Yemeğe gittiğinde ‘Acaba evdekiler  ne yaptı, ne yedi?’ diyenimiz var

Yemeğe gittiğinde ‘Acaba evdekiler ne yaptı, ne yedi?’ diyenimiz var

Sakarya'daki Toyota fabrikasından bir işçi Evrensel'e yazdığı mektupta Toyota işçilerinin yaşadığı sıkıntıları anlattı.

Bir Toyota işçisi
Sakarya

Sakarya Toyota Otomotiv fabrikasında kadrolu olarak çalışan bir işçiyim. Bu mektubumla Toyota işçileri olarak yaşadığımız sıkıntılardan bahsetmek istiyorum. 

3’lü vardiya sistemi ile çalıyoruz. Günde 1000 adet araç üretimi yapmaktayız ve Dünyada 3’lü vardiya sistemi ile çalışan tek Toyota fabrikasıyız. Aynı anda 2 model araç yaparak Toyata’nın üretimine çok büyük katkı veriyoruz. Karşılığı tabii ki yok. Yani çok az. 6 bine yakın çalışanıyla Toyota Türkiye’nin en büyüklerinden. Şu an sözleşmeli çalışanlarla, yeni kadroya alınan çalışanların maaşları asgari ücret düzeyinde. Çalışanlar olarak her gün farklı risklerle karşı karşıyayız. 30 dakikalık yemek molalarına koşarak gidip geliyoruz. 10 dakikalık çay molalarında hatlardan çıkana kadar zamanın çoğunu kaybetmekteyiz. Defalarca talep etmemize rağmen ‘Çalışma şartları bu şekilde denilerek’ engelleniyoruz. Hatta kapıyı çok rahat bir şekilde gösteriyorlar. En eski çalışanlar grup, şef ve tim lideri olarak atama almış ve patronun ekmeğine yağ sürmekteler. Bahsedeceklerim bunlarla sınırlı değil. Toyota geçmiş yıllarda yaşamış olduğu intihar vakalarına rağmen üretimi devam ettirmiş ve insana ne kadar değer verdiğini göstermiştir. Ülkemizde de çalışma koşullarının zorluğunu biliyoruz. Her geçen gün patronların önü hızlı bir şekilde açılmakta bizler ise zamlar ve git gide değeri azalan maaşlarımızla zorlu hayat koşullarıyla zorlu bir savaş içerisindeyiz.

Şunu söylemek istiyorum. Toyota insana saygı ilkesiyle çalıştığını sürekli vurgulamakta ama burada ‘rütbeye saygı’ var, insana saygı kesinlikle yok. Üst yönetimin liderlere verdiği direktiflerle baskı ağırlaşıyor. ‘Şirket kuralları’ denilerek insanlara bazı gereksiz yasaklar koyuluyor. Liderler bizlere rütbelerinden dolayı diledikleri gibi davranıyor. Bizler yaşam mücadelemizi çok ağır şartlar altında vermekteyiz. Genç yaşında bel-boyun fıtığı olanlar, meslek hastalığına yakalananlar, sinir bozukluğu yaşayanlar sayılamayacak kadar fazla. Toyota ise bu durumun çalışanın kendi suçu olduğunu söyleyerek kendisini garanti altına almakta. Sadece bu sorunlar değil çalışan evli ve çocuklu arkadaşlarımızı, bekarlarımızı Toyota’nın dışında da başka sorunlar bekliyor. Evine meyve alamayan arkadaşlarımız var. Çocuğunun bezi olmadığı için eşine ‘Ay sonuna kadar idare eder misin’ diyen arkadaşlarımız var. Memleketine özlem duyanımız var. Yırtık çorap giyenimiz var. Yemeğe gittiğinde ‘Acaba evdekiler ne yaptı, ne yedi’ diyenimiz var. Gece uyku problemi olduğu için yemeğe gidemeyenimiz var. 

Toyota çalışanlarının sorunları tabii bu anlattıklarımla sınırlı değil. Bizlere her yıl nisan ayında zam verilmekte ve bu zam bizim yaşam şartlarımıza göre değil onların uygun gördüğü şekilde belirleniyor. Ve yine zam oranına karşı çıkana kapı gösteriliyor. Şu an da nisan ayında yapılacak zammı bekliyoruz büyük bir umutla. Üst yönetim içinde bulunduğumuz yaşam koşullarını, çalışanların beklentilerini kesinlikle anlamayacak. Ama biz onlara buradan seslenmek istiyoruz. İntihar etmekten bahseden, evine bir şey alamadığı için isyan eden, evliliği tehlikeye giren, evlenmek isteyen ama şartlarını zorladığı için evlenemeyen, hasta anne-babasına, evladına bakan çalışanlar olarak bu nisan ayında gereğinin yapılmasını bekliyoruz. 

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Mart 2018 09:19
www.evrensel.net
ETİKETLER SakaryaToyota