Diyarbakırlılar: İçinde demokrasi geçen  hiçbir şeye tahammülleri yok

Diyarbakırlılar: İçinde demokrasi geçen hiçbir şeye tahammülleri yok

Özgürlükçü Demokrasi’nin İstanbul Beyoğlu’daki merkez bürosu ile gazetenin basımının yapıldığı matbaaya el konulmasını Diyarbakırlılarla konuştuk.

Fırat TOPAL
Diyarbakır

EnginBasın Yayın San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çıkan Özgürlükçü Demokrasi’nin İstanbul Beyoğlu’da bulunan merkez bürosu ile gazetenin basımının yapıldığı Gün Matbaasına el konulmasını Diyarbakırlı yurttaşlarla konuştuk. Gazetemize konuşan yurttaşlar, “Hayatımız kayyım olmuş, Gerçeklerden korkuyorlar, demokrasinin kelimesinin içinde geçtiği hiçbir şeye tahammülleri yok” dediler.  

‘KÜRTLER SESİNİ DUYURMASIN DİYE...’

Yurttaşlardan  Serhat Adsız, Özgürlükçü Demokrasi gazetesine atanan kayyımın sadece gazeteye yönelik değil, Kürt halkına yönelik olduğunu ifade ederek, “İçinde demokrasi kelimesinin geçmesi yeterli, demokrasi kelimesinin içinde geçtiği hiçbir şeye tahammülleri yok. Basın özgürlüğünde Türkiye’nin ne durumda olduğu belli. Kürtler sesini duyurmasın diye, haklarına, taleplerine engel olmak için yapıyorlar. Bundan dolayı da muhalif basını susturması gerekiyor, bunu da bu yolla yapıyor. Kayyım atamalarına şaşırmadık. Bu gün üniversitelerde farklı düşüncelere sahip öğrencilere ne yaptıklarını gördük” dedi. 

Serhat Adsız

Belediyede şoförlük yaptığını ve bir süre önce işi bırakmak zorunda kaldığını söyleyen Haldun Çelik de, gazeteye kayyım atayarak, tarafsız, doğru haber alma haklarının önünü kesmeyi amaçladıkları belirterek, “Dilimize, bize ait hiçbir şeye tahammül edemiyorlar, Türk basınına inancım yok benim. Özgürlükçü Demokrasi’yi tarafsız ve doğru haber için okuyorum. Böyle yaparak hem maddi hem manevi zarar vermek istiyorlar. Onlar için çalıp çırpmak, maddiyat önemli olduğu için herkes için de önemli olduğunu düşünüyorlar” dedi. 

‘HAYATIMIZ KAYYIM OLMUŞ’

Mehmet Tanla

Söze “ Hayatımız kayyım olmuş” diye başlayan Mehmet Tanla ise, “Canımız yanıyor, düşüncemizi ifade etmeye korkuyoruz. Doğruları yazan birkaç gazete kaldı. Onları da susturmaya çalışıyorlar. Bir tane Kürtçe kanal yok televizyonda. Bu nedeni belli doğru haber almayalım. Memlekette ne olup bitiyor bilmeyelim. Bu durum için güçlü bir şekilde dayanışmamız lazım” dedi. 

‘İNSANLARIN AKLIYLA ALAY EDİYORLAR’

Yurttaş Resul Yılmaz da, hiçbir şeye tahammül edilmediğini ifade ederek, “Hiçbir şeye tahammül edemiyorlar, Gazeteye mi edecekler? Tüm medyayı ellerine almışlar, Kimse doğru bir şey söylemesin, gerçekler bilinmesin, gerçeklerden korkuyorlar çünkü. Onların basınını gördük. Afrin’de halkla konuşuyorlar, adam ÖSO diyor, YPG diye çeviriyorlar. İnsanların aklıyla alay ediyor. Ama bu böyle gitmez” dedi. 

‘KAYYIM ATANMAYAN BİR EVİMİZ KALDI’

İrfan adındaki yurttaş ise, iktidarın farklı hiçbir fikir ve düşünceye tahammülünün kalmadığını söyleyerek, “Kayyım atanmayan yer mi kaldı? Evlerimize de atasınlar bir o kaldı. Farklı olan hiçbir şeye tahammülleri yok. Bir gazete seni niye bu kadar korkutuyor ki? Gazeteciyi alıyorsun, gazeteleri kapatıyorsun. Her şeyin faturası Kürtlere, muhaliflere kesiliyor. Kimse bir şey demesin, konuşmasın, düşünmesin memleketi oldu memleket. Sen doğru yaptığına inanıyorsan, bırak istedikleri kadar yalan yanlış haber yapsınlar. Halk, doğru ve yanlışın ne olduğunu bilmiyor mu? Bu doğru değil. İnsanların haber okuma hakkına karışmayın bari” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 31 Mart 2018 05:46
www.evrensel.net