Dokuz Eylül Hastanesi çalışanları: Taşerondan çekenlerin 1 Mayıs’ı

Dokuz Eylül Hastanesi çalışanları: Taşerondan çekenlerin 1 Mayıs’ı

Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi çalışanlarıyla taşeron düzenlemesini ve yaklaşan 1 Mayıs'ı konuştuk.

Koray YETİŞ
İzmir

‘Taşeronu bitiriyoruz, yeni bir dönem başlıyor, hiç bir işçi kardeşimiz mağdur olmayacak’ sözleriyle ve reklam çalışmalarıyla çıkartıldı kadro yasası. Gerçek, işçilerin hayatında kendine yer bulmaya başladıkça yasanın hiçbir şeye çözüm olmadığı gibi yeni sıkıntılarında yolunu açtığı oldu. Biz de Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi çalışanlarıyla hem yasanın etkilerini hem de yaklaşan 1 Mayıs’ı konuşmak için bölümlerinde bir araya geldik. Güvenlik soruşturmalarının işçilerin başında Demokles’in kılıcı gibi sallandığı bugünlerde, hem daha rahat konuşabilmeleri hem de iş güvenceleri açısından isimlerini yayımlamadık.

10 yıldır hastanede en zor bölümlerinden birinde çalışan bir işçi içinde bulunduğu durumu şöyle özetliyor: “2020 senesine kadar zaten düşük olan ücretimize gerçek bir zam almanın önünü kesen bir yasa, KHK ile çıkmış olması bizim için ayrı bir sıkıntı. Açılmış bütün davalarımızdan vazgeçmezsek kadroya da geçemeyeceğimiz söylendi. Bu nasıl kadro anlamadık, ama yıllarca zam yok, tayin hakkı yok, sadece iş güvencesi var.” Sonra gelen anons üstüne travma tehlikesi olan bir hastanın yanına koşarak gidiyor.

‘GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE ALANDA OLMAK İSTİYORUZ’

Aynı bölümde çalışan başka bir arkadaşla devam ediyoruz, 6 yıllık bir işçi. O da “Ben yeniyim, eski arkadaşların çektiği sıkıntıların pek çoğunu ben çekmedim. Kendi bölümümde sendikanın temsilciliğini yapıyorum, bu dönem bizim açımızdan çok zor geçiyor. Kadroya geçmek için toplusözleşmeden doğan farklarımızın ödenmediği gerekçesi ile açtığımız davalar vardı. Onlardan vazgeçmek zorunda kaldık. Ortalama bir işçinin zararı 10 bin lira oldu. Halbuki bu bizim hakkımızdı” diyor. 1 Mayıs çalışmalarını soruyoruz, “Bu sene farklı olacak biliyorum” diyor ve devam ediyor: “Mesela ben geçen senelerde nöbetim o tarihe denk geldiği için katılmadım. Bu sene de nöbetim geliyor fakat arkadaşımla değiştirip katılacağım. Olmazsa yıllık iznimi kullanacağım. Diğer arkadaşlarımızla da konuştuk onlar da aynı fikirde. Bu sene 1 Mayıs taşerondan çekmiş olanların 1 Mayıs’ı olacak. Biz alana gelmeden önce 8 Martlarda yaptığımız gibi ilk kutlamayı burada yapacağız. Bu sene hem hastanede hem de çevre AVM’lerde örgütlü olan Tez Koop-İş ve belediye işçilerini de davet edip daha güçlü ve kalabalık bir kutlama yapmak istiyoruz.”

‘BİZLER DAHA ÇOK KİŞİYİ BİR ARAYA GETİRMELİYİZ’

Bahçede sigara molasına çıkmış işçilerle konuşuyoruz. Hepsi de aralarında karar vermiş gibi sözü tek bir kişiye bırakıyor: “Ben 13 yıldır bu hastanede çalışıyorum eşim de burada çalışıyor, kadroya geçmek için açmış olduğumuz davadan vazgeçince en az 20 bin lirayı kuruma bıraktık. Böyle bir para bizim gibi insanlar için büyük bir para. Şimdi eşim bütün güvenlik soruşturmalarını geçti. Ama benim ismim gelmedi hâlâ. Bunun yarattığı stresi anlatamam.”

İşçi “Ben 13 yıldır bu kurumda çalıştım. Dürüst ve çalışkan bir insanım 13 yılda kovulmamışsam zaten benim iş güvencem var demektir. Taşeronu bitiriyoruz herkes kadroya geçiyor diyeceksin sonra da bu kadar güdük bir şeyle ortaya çıkacaksın olmaz. Her yerde geçişlerde bir sürü sorun çıkartıyorlar sosyal medyadan takip ediyoruz haberleri. Bu sene 1 Mayıs taşeronların günü gibi geçmeli bu işten sorun yaşayan herkes orada olmalı, sendika bu konuda elinden geleni yapıyor. Bizler de daha çok insanı bir araya getirmek için bir şeyler yapmalıyız” diye konuşuyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Nisan 2018 02:05
www.evrensel.net