Arçelik işçisi: Reklamda değil, fabrikada eşitlik istiyoruz

Arçelik işçisi: Reklamda değil, fabrikada eşitlik istiyoruz

Arçelik'te bir kadın işçi, fabrikalarındaki mobbing, baskı, dışlama ve yalnızlaştırmaya değinerek eşit muamele görmek istediklerini belirtti.

Arçelik’ten bir kadın işçi 

Merhaba Evrensel gazetesi okurları. 

Ben Arçelik AŞ’de çalışan bir kadın işçiyim. Geçtiğimiz hafta 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü birçok kadın farklı yerlerde kutladı. Fakat birçok kadın işçi, o kutlamaların olduğu saatlerde çalıştığı için bunlara katılamadı ya da evlerine gidip çoluk çocukla uğraştı. Belki de o saatleri ayaklarını uzatarak televizyon izleyerek geçirdi, çünkü çok yorgundu. 

8 Mart bizim için çok önemli, kız kardeşlik duygularımızın daha da katlandığı bir gün. Öyle ki daha 7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece, gerek birçok telefon mesajıyla gerek sosyal medyadan kutlama zincirleri başladı. “Bunu en çok sevdiğin kız kardeşlerine, arkadaşlarına, dostlarına gönder” diyen çiçekli mesajları almayan kadın arkadaş yoktur herhalde. Bizim kendimizi daha güçlü, daha kalabalık, daha kadınsı hissettiğimiz bir gün oldu 8 Mart. Tabii sadece işçi kadınlar arasında olan bir kutlama da olmadı bu. Sağ olsunlar, Arçelik AŞ yöneticileri de 8 Mart için bir reklam yaptı, adı da ‘EŞİT SÖZLÜK’. 

Reklam şöyle başlıyor, “Eşitsizliği yaratan senin dilin, izin verme, dur de!”... İyi, hoş, güzel de Arçelik AŞ’nin fabrikalarında çalışan kadınların eşitlik deyince ilk aklına gelen bu olmuyor. Elbetteki cinsiyetçi sözlerden yana birçok rahatsızlığımız var. Sevilen kadın arkadaşımızın birçoğu erkekler tarafından, “Adamın dibi, erkekten daha erkek” gibi sözlerle tanımlanıyor. Fakat bunun çözümü eşit sözlük gibi bir video üzerinden çözülür mü bilemiyorum? Ayrıca Arçelik AŞ’de birçok kadın çalışıyor. Fabrikalarda onların çalışma koşullarına, kadın olmaktan kaynaklı sorunlarına çözüm getiren bir yönetim anlayışınız, var mı? Yok. Örneğin; kadın işçilerin ekip sözcüsü, vardiya yönetmeni gibi mavi yakalılar arasından seçilen şef amiri olabiliyor mu? Buna kısmen “Evet, olabiliyor” cevabını verecek sadece birkaç sayılı örneğimiz var. Çünkü Arçelik, kadın erkek eşitliğine inanmıyor! Çünkü kadınların eşitlik sorunu sadece dilde!

Peki, fabrikalarda tacize uğradıklarını söyleyen kadınların başına neler geliyor? Mobbing, baskı, dışlama, dedikodu ve yalnızlaştırma! Bunun için nasıl bir çözüm öneriyor Arçelik yöneticileri? Onun da cevabı, “Kanıtlayamayız! Zaten o arkadaş da nasıl yaptı inanmak zor, sevilen bir adam, işinde de çok iyi” minvalinde oluyor.

Kadınların servis güzergahları sorunu var. Birçok fabrikada kadın dok-tor ya da kadın sağlık teknisyeni yok, revirlerde gözetlenen kadınlar var. Bunlar gibi pek çok örnek mevcut. Ama saygı değer yöneticilerimiz, 8 Mart gibi bir gün için sosyal sorumluluk projesi olarak ‘Dilimizi eşitleyelim’ diyor. Eşitleyelim tabii, eşitlenmesi gerekir, dikkat de edelim ama bizim derdimiz sadece bu değil. Fabrikalarda eşit muamele görmek istiyoruz. Sırf kadın olduğumuz için yarım görünmek istemiyoruz.

Foto: Arşiv

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Mart 2018 05:05
www.evrensel.net
ETİKETLER ArçelikMektup