AKP döneminde bitkisel yağda dışa bağımlılık arttı

AKP döneminde bitkisel yağda dışa bağımlılık arttı

CHP Milletvekili Orhan Sarıbal: Türkiye’nin yaklaşık 3 milyon tonluk bitkisel yağ arzının yalnızca 750 bin tonu yerli üretimle karşılanıyor.

Gıda sektörünün yanı sıra biyodizel üretiminde kullanılmasıyla birlikte artık bitkisel yağlar, gıda, kimya ve enerji sektörlerinde kullanılan stratejik bir ürün haline geldi. Bu gerçeği dikkate almayan hükümet bitkisel yağlara gerekli desteği vermiyor.

Giderek artan nüfusa paralel olarak bitkisel yağ talebi artmasına rağmen Türkiye’de yağ ihtiyacını karşılayacak seviyede üretim artışı gerçekleşmiyor. Giderek artan yağ açığı, tohum ve ham yağ ithalatı yoluyla karşılanıyor.

Türkiye’nin hammadde bakımından yüzde 70 oranında dışa bağımlı olduğuna dikkat çeken CHP Milletvekili Orhan Sarıbal şu bilgileri verdi: “Türkiye’nin yaklaşık 3 milyon tonluk bitkisel yağ arzının yalnızca 750 bin tonu yerli üretimle karşılanırken, hammadde ihtiyacının geri kalan (yüzde 75’lik) bölümü ithalatla karşılanmaktadır.”

AKP DÖNEMİNDE SOYA İTHALATI 4 KAT ARTTI

Hükümet sözcüleri sürekli olarak yağlı tohum üretiminin yetersizliğinden şikayet etmelerine karşılık, iktidar üretim artışı sağlamak yerine dışa bağımlılığın artmasına göz yumdu.

Bitkisel yağ ihtiyacının büyük ölçüde ithalatla karşılandığını vurgulayan Sarıbal, “Örneğin Türkiye’nin 2017 yılında soya fasulyesi üretimi 140 bin ton iken, ithalat 2.4 milyon tona ulaşarak rekor kırmıştır. 2002 yılında soya ithalatının 610 bin ton olduğu dikkate alındığında AKP döneminde soya ithalatının 4 kat arttığı ortaya çıkmaktadır” dedi.

2002 yılında 130 bin ton olan ayçiçeği tohumu ithalatının 2017 yılı itibariyle 640 bin tona yükseldiğine işaret eden Sarıbal, AKP döneminde ayçiçeği tohumu ithalatının 3 katlık bir artış gösterdiğine dikkat çekti.

YAĞLI TOHUM İTHALATI 3.2 MİLYON TONA ULAŞTI

Sarıbal yağlı tohum ithalatına ilişkin şu bilgileri verdi: AKP iktidara geldiğinde 800 bin ton civarında olan toplam yağlı tohum ithalatı AKP’nin uyguladığı yanlış destekleme politikaları nedeniyle 2017 yılında 3,2 milyon tona ulaştı. Öte yandan 2002 yılında 700 bin ton olan ham yağ ithalatı 1.4 milyon tona, 480 bin ton olan küspe ithalatı ise 1.8 milyon tona yükseldi. AKP’nin iktidarda olduğu 15 yılda toplam yağlı tohum ve türevleri ithalatı 2 milyon tondan 6.5 milyon tona yükseldi. Ödenen döviz 2002 yılında 650 milyon dolar iken 2017 yılında 3.2 milyar doları buldu.

BAĞIMLILIK NÜFUS ARTIŞIYLA AÇIKLANAMAZ

İthalattaki patlamanın nüfus artışı ile izah edilemeyeceğini dile getiren Sarıbal, “2002 yılında nüfus 66.4 milyon kişi, 2017 yılında ise 80.8 milyon kişidir. 2002-2017 yılları arasında nüfus 14.4 milyon kişi (yüzde 22 oranında) artmıştır. Oysa ithalattaki artış yüzde 400’ü bulmaktadır.

Mesele nüfus artışı olsaydı ithalat ve nüfus artışı paralellik gösterirdi. Oysa rakamlar paralellik değil uçuruma işaret ediyor.

Türkiye kendi topraklarında kolaylıkla yetiştirebileceği yağlı tohumlu bitkilerin ve bitkisel ham yağın büyük kısmını Rusya, Ukrayna, Moldova, ABD ve Arjantin’den ithal ettiğine dikat çeken Sarıbal bağımlılığı kaldıracak çözüm önerisini şöyle özetledi: Yağlı tohumlarda tamamen dışa bağımlı olan Türkiye, üretimini artırmak zorundadır. Üretim, tüketim, ithalat ve ihracat verileri üzerine oturan bir üretim planlaması yapılmalı, verilen destekler artırılmalı ve üretimi artıracak, ithalatı ve dışa bağımlılığı azaltacak bir politika uygulanmalıdır.

YAĞLI TOHUM PETROLDEN SONRA GELİYOR

Petrolden sonra en fazla döviz yağlı tohum ve türevlerine (ham yağ ve küspeye) ödeniyor. Buna rağmen yağlı tohum politikasının geliştirilmemesini eleştiren Orhan Sarıbal, politikalara yönelik eleştirilerini şöyle sıraladı: 
* Üretim maliyetlerinin aşağısında kalan fiyatlar verilen bazı desteklere rağmen hâlâ üreticiyi teşvik etmekten uzak. 
* Düşük destek ve yüksek girdi maliyetleri nedeniyle üretim değil, ithalat daha cazip hale gelmekte. 
* Türkiye’nin yağlı tohum ve ham yağ ithal ettiği ülkelerde ise üreticilere düşük fiyatlarla sunulan girdiler ve pazarlama destekleri dış ticarette de fiyatların düşük oluşmasına yol açmakta.

YAĞLI TOHUMLARDA YETERSİZLİĞİN NEDENLERİ

Türkiye’de yağlı tohum üretiminin yeterli olmayışının başlıca nedenleri Orhan Sarıbal şöyle sıralıyor:
* Üretim maliyetinin yüksek olması nedeniyle dış piyasa fiyatlarıyla rekabet edememesi,
* Birim alandaki getirinin düşük olması nedeniyle, yetiştirildikleri bölgelerdeki alternatif ürünlerle rekabet edememesi,
* Dünya ham yağ fiyatlarının Türkiye’ye göre düşük olması,
* Yağlı tohum üretiminin artırılmasına yönelik bir üretim planlamasının bulunmaması.

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Mart 2018 17:23
www.evrensel.net
ETİKETLER Orhan Sarıbal