Rektör Bey'e...

Rektör Bey'e...

Munzur Üniversitesi'nden bir öğrenci, üniversite rektörünün yaptığı açıklamalara dair Genç Hayat'a yazdı.

Munzur Üniversitesi’nden Bir Öğrenci

Munzur Üniversitesi Rektörü geçen hafta Dersim’in yerel gazetelerinin birinin konuğu olmuş, açıklamalarda bulunmuş ve hedeflerinden bahsetmiş. Üniversitemizi ODTÜ, Bilkent ve Boğaziçi gibi üniversitelerle aynı düzeye getirecek, şehir ve üniversite arasındaki kopukluğu giderip bölgenin en iyi kampüsü haline getirecekmiş. Röportajı farklı üniversiteden bir öğrenci okusa umutlanır, bir veli okusa çocuğunu bu üniversiteye göndermek ister. Bizler ise röportajı okuduğumuzda bizlerle dalga geçildiği ya da rektörün odasından çıkmadığı hissine kapıldık.

Röportajı yayımlayan gazetenin gelip bir de biz öğrencilere sormasını isterdik ama onun görevi birazdan anlatılacak gerçekleri yazmak değil. Neyse, biz yazılıp çizilenlere gelelim.

Sayın Ubeyde İpek demiş ki “Bizim üniversitemiz şu anda 6 bin öğrenci barındırıyor.” Aman at yalanı, elbet tutan biri olur hesabı ama biz tutmayız. Üniversitemizin 3 sene önceki mevcudiyeti 7500 iken bu sene 4000 civarı olduğu söyleniyor. Çoğu kontenjan boş kalmış, akşam öğrenimi iptal edilmiş, sayısızca operasyon yemiş bir üniversitede sevgili rektörümüz güvenlik kaygısının olmadığından bahsediyor. Daha bu sene üniversite içini polislerle dolduran sizdiniz, odanızdan ancak 2 polis ve 1 düzine ÖGB ile kampüslerde dolaşan da sizdiniz, üniversite içinde sivil polislerin silahlarıyla fing atmasına izin veren de sizsiniz. Munzur Üniversitesi’nin kontenjanının bu kadar düşmesinin ana sebebi, okul kapılarını sonuna kadar açtığınız, sizin gibi farklı hiçbir sese tahammül etmeyen AKP ve onun politikalarıdır. Okul mevcudiyetinin bu kadar düşmesinin sebebi yurtları, kampüsleri sonuna kadar AKP’nin gençlik üyelerine açarken, kendi düzenlediğiniz balık-ekmek etkinliklerine AKP il başkanını davet ederken en ufak farklı bir sese açtığınız soruşturmalardır. Öğrencilerin yurtlardaki sorunlrına kulak tıkadığınız, bu sene üniversitemizi kazanan öğrencileri odanıza çağırıp “aman ha bir şeylere karışmayın” diye tehdit etmeniz, kapattığınız ve faaliyetlerini engellediğiniz öğrenci kulüpleri bizim aklımızdadır.

Bizi ODTÜ, Bilkent ve Boğaziçi gibi üniversitelerle aynı düzeye getirecekmiş. Bunu nasıl yapacak merak ediyoruz. 140 milyon lira bütçe ayırdığınız, ihaleyi alan firmanın iflas etmesi sonucu duran boş inşaatla mı yoksa ihraç ettirmek için elinizden geleni yaptığınız alanlarında yetkin hocalarımızın yerine siyasi düşüncesi ne diye seçerek aldığınız sözde akademisyenlerle mi? Fakat şu noktadan sizi ve çanakçılığını yaptığınız AKP’yi kutluyoruz. Boğaziçi Üniversitesiyle bizi aynı düzeye getirdiniz son bir haftada. Komünist öğrencileri üniversitelerde barındırmayacakmışsınız. Ağzınızdan demokrasiyi düşürmediğiniz halde ülkede demokrasinin kırıntısını barındırmadığınız gibi.

Gelgelelim kampüsle şehri birleştirecekmişsiniz. Kafanızdan geçenleri tahmin edebiliyoruz. Nasıl ki Afrin operasyonu başladığı vakit üniversitede bayrak asmadığınız yer kalmadıysa eminim ki Dersim’in de o astığınız bayrağın gizlediği savaş politikalarına teslim olmasını istersiniz. Daha kampüsteki öğrenciyi teslim alamamışsınız, yıllardır direnen şehri nasıl alacaksınız? Okulda açtığınız Alevilikle alakası olmayan enstitüyle mi? 

Rektörlük binasında yazan “İlimden Gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır” sözünden ziyade ilimsiz ve sonu karanlık olan bir yola sokanların politikasıyla ilk 20’ye girsek de anca üzüm hoşafı yaparız. Çünkü AKP’nin “üniversitelerde olmasın” dediği bilim anlayışıyla bizi ilk 5’e soksan ne fayda. Diğer röportajlarınızı merakla bekliyoruz, kolay gelsin…

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Nisan 2018 09:49
www.evrensel.net