Performans uygulaması öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıracak

Performans uygulaması öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıracak

Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Sultan Saygılı, 'Öğretmen Performans Değerlendirme ve Aday Öğretmenlik İş ve İşlemleri Yönetmeliği'ni yazdı.

Sultan SAYGILI
Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Başkanı 

Her gün yeni bir uygulama ile karşı karşıya kalan öğretmenler, eğitimde yaşanan başarısızlık, karmaşa ve keyfiliğin sorumlusu ilan edilerek performans değerlendirme ile de itibarsızlaştırılmaktadır. MEB, öğretmen yeterliliklerinde bilimsel, objektif ve evrensel standartlar yerine, öğretmenleri her açıdan baskı altına alacak olan ‘performans değerlendirme’ uygulamalarını hayata geçirmek için kolları sıvadı. 

Öğretmen strateji belgesi ile uygulamaya konulacak olan performans değerlendirme taslağına karşı ortak bir tavır geliştirmek konusunda bir taraftan eğitim alanında faaliyet gösteren sendikalar ile görüşürken diğer taraftan da iş yerlerine geziler düzenleyerek öğretmenlerin tepkileri üzerinde konuşarak performans değerlendirme taslağının geri çekilmesi için Eğitim Sen’in imza kampanyasını işyerlerimizde yürüttük. OHAL’in oluşturduğu korkuya rağmen öğretmenler, performans değerlendirme ile faturanın öğretmenlere kesileceğinin farkında ve bunu dile getirmekte çekince göstermiyor, hatta OHAL korkusuna rağmen imza kampanyasına katılıyorlar.

İki yıl önceki müdürlerin performans değerlendirmelerinden canı yanan öğretmenler, öğrencin, velinin yapacağı değerlendirmelerin sonucunu kestirebildiklerini belirtiyorlar. Bir öğretmen, müdürlerin iki yıl önce yaptıkları performans değerlendirmesinden örnekler vererek; “Öğretmenlerin görev tanımında para toplamak olmadığı halde, hatta para toplamak suç olarak görüldüğü halde, müdürler de öğretmenlere açıkça para toplamadınız bu nedenle puanınızı kırdım diyebildi” dedi.  

“Son zamanlarda 147, BİMER, CİMER üzerinden yapılan şikayetler üzerinden yürütülen soruşturmalar zaten öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırmıştı, bu yeni uygulama ise mesleki itibarı tamamen ayaklar altına alacaktır’’ diyerek kaygısını belirtiyor bir başka öğretmen.

Velilerin şikayetlerinden bunalan öğretmenlerden bir diğeri; “‘İki defa telefon ettim fakat bana cevap vermedi’, ‘Çocuğumun çalışmasını öğretmen takdir etmedi’ ve sınıfta oturma düzeninden söz vermeye kadar bir yığın konularda yapılan şikayetler ve bunun üzerinden yürütülen soruşturmalar, bizi mesleğimizden soğuttu, heves ve heyecanımızı azalttı, bu yeni uygulama ile telafisi mümkün olmayan sorunlar doğuracaktır” diyor.

İşyeri gezisinde sohbet ettiğimiz başka bir öğretmen, “Ben bir veli olarak da bu uygulamanın çocuğuma bir faydası olacağını düşünmüyorum. Eğitme her hangi bir yarar getirmeyen, çocuğun geleceğine hizmet etmeyecek olan bu uygulama kime hizmet edecek diye soruyorum?” dediğinde, iktidara yakın bir sendika üyesi başka bir öğretmen, “Bu iş olsa olsa hükümetin içinde kümelenmiş ‘FETÖ’cülerin işidir” diyerek topu bir görünmeze atıyor.

Bir başka öğretmen; “Öğretmenlere performans değerlendirmesi adı altında puan verilmesi ve bu puanların değerlendirme ölçütü olarak kullanılacak olması, eğitimde yeni çatışmaların ortaya çıkmasına neden olacaktır” diye ekliyor.

Bir diğeri; “Eğitimde niteliğin arttırılması için uygulandığı iddia edilen performans değerlendirme uygulamasının mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının hızla yaygınlaştığı, on binlerce ücretli öğretmenin güvencesiz olarak çalıştırıldığı, siyasi-ideolojik değişikliklerle sürekli niteliği düşürülen eğitim sistemine en küçük bir katkı sunması mümkün değildir” diyor.

MEB’in öğretmenin performans değerlendirme kriterinin, asıl amacının öğretmen niteliğini artırmak olmadığı açık. Öğretmenlerin mesleki yeterliliklerini arttırmak adı altında, asıl amaç, “Piyasacı yöntemleri hayata geçirmek, onları objektifliği tartışılır sınavlar, değerlendirmeler ve testlere tabi tutarak, ağır performans baskısı altında angarya çalışmaya yönlendirmektir”. 

Siyasi iktidarların, eğitimin niteliğinin düşürülmesindeki sorumlulukları göz ardı edilerek, eğitimdeki niteliksizlik ve sorunların sorumlusunun öğretmenler olarak görülmesi ve gösterilmesi, faturanın öğretmenlere çıkarılması, öğretmenlik mesleğini daha da itibarsızlaştırmaya hizmet edecektir. Öğretmenlik mesleği eğitim süreçleri, atanma sorunları, çalışma koşulları, iş güvencesi açısından yaşanan kaygılar, yetersiz maaşlar nedeniyle giderek değersizleştirilmiştir. Öğretmenlik mesleğini daha da itibarsızlaştırması kaçınılmaz olan eğitimde performans değerlendirme uygulamasına karşı ayrım gözetmeksizin tüm eğitim emekçileri ortak mücadele etmelidir. Başka çıkış yolu yoktur. Bazı illere başlatılan eğitim alanında faaliyet gösteren sendikalar ile ortak mücadele ile bu performans taslağının geri çekilmesi mümkün ve eğitim emekçileri, biz sendika yöneticilerine işyeri gezilerimizde her fırsatta bu beklentilerini dile getirmektedir. Sendikalar ise bu sesi, bu çağrıyı duymak zorundadır.

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Mart 2018 03:30
www.evrensel.net