Barış, gelecek ve eşit yaşam talepleriyle 1 Mayıs'a

Barış, gelecek ve eşit yaşam talepleriyle 1 Mayıs'a

Munzur Üniversitesi öğrencileri 1 Mayıs'a giderken neden ve hangi taleplerle katılacağını Genç Hayat'a anlattılar.

Şerzan AKIN
Munzur Üniversitesi

Bundan 128 yıl önce ABD’deki genel greve 350 bin, bazı kaynaklara göre yarım milyona yakın işçi katıldı. Grev ve gösteriler 1 Mayıs'tan sonra da devam etti. 3 Mayıs 1886’da Chicago’daki McCormick Fabrikası’nda, en az altı işçinin hayatını kaybettiği bir çatışma yaşandı. Ertesi gün polis saldırısını protesto etmek için grevi örgütleyen sekiz kişi mahkemeye çıkartıldı. 4’ü idam edildi. Biri hücresinde ölü bulundu ve kayıtlara intihar olarak geçti. İşçi önderlerinin idamından iki yıl sonra, 1889'da toplanan 2. Enternasyonal'in Paris Kongresi'nde 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kabul edildi. Munzur Üniversitesi’nden gençlerle yaklaşan 1 Mayıs’a neden ve hangi taleplerle katılacaklarını sorduk.

'BARIŞ OLMADIĞI SÜRECE GELECEK DE SAĞLANAMAZ'

Gençlerin artık geleceğe hayaller ile değil kaygıyla baktığını söyleyen Çocuk Gelişimi Bölümünden Bişeng: “Gençlerin en büyük kaygıları gelecek endişesi ve işsizlik. Ülkemizde işsizlik sorunu her geçen gün artıyor ve bu artış gençlerin gelecek kaygısının daha da artmasına yol açıyor. Hükümetin yetiştirmek istediği nesil ise koyduğu yasalarla düşünmeden sorgulamadan gelecek kaygısıyla iç içe olan bir nesil yetiştirmeye çalışıyor. Ülkede barış sağlanmadığı sürece gelecek de sağlanamaz. Bu ülkede savaş olmasını kimse istemiyor fakat yıllardır iç savaşın olduğu gerici bir sistemin içinde yaşamış gençlikten bahsediyoruz. Bunun yerine barışın ve geleceğimiz adına söz sahibi olduğumuz günler görmek istiyoruz. Kadınlar olarak her gün taciz, tecavüz ve cinayetlerle karşılaşıyoruz. Karşılaştığımız bu saldırıların en önemli etkenlerinden biri iktidarın sürdürdüğü ‘kadın-erkek eşit değildir’ açıklamaları. saldırıları yapanların hafif cezalar almaları da saldırganları daha çok teşvik ediyor. 8 Mart’ta nasıl yan yana geldiysek 1 Mayıs’ta da alanlarda olmalıyız.”

'BAŞ EĞMEDİĞİMİ GÖSTERMEK İÇİN 1 MAYIS’A KATILIYORUM'

Mühendislik Fakültesinden Ferhat, “Katılım nedenim geçmişten günümüze kadar süren işçilere ve gençlere yönelik hak ihlalleri, egemenler tarafından uygulanan baş eğdirme politikasına karşı, baş eğmediğimi göstermektir.” diyor ve devam ediyor: “Bunun yanı sıra öğrenci olmam ile beraber özellikle yaz aylarında çeşitli yerlerde çalışmam da beni bu tür faaliyetlere yöneltiyor. Bu 1 Mayıs’ın insanları baskıcı politikalarla yönetmeye çalışan bir iktidarın döneminde bile kutlanacak olmasının nedeni, işçilerin kararlılığı ve eylemliliğidir. Yani iktidarın düşman olarak gördüğü işçilerin ve emekçilerin ‘sokağa çıkmayın’ tehditlerine rağmen çıkacaklarından eminim. Dünyada yaşanan iş cinayetlerinin son bulması ve tüm dünyadaki işçilerin örgütlü mücadelesinin had safhada olması dileği ile gelecek olan 1 Mayıs işçi ve emekçi bayramını kutlarım.”

EŞİT YAŞAM TALEBİ

Hemşirelik Bölümünden adını vermek istemeyen bir arkadaşımız ise “Sürekli ezilmişliğimizin bir tepkisi olacaktır elbette” diye söze başlıyor ve “100 kişinin çalışıp 1 kişinin yemesi olmaz, en baştaki itirazımız budur.  30-40 yıldır Türk halkıyla beraber eşit bir şekilde yaşama talebimizi dile getiriyoruz. Sürekli anadilde eğitim talebimizi iletiyoruz ama dönüp bize ölü bir dili yani bir Osmanlıcayı anlatıyorlar. Bu noktada kendi dilimizi unutturmaya çalışıyorlar ve başarıyorlar da. Hem ulusal olarak hem de ekonomik olarak eşit şartlarda yaşamak istiyoruz.” diye noktalıyor.

www.evrensel.net