Sağduyu çağrısı

Sağduyu çağrısı

Gaziantep’te meydana gelen bombalı saldırının ardından kentte gergin saatler yaşandı. Saldırıdan kısa bir süre sonra toplanan gruplar kentin sokaklarında endişeli anların yaşanmasına neden oldu. Devlet yetkililerince yapılan açıklamalar ve ilk andan itibaren televizyonların, İnternet sitelerinin ve gazetelerin yaptığı yayınlar gerginliği arttırırken,

Cumhur Daş / Mehmet Türkmen

Başta şehrin merkezi yerleri olmak üzere, şehrin pek çok bölgesinde önceki geceden itibaren elinde bayraklar ve ırkçı sloganlar eşliğinde yürüyüşler yapan ve konvoylar halinde gezen gruplar şehirdeki gerginliği daha da arttırmış durumda. Nüfusunun yarısından fazlasını Kürtlerin oluşturduğu Antep’te, BDP’yi ve Kürtleri hedef alan bu tür provokatif eylemlerin devam etmesi halinde şehirde Kürtler ve Türkler arasında daha tehlikeli bir kutuplaşmanın olmasından korkuluyor. Saldırının hemen ardından BDP il binasına yönelik saldırı ve Şehitkamil ilçe binasının ateşe verilmesi bu kaygıların yersiz olmadığını gösteriyor.   

Gaziantep’teki kurumlar yaşanan saldırıyı kınarken sonradan yaşanan gelişmelerin daha tehlikeli sonuçlar doğuracağına dikkat çektiler. Kentte Türk ve Kürt halklarının iç içe yaşadığının altını çizen kurum temsilcileri sağduyu çağrısında bulundular. Gazetemize konuşan kurum temsilcileri hükümetin ülke içinde ve dışında gergin bir siyaset yürüttüğüne dikkat çekerek, ateşe benzin dökülmemesi gerektiğini söylediler.

SALDIRI KINANDI

DİSK Bölge Temsilcisi Nihat Bencan saldırıyı şiddetle kınadıklarını belirterek, bu olayın kim tarafından yapıldığının bir an önce açığa çıkartılması gerektiğini söyledi. Yaşanan saldırının terör dışında değerlendirilemeyeceğini söyleyen Bencan, “Gaziantep mozaik, farklılıkların bir arada yaşadığı bir şehirdir. Bunu kim yapmış olursa olsun savunulacak bir politikaları yoktu. Bayram günü siviller öldürülmüştür. Lanetle kınıyoruz” dedi. Bencan, saldırı ardından yaşanan gelişmeleri de doğru bulmadığını belirterek, sağduyu çağrısında bulundu.

HÜKÜMET HALKIYLA BARIŞMALI

Saldırıyı kınayan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Faruk, “Kim olursa olsun bu saldırıyı lanetliyoruz. Ancak olaydan sonrada üzücü şeyler yaşanmıştır. Yaşanan durum karşısında farklı kesimlere yönelmek barışı tahrip eder” dedi. Olayın henüz netleşmediğini ancak Suriye’deki gelişmelerle bağlantılı olabileceğini düşündüğünü söyleyen Faruk, “Hükümetin politikalarından sınır ili olarak rahatsızız. Savaş en çok buraları vuracaktır. Biz bölgede huzur ve barış istiyoruz” dedi. Halkların Demokratik Kongresi Genel Meclis Üyesi Müslüm Acar, hükümetin bir süredir gerginliği arttıran yeni bir konsepti hayata geçirdiğini söyledi. Saldırıyı kınayan Acar, “BDP’yi hedef gösteren açıklamaları da kınıyoruz. Yaşanan olay Suriye’deki gelişmelere bağlı olabilir. Türkiye, Suriye’nin iç işlerine karışmaktan vazgeçmelidir. Hükümet, komşularla ve kendi halkıyla barış içinde olmalıdır. Bu yeni konsept terk edilmeli” dedi.

HÜKÜMET GERGİNLİK YARATMASIN

Saldırıyı lanetleyen Emek Partisi İl Başkanı Mecit Bozkurt, şiddet sarmalının herkesi tehdit ettiğine dikkat çekti. Saldırıyı yapanların insanlık nezdinde mahkum olacağını belirten Bozkurt, saldırı sonrası yaşanan gelişmelerin ise daha da kaygı verici olduğunu ekledi. Medyada yapılan açıklamaların gerginliği arttırdığını vurgulayan Bozkurt, “Başta Gaziantep olmak üzere Kürtlerin ve Türklerin yoğun olarak yan yana yaşadığı her yerde son derece tehlikeli etnik bir kutuplaşmayı kışkırtan bu tür açıklamaların ve yayınların, toplumsal barış ve demokrasi özlemimizi en az bu kanlı saldırı kadar tehdit ettiği unutulmamalıdır” dedi. Saldırının bir an önce aydınlatılması gerektiğini söyleyen Bozkurt, medyanın ve hükümetin gerginliği arttıran açıklamalardan vazgeçmesi gerektiğini ifade etti. Olaydan sonra BDP’ye yönelik saldırıların bu kışkırtıcı dilden kaynaklı olduğunu belirten Bozkurt, “Bu nedenle, ülkede yaşayan tüm insanların güvenliğine, huzuruna ve barışa dair en ufak bir sorumluluk taşıyan herkesi sağduyulu olmaya ve bu ateşe benzin dökmemeye çağırıyoruz” dedi.

BDP İl Başkanı Salih Şahin ise olaydan duydukları üzüntüyü ifade ederek, “Bu vahşeti kınıyoruz, lanetliyoruz. Bu olay karşısında insanım diyen herkes tutum almalıdır” dedi.

Lanetledikleri bir olayın sorumlusu olarak BDP’nin gösterilmeye çalışıldığını söyleyen Şahin, “Olay sonrası toplanan kitleyi bizim aleyhimize tahrik ediyorlar. Olayın sorumlusu bizmişiz gibi gösteriliyor. Kısa bir süre sonra il ve ilçe binalarımıza saldırı oldu. Bu örgütlü bir provokasyondur” dedi.

Halkları bir birine düşürecek politikaların ağır sonuçlar yaratacağını ifade eden Salih Şahin, “Aklıselim açıklamalar yapılmalı. Ancak biz biliyoruz ki AKP iktidarı bu güne kadar gerginlikten beslendi. Barış ve kardeşlikten korkuyorlar. Suriye ile de şimdi savaş politikası yürütüyorlar. Ancak biz halklara sağduyulu olmaları çağrısında bulunuyoruz” dedi. (Gaziantep/EVRENSEL)


Bu saldırıyı kimin yaptığı önemli elbette ama tek başına bir terör saldırısı olması daha  önemli. Terörün amacı da bellidir: Halkı sindirmek, mevcut gerginlikleri arttırmak... Bunu kimin yaptığı önemli PKK üstlenmedi deniliyor ama hangi kanadı. Biliyorsunuz PKK’nin  de artık emir komuta zinciriyle böyle eylemleri  yapmadığını biliyoruz. Bu olaydan hareketle Türkiye’nin barış ihtiyacı ötelenmemeli. Türkiye’deki iç barış bir an önce sağlanmalı. Kürt sorununda barışın yolları da biliniyor. Suriye’yle ilgili söylentileri de bilemiyorum. Suriye yönetimi kendi ülkesindeki olaylarda Türkiye’yi suçluyor bu yüzden Suriye’deki birtakım terör odakları da bu eylemi yapmış olabilir. Özgürlük ve  demokrasi mücadelesi denilse bile kışkırtılmış bir kaos var. Türkiye de buna taraf. Bundan sonra Türkiye, Suriye politikalarını gözden geçirmeli.


GENCAY GÜRSOY: SURİYE POLİTİKASI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Sivillere yönelik şiddet kabul edilemez. Eylem Suriye ve Türkiye arasındaki gerginlik göz önüne alındığında ve eğer bir fail aranıyorsa devletin Suriye’ye ilişkin davranışından şekilleniyor. Suriye’deki iç savaşa yönelik silah yardımı yapılırsa aynı durumu Türkiye’de kendi iç politikasında yaşar. Antep’teki olayla ilgili olarak hemen refleks olarak PKK eleştirildi. Bu yanlış bir tutumudur. 


'HÜKÜMET DAHA ÇOK SAVAŞ DİYOR'

Sendikal Güç Birliği Dönem Sözcüsü ve TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk: Saldırıyı kim yaparsa yapsın böyle bir saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Son dönemde izlenen çatışmacı politikaları, hükümetin üslubunu kaygıyla izliyoruz. Hükümet daha çok top, daha çok mermi, daha çok savaş diyor. Hükümet daha çok savaş dedikçe biz de daha çok barışı istemeye devam edeceğiz.

www.evrensel.net