Kılıçdaroğlu AB büyükelçileriyle bir araya geldi

Kılıçdaroğlu AB büyükelçileriyle bir araya geldi

Kemal Kılıçdaroğlu’nun AB ülkelerinin büyükelçileriyle toplantısında, Afrin operasyonu, seçim ittifakları, ABD, Rusya ve AB ilişkileri gündeme geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin büyükelçileriyle çalışma kahvaltısında bir araya geldi. Toplantıda, Afrin operasyonu, seçim ittifakları, ABD, Rusya ve AB ilişkileri gündeme geldi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, toplantının ardından basına yaptığı açıklamada, “Toplantı çok verimli ve kapsamlı oldu, Türkiye’nin bütün konuları ele alınmış oldu” dedi.

‘AFRİN OPERASYONU İŞGAL OLARAK NİTELENDİRİLEMEZ’

Öncelikle Afrin operasyonun görüşüldüğünü belirten Yılmaz, “Özellikle Almanya’nın farklı bir tutum içinde olduğunu gördük. Bizim Afrin operasyonuna başından beri desteğimiz malum ve o destek devam etti. Orada kent meclisinin oluşturulması bizim önerimizdi ve hükümet tarafından uygulanmaya konulmuş olmasından memnuniyet duyuyoruz. Biz Suriye’de kapsamlı çözümü destekliyoruz. Bu çerçevede de Afrin operasyonunun esasen PKK’ya ve teröre karşı bir operasyon olduğunu, bunun bir işgal olarak nitelendirilemeyeceğini vurgulamış olduk” dedi.

SEÇİM İTTİFAKI YANITI

Yılmaz, büyükelçiler tarafından CHP’nin bir seçim ittifakı düşünüp düşünmediğinin sorulduğunu da ifade ederken, “Prensipler temelinde bir ittifakın olabileceğini Sayın Genel Başkanımız deklare etmişti, bu konuyla ilgili çalışmanın sürdüğünü, partiler arası bir çalışmanın devam ettiğini açıklamış oldu” dedi.

ABD, AB ve Rusya ile ilişkiler konusunun da toplantıda gündeme geldiğini aktaran Yılmaz, “Özellikle ABD ile güven sorunu yaşıyoruz. Bu güven sorununun aşılması konusunda AB büyükelçileri partimizin ne tür bir yol takip edebileceğini merak ediyorlardı. O da kendilerine açıklanmış oldu” diye konuştu.

‘OHAL NE KADAR UZAYACAK, SORUSU’

Toplantıya katılan büyükelçilerin OHAL’in daha ne kadar uzayacağını da sorduklarını kaydeden Yılmaz, “OHAL uygulamalarının vermiş olduğu rahatsızlığı kendilerinin de hissettiklerini belirttiler” dedi. Yılmaz, “OHAL uygulamalarının toplumda kutuplaşmaya sebep olduğuna, bir an önce OHAL’in kalkması konusuna değindik” dedi.

‘SURİYELİLERİN DÖNMELERİ SAĞLANMALI’

“Suriyeli mültecilerin Türk toplumuna entegrasyonunu mu, geri gönderilmesi mi” konusunda da Yılmaz, Suriye’de barışın sağlanmasının, toprak bütünlüğünün tesis edilmesinin ardından Suriyelilerin kendi memleketlerine dönmelerinin sağlanması yönünde görüşlerini aktardıklarını belirtti.

ALMANYA’NIN TAVRI

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yılmaz, açıklamalarına atfen, “Afrin operasyonu konusunda Almanya Büyükelçisi’nin tavrının” sorulması üzerine, “Almanya’nın Afrin operasyonu konusunda farklı bir tutumu var. Maalesef, ABD orada, ayrıca Rusya orada, onlara ilişkin Almanya’dan herhangi bir ses duymadık ama Türkiye teröre karşı bir mücadele yaptığı zaman farklı bir ses geliyor. Tabii bunu biz doğru bulmuyoruz. Kendisine de ifade ettik” yanıtını verdi.

‘DIŞİŞLERİ BÜROKRASİSİ İÇLER ACISI DURUMDA’

Yılmaz, Menbiç konusunda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “ABD ile anlaşma değil anlayış birliği var” açıklamasının anımsatılması üzerine de “Dışişleri bürokrasisinin şu anda çok içler acısı bir durumda olduğunu ifade etmek isterim. Bir gün önce ‘Menbiç konusunda anlaştık’ diyorlar, arkasından ABD tekzip ediyor. ‘Yok anlaşma demedik, anlayış birliğine vardık’ şeklinde U dönüşü yapılıyor. Bunlar hoş şeyler değil” dedi.

‘PKK’NIN OLDUĞU HER YER GÜVENLİK RİSKİ’

Fırat’ın doğusu konusunda da Yılmaz, şunları kaydetti:

“ABD, orada PKK’yı açıkça himaye ediyor, bunu her defasında gösteriyor. Özellikle Menbiç bölgesinde, buranın altındaki Tabka Havaalanı’nda, daha altta Rakka’nın batısında ve Deyrizor’un batısında bir şekilde PKK’nın elinde tuttuğu o bölgeleri, yani Fırat’ın batısında tuttuğu bölgeleri, Fırat’ın doğusunda bir devlet veya federal bir birim yaratabilme karşılığında elinde pazarlık unsuru olarak tutuyor. Bu da açıkça görülüyor. Bu konudaki müzakereler, elbette Fırat’ın batısından çekilmesi, doğusuna gitmesi önemli ama PKK’nın olduğu her yer esasen Türkiye açısından güvenlik riski teşkil edecektir. Bu tanımlamaları yaparken sanki batıdan gittiği zaman doğuda bir zararı olmayacakmış gibi bir algıyla sebep alacak bu yaklaşımdan kaçınmak gerekiyor.

‘KUZEY SURİYE KELİMESİ DOĞRU DEĞİL’

‘Kuzey Suriye’ kelimesini de ilk defa duyduk. ‘Kuzey Suriye’ kelimesinin kullanılması da yanlıştır. Aynen ‘Kuzey Irak’ kelimesinin kullanılması ve sonrasında Kuzey Irak’ın bir devletleşmeye götürülmesi sürecine benzer bir şekilde, burada da ‘Kuzey Suriye’yi kelimesinin ilk defa kullanıldığını görüyoruz. Bunları da doğru bulmuyoruz.” (ANKA)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Mart 2018 15:40
www.evrensel.net