Ankara'da Şeker-İş'in çağrısıyla özelleştirme karşıtı eylem

Türk-İş Genel Başkanı Atalay, Etimesgut Şeker Fabrikası önünde yapılan özelleştirme karşıtı eylemde konuştu: Özelleştirmedeki yetkililer iyi para aldı

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Ankara'da şeker fabrikası önünde yaptığı konuşmada iktidara yüklendi. Fabrikalar kapanırsa iki ellerinin hem siyasi iktidar hem de Özelleştirme İdaresinin yakasında olacağını belirten Atalay, “Biz bu ülkede işçiyiz, bu ülkenin vergisini veren vatandaşız, tüketiciyiz. Bunları yapanlardan her fırsatta, sandık başta olmak üzere hesap sormak boynumuzun borcu” dedi. Atalay, Özelleştirme İdaresindeki yetkililere ilişkin de “Ne para aldılar bilmiyorum ama iyi para aldıklarını tahmin ediyorum” dedi.

Fotoğraf: DHA

Türk-İş Konfederasyonu'na bağlı Şeker-İş Sendikası, Ankara Etimesgut Şeker Fabrikası önünde eylem yaptı. “Şeker vatandır vatan satılmaz”, “Vatanı satanı, biz de satarız” sloganlarının atıldığı eylemde hükümete tepki vardı. Şeker Fabrikası önünde konuşan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, şekerde özelleştirmenin 3 kez denendiğini ve bunun 4'üncü olduğunu söyledi. Ankara'daki şeker fabrikasının 1968 senesinde kurulduğunu belirten Atalay, “Burayı kuranların çoğu hayatta yok, onlara dua ediyoruz. Bu fabrikaları kapatanlara söyleyeceğimizi net söyleyeceğiz” dedi. Bu fabrikalar özelleşirse ve kapanırsa Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) lobisine prim verilmiş olacağını ifade eden Atalay, “Meydanı onlara bırakmış olursunuz. Bundan kısa zaman evvel şeker kotasını yüzde 5'e düşürdüler. Şimdi Bosna'dan NBŞ bu ülkeye gelecek. Anlamakta güçlük çekiyoruz” dedi.

Şeker fabrikalarını alanların çoğunun bu işle alakası olmadığını söyleyen Atalay, “Bu fabrikaları aldılar para kazansınlar, arsaların üstüne çöksünler, 3 gün saonra kapatsınlar diye. Bu satış ile üretim bütünlüğü bozulacak. NBŞ üreticilerine rant yolu açılacak. Pancar şekeri Türkiye'nin bitkisi olmayacak. Bu ülkenin parası yurtdışına gidecek. NBŞ ile insanlar zehirlenmeye devam edecek. Madem NBŞ makbul, güzelse Amerikalı, Avrupalı neden bundan vazgeçiyor?” dedi.

'UYUMA NUMARASI YAPANLARI UYANDIRAMAZSINIZ'

Fotoğraf: DHA

Atalay konuşmasında siyasi iktidar ve Özelleştirme İdaresini uyardı. Atalay, “Biz bu ülkede işçiyiz, bu ülkenin vergisini veren vatandaşıyız, tüketiciyiz. Bunları yapanlardan her fırsatta, sandık başta olmak üzere hesap sormak boynumuzun borcu” dedi. Bu süreçte iktidar partisi milletvekillerinden de ilk defa yüksek ses çıktığına dikkat çeken Atalay, “Uyuyanı uyandırırsınız ama uyuma numarası yapanın kulağına zurna çalsanız uyandıramazsınız. Bizim görevimiz uyuma numarası yapanları uyandırmak. Onun için bu mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

'ÖZELLEŞTİRME İDARESİNİN BAŞINDAKİLER İYİ PARA ALDI'

Özelleştirme İdaresine de tepki gösteren Atalay, şöyle konuştu: Özelleştirme İdaresi, onun başındaki yetkililer ne para aldılar bilmiyorum ama iyi para aldıklarını tahmin ediyorum. 15 senedir bu fabrikaların hiçbirine çivi çaktırmadılar, iş buraya gelsin diye. Bu fabrikalar kapanırsa iki elimiz hem siyasi iktidarın hem de Özelleştirme İdaresinin yakasında. (Ankara/EVRENSEL)


Fotoğraf: EVRENSEL

ZMO ADANA ŞUBE BAŞKANI NBŞ’DE GÜMRÜK VERGİSİNİN KALDIRILMASINI DEĞERLENDİRDİ: FELAKETİN EŞİĞİNDEYİZ

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Semih Karademir, tüm itirazlara rağmen şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin devam ettiği süreçte, hükümettin Bosna Hersek’ten bu yıl ithal edilecek 20 bin ton nişasta bazlı şeker (NBŞ) için gümrük duvarlarının tamamen kaldırıldığını söyledi. NBŞ’nin zararlarına dikkat çeken Kardemir, hükümetin kararı için “Felaketin eşiğindeyiz” değerlendirmesini yaptı.

Yıl sonuna kadar nişasta bazlı şeker olarak bilinen, saf laktoz, maltoz, glikoz ve fruktoz ile şeker şurupları ve suni bal ithal edenlerin 20 bin tonluk alıma kadar gümrük vergisi ödemeyeceklerini belirten Karademir, “Ayrıca nişasta bazlı şeker ithalatının yanı sıra Türkiye’de yaygın olarak kullanılan ve sağlığa zararlı olduğu uyarıları yapılan suni balın ithalatının önünün açılmasına da dikkat çekti. Bu karar halkımız için felakete bir adım daha yaklaşmak anlamına gelmektedir. Mevcut şeker fabrikalarının satılmasına tepkiler devam ederken; doktorlar, gıda ve ziraat mühendisleri bu kararın halk sağlığına yapacağı olumsuz etkileri bu kadar çok vurgularken, bir de yurt dışından nişasta bazlı şeker ithalatını kolaylaştırmak ancak kötü niyet ile açıklanabilir” diye konuştu.

NBŞ LOBİSİNİN ETKİSİ

Gümrük vergisini sıfırlama hamlesinin NBŞ lobisinin siyasi iktidar üzerinde ne denli etkili olduğunu gözler önüne sendiğini ifade eden Karademir, halkın zararına, bir grup sermayedarın yararına olan bu kararı alanların tarih önünde suçlu olduklarını dile getirdi.

Böylesi bir kararın sadece halk sağlığı açısından değil aynı zamanda ekonomik olarak da mantıksız olduğuna vurgulayan Karademir şöyle konuştu: “Resmi Gazete’de 11 Nisan’da yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile bu yıl Bosna Hersek’ten 20 bin ton Nişasta Bazlı Şeker ithal edilecektir. İthalatına karar verilen 20 bin tonluk nişasta bazlı şekerin, çiftçimizin ürettiği pancardan elde edilen 28 ila 30 bin tonluk doğal şekere eşit olduğu bilinmektedir. Hükümetin satışa çıkardığı şeker fabrikalarından sadece Alpullu Şeker Fabrikasının yıllık 25 bin ton pancar şekeri üretim kotası bulunmaktadır. Erzincan Şeker Fabrikasının 26 bin 500 ton, Kastamonu Şeker Fabrikasının da 32 bin 700 ton üretim kotası bulunuyor. Yani yurt dışından ithal edilecek kanserojen şekeri, yurt içinde satışa sunulan bir fabrikamızda bile rahatlıkla ve sağlıklı olarak üretebiliyoruz.” (Adana/EVRENSEL)


Fotoğraf: EVRENSEL

PATRON ÇILDIRDI, ZARARINA SATIŞ!

CHP Didim İlçe Örgütü, Didim kent meydanında yaptığı açıklama ile şeker fabrikalarının özelleştirilmesini protesto etti. “Şeker vatandır, satılamaz” pankartının açıldığı eylemde, “Buğday ithal, mercimek ithal, saman ithal, et ithal, hayırsever ithal, ama iktidar ‘yerli ve milli’”, “Patron çıldırdı, zararına satış” “‘Yerli ve milli’ satışlar sürüyor!”, “Sat sat nereye kadar, yetti artık buraya kadar!” dövizleri taşındı. Eyleme Didim Demokrasi Platformu bileşenleri de katıldı. CHP Didim İlçe Başkanı Nurettin Koçak, “Ülkemize bu kadar fayda sağlayan bir üretime son vermenin neresi milli, neresi yerli sormak gerekmiyor mu?” dedi. (Aydın/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Nisan 2018 21:07
www.evrensel.net