Tarihi Kurul Kalesi'nin eteklerinde patlayan dinamitlere halk tepkili

Tarihi Kurul Kalesi'nin eteklerinde patlayan dinamitlere halk tepkili

Ordu'da bulunan 2100 yıllık Kurul Kalesi’nin eteğindeki taş ocağına köylü isyan ediyor: Tarihi de sağlığımızı da dinamitliyorlar!

Coşkun ÖZBUCAK
Ordu

Ordu’nun Bayadı köyü sınırları içerisinde, Kurul Kayalıkları’nın zirvesinde konumlanan 6. Mithridates dönemine ait 2100 yıllık Kurul Kalesi’nin eteğindeki taş ocağı her gün onlarca dinamit patlatıyor. Kalede 2010 yılından itibaren yürütülen arkeolojik kazılarda 2016 Eylül’ünde Kibele Heykeli bulunmuştu. Heyecan yaratan bu buluşa rağmen, kayalıkların Melet Irmağı’na bakan yamacında devam eden taş ocağı çalışması kalenin altını oymayı sürdürüyor.  

Kale ve çevresi 1996’da koruma kurulunca 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı ilan edildi ve taş ocağının ruhsatı mahkeme tarafından iptal edildi. Fakat 2011 yılında taş ocağının kale ile taş ocağının ayrı kaya kütleleri üzerinde bulunduklarını ileri sürerek yaptığı itiraza kazıları yürüten Prof. Dr. Yücel Şenyurt destek verdi. Şenyurt, taş ocağının bulunduğu alanın, arkeolojik sitten çıkarılabileceğini bildirdi. Bunun üzerine mahkeme, taş ocağının bulunduğu alanın arkeolojik sit alanı dışına çıkarılmasını onayladı.

Taşocağının süren faaliyetleri sadece tarihe değil, tarım alanlarına da zarar veriyor. Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) taş ocağından zarar gören mahallilerle birlikte Tahıl Pazarı Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Basın metnini okuyan ORÇEV Yönetim Kurulu Üyesi Ertuğrul Gazi Gönül, “Taşocağı, Kurul Kalesi’ni içine alan doğal sit alanını etkiliyor. Bu da yetmedi halkın sağlığı ve can güvenliği tehdit altında. Tarımsal faaliyetleri de olumsuz etkiliyor” dedi.

'PENCERE VE KAPILARI AÇAMIYORUZ'

Halkın sağlığının da tehdit altında olduğunu söyleyen Gönül, “Altınordu’da Eyüplü ve Sağırlı Mahallelerini yirmi yıldır olumsuz etkileyen bir taş ocağı faaliyeti var. Bugüne kadar bu taş ocağının Kurul Kalesi’nin de içinde olduğu arkeolojik ve doğal sit alanını nasıl etkilediği, bu konuda açılan davalar, kamu kurumlarına verilen şikayet dilekçeleri, kurum amirleriyle yapılan görüşmelerden bahsettik. Bugün bunlara ek olarak taş ocağının çevresinde yaşayanları, bu faaliyetin nasıl canlarından bezdirdiğini de anlatacağız. Neredeyse hemen her gün atılan dinamit nedeniyle çıkan tozlar en az yarım saat bölgeyi toz içinde bırakıyor. Sürekli çalışan kırma eleme tesisi ve nakliye kamyonlarının çıkardığı toz, yaz aylarında bile mahallelinin kapı ve pencerelerini sıkı sıkı kapatmalarına neden oluyor. Değil balkona çıkıp oturmak, çamaşır asmak bile imkansız” dedi.

Ordu Kurul Kalesi - Kibele Heykeli
Eteklerinde taş ocağı çalışmaları süren Kurul Kalesi’nde 2010 yılından itibaren yürütülen arkeolojik kazılarda Kibele heykeli bulunmuştu

SEBZE VE MEYVELERİN ÜZERİ TOZLA KAPLANIYOR

Taş ocağından herkesin etkilendiğini belirten Ertuğrul Gazi Gönül,  çevrede yetiştirilen fındık, kivi, sebze ve meyvelerin üzerini örten toz tabakası, ürünün kalitesinin düşmesine neden oluyor. Dinamitin gürültüsü dışında, iş makinelerinden ve kırma eleme tesisinden çıkan gürültü insanların ruh sağlığını olumsuz etkilerken, toz nedeniyle de solunum yolları hastalıklarında artış yaşanıyor. Dinamit patlatılması nedeniyle toprak kaymalarının yanı sıra evlerde çatlaklar oluşmuş durumda. Bazı evler temelinden kayma tehlikesi ile karşı karşıya artık. Altındaki toprağı kayan fındık ocakları kururken, hasat zamanında uçma tehlikesi olan ocaklardaki fındıklar toplanamıyor. Sarsıntı nedeniyle su kaynakları birer birer yok olmuş durumda. Kurul Kayalıkları ve çevresindeki doğal yaşam için, insanların gerek beden sağlığı gerekse ruh sağlığı için artık katlanılmaz bir hal alan bu faaliyetin bir an önce durdurulması gerekiyor” dedi.

Ordu - Kurul Kalesi'nin dibindeki taş ocağı
6. Mithridates dönemine ait 2100 yıllık Kurul Kalesi’nin eteğindeki taş ocağı her gün onlarca dinamit patlatıyor

 

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Nisan 2018 22:25
www.evrensel.net