Yankı fanusları hakkındaki yankı fanuslarından kaçınmak

Yankı fanusları hakkındaki yankı fanuslarından kaçınmak

Akademik kaynaklar, 'yankı fanusları ve filtre baloncukları demokrasiyi yok ediyor' iddialarının gereğinden fazla abartılıp saptırıldığını gösteriyor.

Andrew GUESS

Sosyal medya ve çevrimiçi haberlerin yükselişi ile birlikte ortaya çıkan “yankı fanusları” ve “filtre baloncukları”nın eleştirmenler tarafından kötülenmesi, size Amerikan halkının neredeyse sadece hoşlarına gidecek siyasi haberleri tükettiğini düşündürmüş olabilir.

Seçmenler gerçekten de giderek artan bir bilgi fazlalığı ile karşı karşıyalar ve bu durum ne tür haberler tüketecekleri konusunda seçim yapmalarını gerektiriyor. Bu yüzden, kutuplaşmanın yoğun olarak yaşandığı bu dönemde, insanların büyük bir çoğunluğunun hali hazırda sahip oldukları yanlılıkları onaylayan ve bu görüşleri güçlendiren medya ve bilgi akışlarını seçmesi veya bunlara yönlendirilmesi kulağa mantıklı gelebilir.

Akademik kaynaklar dikkatle incelendiğinde bize “yankı fanusları” hikayesinin, sadece toplumun çok küçük bir kısmının tecrübelerini yansıttığını gösteriyor. Yani, bu iddianın aslında bizzat kendisi ironik bir biçimde bir tür “yankı fanusları” etkisi ile gereğinden fazla abartılıp saptırıldı.
Özellikle popüler basın “yankı fanusları” ve benzerlerinin yaygınlığı ve etkileriyle ilgili kapsamlı iddialarda bulundular. Örneğin, Independent gazetesinde 2016 seçimlerinden sonra çıkan bir başyazı sosyal medyadaki yankı odalarının başkanlığı Donald Trump’a hediye ettiğini ilan ederken, Wired’da çıkan bir başka makale “filtre baloncuklarınız demokrasiyi yok ediyor” iddiasında bulundu.

YAPILAN YORUMLAR ABARTILI

Oysa bu iddialar aşırı derecede abartılı. Akademik kaynaklar dikkatle incelendiğinde bize “yankı fanusları” hikayesinin, toplumun sadece çok küçük bir kısmının tecrübelerini yansıttığını gösteriyor. Yani, bu iddianın aslında bizzat kendisi ironik bir biçimde bir tür “yankı fanusu” etkisi ile gereğinden fazla abartılıp saptırıldı.

Veriler ise bize durumun sanıldığından çok daha dengeli olduğunu gösteriyor. Kontrollü deneylerde insanlar gerçekten de kendilerine yakın olan görüşleri, kendilerine yakın olmayan görüşlere tercih ediyorlar (ki bu özellikle konu siyaset olunca yaygın görülen bir eğilim). Ayrıca bu tür çalışmalarda çoğunlukla insanlar filtrelenmiş bir medya diyeti uyguladıklarını belirtiyorlar.

Ancak doğrudan insanların davranışlarını takip eden çalışmalara baktığımızda başka bir tablo ile karşılaşıyoruz. Televizyonda ciddi derecede partizan olan veya ideolojik eğilimlerle yayın yapan medya kuruluşları Amerikan halkının büyük bir kısmına ulaşmıyor. Televizyonun en çok izlendiği saatlerde FOX News ve MSNBC kanallarının izleyici sayısı, Sean Hannity ve Rachel Medow gibi sunucuların herkesçe bilinen programları sırasında en fazla iki ila üç milyona varıyor. Buna kıyasla, NBC, ABC ve CBS gibi kuruluşların günlük haber bültenlerini yaklaşık 24 milyon Amerikalı takip ediyor ve 10 milyondan fazla kişi bu kanalların siyasal içerikli Pazar sabahı programlarını izliyor. Big Bang Theory ve Pazar gecesi futbolu gibi 20 milyona yakın izleyiciye ulaşan eğlence programlarına bakıldığındaysa, siyasal içerikli programların izleyici sayısı çok gerilerde kalıyor.

Çevrimiçi haber tüketicileri ile ilgili veriler de benzer bir tablo sunuyor. Örneğin, Trump’ın seçim kampanyasına olan katkısı ile bilinen haber ve yorum sitesi Breitbart, Amerika’da 2017’nin Nisan ayında en çok trafik alan internet siteleri arasında sadece 281. sıradaydı. Buna kıyasla Washington Post ve New York Times en çok trafik alan ilk 40 internet sitesi arasında yer aldılar. Ancak bu sitelerin üçü de eğlence ve alışveriş sitelerince gölgede bırakıldı.

SOSYAL PLATFORMLARDAN HABER TÜKETİMİ SINIRLI

Diğer çalışmalar sosyal medyanın yankı fanuslarının oluşmasını kolaylaştırdığını söyleyebilir ama bu konudaki deliller sınırlı. Öncelikle, toplumda bu platformlar üzerinden haber tüketenlerin oranı sıklıkla abartılıyor. Mesela nüfusun sadece küçük bir kısmı Twitter kullanıyor. Ayrıca, algoritmik kişiselleştirme ve bunun filtre balonları oluşumuna etkisini incelemek de hiç kolay değil çünkü arama motorları ve sosyal medya platformlarının verileri (algoritmalarının da olduğu gibi) tescilli. Bu konudaki en dikkate değer çalışmada ise Facebook araştırmacıları, kullanıcılara kişisel tercihlerine uygun içerikler gösteren haber bandı algoritmasının, farklı görüşlerdeki içerikleri kendilerini muhafazakâr olarak tanımlayan kullanıcılar için yüzde 5, liberal olarak tanımlayan kullanıcılar içinse yüzde 8 oranında azalttığını hesapladıklarını belirttiler. Oysa kullanıcıların sadece yüzde 4’ü profillerinde siyasal tercihlerini belirtiyor, ki bu da genellemeyi zorlaştırıyor.

Kulağa mantıksız gelse de “yankı fanusları” için gerçek hayatta, sosyal medyada olduğundan daha fazla delil var. Yakın zamanda yapılan bir çalışma gösterdi ki partizan medyayı takip etmeyen, ancak takip eden biri ile fikir alışverişinde bulunanlar, tartışma sonucunda etkilenip benzer görüşler ediniyorlar. Bu dolaylı etkinin homojen tartışma gruplarında yer alan kişiler üzerindeki gücü, bilgi pekiştirme ile sosyal baskıyı birleştirdiği için, medyanın doğrudan yaptığı etkiden bile daha fazla olabilir.

O HALDE BU HİKAYE NEDEN TUTUYOR?

O halde, yankı fanusları hikayesi neden hâlâ çok tutuluyor? Bir sebebi kutuplaşmanın ve bu eksendeki medya tüketiminin toplumun önemli bir kesimi arasında çok daha yaygın olması; siyasi olarak en aktif, en bilgili olanlar ve siyasetle en çok uğraşanlar. Bu gruptakiler hem sanal dünyada hem de kamusal yaşamda orantısız biçimde daha görünürler.

Tabii ki, Amerikan medyasının çok iyi durumda olduğunu iddia etmiyoruz. Seçici maruziyet ve yankı fanusları korkulduğundan çok daha az yaygın olsa da bölünmüş bir gelecek ihtimali halen baki. Dahası, tüketilen medya içeriği hâlâ önemli. Yankı fanusları yaygın olmasa bile, partizan medya halen yanlış bilgi yayabilir ve bu, toplumun göz önünde bulunan ve dolayısıyla etkili olan bir kesimi arasında diğer partiye karşı düşmanlığın artmasına sebep olabilir. Bu anlamda esas tehlike hepimizin değil, aramızda siyasi olarak en aktif olup, sesi en çok duyulanların yankı fanuslarında yaşaması.

* “Yankı fanusları hakkındaki yankı fanuslarından kaçınmak: Aynı görüşteki politik haberlere olan seçici maruziyet neden sandığınızdan daha düşük?” John S. ve James L. Knight Foundation için yazılan bir makale. Makalenin tamamını okuyarak yankı fanusları hakkında neler bilip bilmediğimizi öğrenebilirsiniz.

(Çeviren: Beril Bulat)

Kaynak: Teyit.org

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Nisan 2018 22:12
www.evrensel.net