Suriye’ye dönme umudu azaldı, Ege’de geçişler hareketlendi

Suriye’ye dönme umudu azaldı, Ege’de geçişler hareketlendi

Mülteci derneklerinin temsilcileri, Suriye’deki savaşın geri dönüş umudunu azaltması ile beraber Ege denizindeki geçişlerin yoğunlaştığını belirtiyor.

Metehan UD
İzmir

Türkiye ile AB arasındaki mülteci anlaşmasının ikinci yıl dönümüze az bir süre kala Didim yakınlarında mülteci botu battı ve 15 mülteci yaşamını yitirdi. Mülteci derneklerinin temsilcileri, Suriye’de devam eden savaşın ve mültecileri Afrin’e geri gönderme söylemlerinin geçişleri hareketlendirdiğine dikkat çekiyor.

AB ile Türkiye arasında imzalanan mülteci anlaşması 20 Mart’ta ikinci yılını dolduracakken geçişlerin azaldığı Ege Denizi son günlerde tekrar hareketlendi. Uluslararası Göç Örgütü’nün verilerine göre 1 Ocak ile 14 Mart tarihleri arasında 3 bin 562 mülteci Türkiye üzerinden Yunanistan’a geçerken bu geçişlerin yaklaşık 800’ü sadece Mart ayı içerisinde gerçekleşti. Yine 2018 yılında ise 3 bin 380 mülteci geçiş yapmaya çalışırken Sahil Güvenlik Ekipleri tarafından alıkonuldu. Geçişlerin yeniden artma eğilimi göstermesi beraberinde ölümleri de getirdi. Geçtiğimiz gün Didim yakınlarında mültecileri taşıyan botun devrilmesi sonucunda 5’i çocuk 15 mülteci yaşamını yitirdi. Ege Denizi’nde yeniden yaşanmaya başlanan hareketliliğin sebeplerini mültecilerle ilgili çalışma yürüten derneklerin temsilcileri ile konuştuk. 

‘ANLAŞMA ÖLÜMLERE ENGEL OLMADI’

Uluslararası Af Örgütü Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ, son yaşanan facianın Türkiye AB arasında imzalanan anlaşmanın yıl dönümüne denk gelmesine dikkat çekerek “Bu anlaşmanın geçişe ve geçişlerdeki insan ölümüne engel olamadığı anlamına geliyor. Daha tehlikeli ve daha zor koşullarda geçmeye çalışıyorlar. Türkiye AB yetkilileri muhtemel bu ölümlü durumların yaşanmaması için daha fazla insani operasyon geliştirmelidir, arama kurtarma çalışmalarına daha fazla ağırlık vermelidir. Türkiye’deki göçmenlerin ve mültecilerin hedefinde hâlâ Avrupa olduğu ortada. Türkiye’nin uyguladığı uyum programı sorunlu olmasından dolayı mülteciler Avrupa ülkelerini hedefliyor” dedi.

Mülteci Der Başkanı Av. Eda Bekçi de “Geçişlerin yaşanmaması için hukuki önlemler alınmıyor. Politikalar kalıcı bir çözüm getirmiyor. Cenevre Sözleşmesi’nin sözleşmesi uygulanarak yasal olarak sığınma hakkı sağlanmalıdır. Bu hak verilmediği sürece düzensiz geçişlerin engellenmesi beklenemez. Bu kaçınılmazdır. Güvenlik tedbirleri kalıcı çözüm sağlamıyor. Bu sadece Türkiye’nin de sorunu değil tüm dünyanın sorunu”

‘AVRUPA YENİDEN UMUT OLDU’

Halkların Köprüsü Derneği Başkan Yardımcısı Yıldırım Şahin de Suriyeli mültecilerin her geçen gün ülkelerine geri dönüş umudunun azaldığını dile getirerek “Özellikle Afrin’e yönelik operasyonla birlikte geri dönüş umutları da azalan Suriyeli mülteciler Türkiye’de de yaşam koşulları iyileşmediği için yeniden Avrupa yollarına düşmüş durumda. Bu nedenle de Avrupa yeniden umut oldu. Ege Denizi’nde önümüzdeki süreçte geçişlerin artabileceği bir döneme giriyoruz. Avrupa Birliği sınırlarını açıp, sorumluluk almalı ve güvenli bir şekilde geçişi sağlamalı. Geçişlerin azaltılması için Türkiye’nin mültecilere statü sağlaması lazım. İnsanlar Türkiye’de hayatlarını sağlayabileceklerini bilseler bu tehlikeli yolculuğu göze almayabilirler. Türkiye’de yasal haklardan yoksunluk ve ağır sömürü hali geçişlere sebep oluyor. O yüzden Avrupa Birliği gelmek isteyenlerin önünü açmalı ve Türkiye de burada kalan insanlara statü sağlanmalı. İsteyene mültecilik statüsü isteyene de vatandaşlık vermeli.” ifadelerini kullandı.

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Mart 2018 11:25
www.evrensel.net
ETİKETLER Mülteciİzmir