‘Canımızı kime emanet edeceğiz?’

‘Canımızı kime emanet edeceğiz?’

Gaziantep’te meydana gelen bombalı saldırının ardından Kürtleri hedef alan yürüyüşlerin yapılması kentte tansiyonu yükseltti. Saldırıyı kimin yaptığı belli değilken yapılan ilk açıklamalar ve medyanın ilk andan itibaren kışkırtıcı bir dil kullanması provokatif olayların yaşanmasına neden oldu. Yaşanan bu gelişmeler kentteki gerg

Cumhur Daş

Olaydan kısa bir süre sonra BDP binalarına saldırıldı ve Kürtler aleyhine sloganlar atıldı. Karşıyaka mahallesinde görüştüğümüz vatandaşlar yaşanan olayların önemli bir nedeninin de polis yönlendirmesi olduğunu düşünüyor.

Bayramın ikinci günü Gaziantep’in Karşıyaka mahallesinde otobüs durağında meydana gelen saldırıyı tüm kesimler kınadı. Herkes üzüntüsünü ifade etti. Ancak olayı kimin yaptığına ilişkin muğlaklık devam ederken bazı kesimler dolaylı olarak Kürtleri hedefe koydu. Patlamayı Kürtlere yönelik bir saldırı kampanyasına dönüştürmek isteyen güçler kentte gerginliği arttırdı.

‘ŞU EV TÜRK ŞU KÜRT’

Patlamanın olduğu Karşıyaka mahallesinde ve olaydan sonra ateşe verilen BDP Şehitkamil ilçe binasının olduğu bölgede dolaşıp mahalle sakinleri ile sohbet ediyoruz. Vatandaşların yaşadığı tedirginlik devam ediyor. Burası Türklerin ve Kürtlerin iç içe yaşadığı bir yer. Çok fazla kişi konuşmak istemiyor. Mahallede sohbet ettiklerimiz öncelikle bu saldırıdan duyduğu üzüntüyü dile getiriyor. Olaydan sonra neler yaşadıklarını soruyoruz. İçlerinden biri patlamanın ardından gece üçe kadar mahallede yürüyüş olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Biz bu olaya çok üzüldük. Yıllardır burada iç içe yaşıyoruz. Ancak, ‘Kahrolsun Kürtler’ diye sloganlar atıldı. Gezenlerin elinde taş ve sopa vardı. Biri karşı bir cevap verse olaylar daha da büyürdü.” Bir başkası söze giriyor ve “Biz canımızı kime emanet edeceğiz” diye soruyor.

BDP BİNALARI HEDEFTE

Grupların polis eşliğinde BDP ilçe binasına saldırdığını söyleyen mahalleli, “Polisin bir yönlendirmesi vardı. Bazı esnafların da iş yerleri taşlandı. Bir polisin şahsi düşüncesi farklı olabilir. Ama o burada devleti temsil ediyor. O binada insanlar olsaydı hepsini yakarlardı” diyor. “Şu ev Türk şu yanındaki Kürt” diyen bir başka mahalle sakini, “Gezenlerin hedefi ne belli değil? Halen buralarda yürüyüşler yapıyorlar. Birileri halkları birbirine düşürmeye çalışıyor. Tedirginliğimiz devam ediyor” diye ekliyor.

MEDYA VE HÜKÜMET KIŞKIRTIYOR

Sohbet ettiklerimizden birinin telefonu çalıyor. “Evden çocuklar, korkuyorlar. ‘Neredesin eve gel’ diyorlar. Çocuklar çok etkilendi bu işten” diyor ve devam ediyor: “Medya bu işi farklı yerlere çekti. Devlet de üstüne düşeni yapmadı. Yıllardır birlikte yaşıyoruz. Devletin politikası çok önemli. Ancak hükümet her yeri kaşıyor. Huzur bırakmadı bizde.” Yaşanan gelişmenin hükümetin politikalarından bağımsız olmadığını söyleyen bir mahalleli, “Devletin ayrımcılık yapmaması gerekiyor. Bu patlamanın Suriye’deki gelişmelerle mutlaka bağlantısı vardır. Ancak bunu Kürtlere mal etmeye çalışıyorlar. Mecliste vekili olan bir partinin binasını yakıyorlar. Medya yalan yanlış yazmazsa, polis yönlendirmezse bu iş olmazdı. Hükümet Suriye’deki gelişmeleri kaşıyıp duruyor. Bunlar bize yansıması” diyor. (Gaziantep/EVRENSEL)

www.evrensel.net