Köylülerin toprakları için 16 yıllık hukuk mücadelesi

Köylülerin toprakları için 16 yıllık hukuk mücadelesi

HAKKARİ’nin Şemdinli ilçesine bağlı Tekeli köyünde, 1996 yılında yurttaşların binlerce dönümlük arazisi işgal edilerek kurulan Tekeli Taburuna karşı köylülerin hukuk mücadelesi sürüyor. 16 yıldır verdikleri hukuk mücadelesinin ardından köylüler davayı AİHM’ye götürmeye hazırlanıyor.

Vahap Bay

HAKKARİ’nin Şemdinli ilçesine bağlı Tekeli köyünde, 1996 yılında yurttaşların binlerce dönümlük arazisi işgal edilerek kurulan Tekeli Taburuna karşı köylülerin hukuk mücadelesi sürüyor. 16 yıldır verdikleri hukuk mücadelesinin ardından köylüler davayı AİHM’ye götürmeye hazırlanıyor.

Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Tekeli köyünde, 1996 yılında yurttaşların binlerce dönümlük arazisine el konularak kurulan Tekeli Taburuna karşı köylüler 16 yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Tabur için 300 bin metrekarelik alan tel örgülerle çevrilirken, araziye mayın döşenmesi ile köylüler kendi topraklarına giremiyor. Arazilerini almak için o dönem askeri yetkililerle görüşen köylüler, olumsuz yanıt alınca, 1997 yılında Milli Savunma Bakanlığına başvurdu. Ancak, başvuru 10 yıl boyunca bakanlıkta bekletildi. Yıllarca yapılan bekletilmeden sonra 2007 yılında dosyanın Milli Savunma Bakanlığından gönderilmesi üzerine, Şemdinli Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldı. Davanın ilk duruşması 15 Mayıs 2007 tarihinde görüldü. Davacı köylüler, verimli arazilerinin askerler tarafından kullanıldığını belirterek, uğradıkları zararların karşılanmasını istediler. Mahkeme; bilirkişi raporuna da Şemdinli İlçe Tarım Müdürlüğünün 2007 yılında metre karesine 58.5 lira biçtiği görüş üzerine karar verdi. Köylüler karara itiraz edinci Yargıtay kararı bozarak dosyaya tekrar yerel mahkemeye iade etti.

‘ASKERİ YAPTIĞI SÖZLEŞMEYE UYMADI’

Mahkemenin verdiği kararın bozulmasından sonra gelen dosya tekrar görülmeye başladı. Ancak hukuksal süreç ve bilirkişi rapor tartışmalarıyla uzun süre devam eden mahkeme sürecinde 2011 yılında Tekeli Tabur Komutanlığı çözüm için kiralama yöntemine gideceğini vaat etti. Buna göre yapılan anlaşma gereği askeriye araziyi köylülerden 1 yıllığına ve 5 yıllık geriye dönük kira bedeli verilmesi üzerine sözleşme yaptı. Sözleşme tutanakları ve anlaşmalara rağmen köylülere halen ödeme yapılmadı. 16 yıldır hukuk mücadelesini sürdüren köylülerin hukuksal mücadelesinde bir sonuç çıkmayınca köylüler işgal davasını önümüzdeki günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) götürmeye hazırlanıyor.

‘ARAZİLERİMİZİN İÇİNE MAYIN YERLEŞTİRMİŞLER’

Binlerce dönümlük arazinin bir bölümüne inşaatlar yapılırken, kalan bölümü ise tel örgü çekilerek tamamına mayın döşendi. Yıllardır arazilerine giremediklerini dile getiren köylülerden Nusret Akbaş, askeriye ile iç içe yaşadıklarını belirterek, askerlerin attığı top atışlarından dolayı köyde yaşayamaz duruma geldiklerini dile getirdi. Askeriyenin zorla arazilerine girdiğini ve askeriyenin gelişiyle birlikte tarım ve hayvancılığın tamamen yok olduğunu da belirten Akbaş, tek isteklerinin işgal edilen topraklarının geri verilmesi olduğunu dile getirdi. Akbaş yıllardır hukuksal mücadeleden sonuç çıkmadığın da belirterek, dosyayı AİHM’ne taşıyacaklarını kaydetti.

BDP OLAYI MECLİS’E TAŞIMAYA HAZIRLANIYOR

Köye giderek köylülerle görüşen BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt ise, yaşananların büyük bir hukuksuzluk olduğunu belirterek, yaşanan hukuksuzluğu Meclise taşıyacaklarını kaydetti. Taburun iddia ettiği gibi geçici olmadığını da dile getiren Kurt, “Bölgede gördüğümüz manzara Tekeli Taburu’nun geçici bir tabur olarak görülen bir manzara değildir. Orada muazzam bir inşaatlaşma var. Bir bütün olarak vatandaşın tapulu arazisi işgal edilmiştir. Bu ilin mülki amiriyle yaptığımız görüşmelerde paylaşıp konuştuk. Fakat bu ilin mülki amiri kanımca bu ilde neler olup bittiğinden haberdar değildir. Yeni geldiği için gerçek tabloyu bilmiyor olabilir. Ama olan şu ki Şemdinli’nin köylerinde ilçeden 15 Km uzaklıkta konuşlandırılan geçici taburlar hem etrafındaki 8 mezraya muazzam düzeyde rahatsızlık veriyor hem de orada yaşayan insanları için tam bir kaos olmuş durumda. İnsanlar sürekli her an başımıza ne gelebilir kaygısıyla yaşıyorlar” dedi. (Hakkari/DİHA)

www.evrensel.net