucaklaşma değil; askeri çözüm politikasının fiyasko ile sonuçlandığının bütün dünya kamuoyuna yansıması idi. BDP insan olarak gördüğü herkesi kucaklar, diyalog geliştirmekten çekinmez. Arkadaşlarımız da orada tesadüfî bir karşılaşmadan dolayı insani olarak bir refleks göstermişlerdir. Türkiye'de bence herkes daha serinkanlı olmalı. Özellikle AKP'nin bazı sözcüleri, siyasetçi olduklarını değil insan olduklarını unutuyorlar. Birlikte yaşama olgusunu ortadan kaldıran BDP değil AKP'dir. Biz halkımıza hiçbir zaman kışkırtma, ayırımcılık, milliyetçilik propagandası yapmadık. Eğer onlar gibi yapsaydık bugün kan gövdeyi götürürdü. Biz bu kadar kışkırtıcı bir dil kullansaydık, bu ülkede maazallah etnik çatışma rahatlıkla çıkardı. Eğer etnik çatışma çıkmıyorsa bu BDP'nin sağduyulu davranmasından dolayıdır" diye konuştu.

'MEŞRU SAVUNMA HAKKIMIZ VAR'

Son olarak parti binalarına yönelik artan saldırılara değinen Demirtaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Parti binalarımızı yakanlar, hedef gösterenler, bilmeli ki o binalar olmazsa bu ülkede barışı savunacak hiç kimse bulamazsınız. O binalar barışı savunacak son kalelerdir. Eğer polis binalarımızı korumayacaksa, biz binalarımızı koruruz. Halkımızı koruruz. Eğer AK Parti kendi sözcülerinin emri ile hedef göstererek binalarımızı yakmaya devam edeceklerse meşru savunma hakkımız vardır. Bir partinin, o halkın meşru savunma hakkı vardır. O binalara saldırıp, yakmayı düşünenler veya saldıranlar sonuçlarına da katlanırlar. Buradan açıkça söylüyorum: BDP'liler de kurbanlık koyun-kuzu değil. Üç tane BDP'li bir araya gelince 30 tane polis toplanıp kamerayla çekim yapıyor; ama binalarımız yakılıyor polis sadece izliyor. Herkesin meşru savunma hakkı vardır. Açıkça uyarıyorum, meşru savunma TCK'de de bulunan yasal bir haktır. Partililerimiz kendini savunur, olacaklardan biz sorumlu değiliz. Herkes ayağını denk alsın. Parti binalarımıza saldırma, yakma, linç girişimleri, artık kemiğe dayanmıştır. Biz kardeşlik, barış diyeceğiz, ama bu savaş kışkırtıcıları kalkıp binalarımızı hedef gösterecek linç edecek, yakacak, buna da sessiz kalmayız."

Açıklamadan sonra akademi binasına geçen BDP'lilere ilk dersi Demirtaş verdi. (DİYARBAKIR)

www.evrensel.net