Ev işçileri: Köleden farkımız yok

Ev işçileri: Köleden farkımız yok

Kadınlar, yaşamın her alanında ayrımcılığa maruz kalırken, bunun en ağır biçimini ev işlerinde çalışan kadınlar yaşıyor. Geçimlerini sağlamak için gittikleri evlerde dayak, hakaret, aşağılamaya maruz kalan ev işçileri arasında taciz ve tecavüze uğrayanlar da var.Kadınlar, iş yaptıkları şirketler tarafından köle gibi

İdris Yılmaz

Kadınlar, iş yaptıkları şirketler tarafından köle gibi pazarlandıklarını söyledi. Hiçbir güvenceleri olmadan çalışan ev işçisi kadınların birçoğu yaşadıklarından dolayı ruhsal sorunlar da yaşıyor.

‘DAYAK YİYORUM’

Temizlik şirketleri tarafından köle gibi pazarlandıklarını ifade eden İ.A. şirketlerin ödeme işlemlerini tamamlandıktan sonra hiçbir sorunları ile ilgilenmediklerini dile getirerek, “Çoğu zaman din, dil, ırk ve renk ayırımına bile maruz kalıyoruz” dedi. Çalıştığı birçok yerde dayak yediğini dile getiren İ.A., “Ben hayatım boyunca hep dayağa maruz kaldım. Çocukken annemden, babamdan, öğretmenimden… Evlendikten sonra eşimden dayak yedim. Şimdi de üç beş kuruş para için hiç tanımadığımız insanların hakaretlerine maruz kalıyoruz, dayak yiyoruz, kimseye derdimizi anlatamıyoruz. Çaresizlikten yapacağımız bir şey yok, gelecekten umudumuz da yok, sosyal güvencemiz de yok. Çaresizce köle gibi ne diyorlarsa yapmak zorunda kalıyoruz” dedi.

TACİZ VE TECAVÜZ DE VAR

Sosyal güvenceleri olmadığı için doktora bile gidemediğini ifade eden Ş.A, psikologa gitmek istediğini ancak gidemediğini anlattı. Çalıştıkları yerlerde taciz ve tecavüze maruz kaldıklarını ifade eden Ş.A, “İşe ihtiyacımız var bu durumu şirket yetkilileri ile paylaştığımız zaman ertesi gün kapı dışarı ediliyoruz. Ben çalıştığım ajansa defalarca dayak yediğimi söylememe rağmen ajansım, ‘hastadır, yaşlıdır, müşteriyi idare et’ gibi yaklaşımlarda bulunuyor” dedi.

Çalıştığı yerden kovulan ev işçisi Vahide Haznedar ise kendisine, isteğiyle işten ayrıldığına dair belge imzalatılmaya çalışıldığını belirterek, imza atmadığı için hırsızlıkla suçlandığını dile getirdi. En çok yabancı uyruklu ev işçilerinin ezildiğini, çalışma izinleri olmadığı için sürekli tehdit edildiklerin vurgulayan Haznedar, “Çok kötü kullanılıyorlar” diye konuştu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yaşadıklarına duyarsız kaldığını ifade eden Haznedar, başlarına gelenlerden devletin sorumlu olduğunu vurguladı. (İstanbul/DİHA)


HAKKIMIZI ALACAĞIZ

Ev İşçileri Dayanışma Sendikası Başkanı Gülhan Benli de, çok sayıda üyelerinin şiddete uğradığını ve bu nedenle ruhsal bozukluklar yaşadığını söyledi. Şiddete en fazla Kürt ve göçmen kadınların uğradığını ifade eden Benli, ev işçilerinin intihara sürüklendiğini kaydetti. Kadınların her alanda cinsel ayırıma maruz kaldıklarını dile getiren Benli, ev işlerinde cinsel tacizin ve tecavüzün çok daha yaygın olduğunu kaydetti. Ev işçilerini sendikalaşmaya davet eden Benli, “Hepimiz bir ses olursak kimse bizi ezemez. Yeri geldi mi kadın anadır, kadın kutsaldır propagandası yapıyorlar; ama devlet sorunlarımıza el atmıyor. Haklarımızı örgütlenerek elde edeceğiz” dedi.

www.evrensel.net