Ceylanpınar davasının sonucu değerlendirildi

Ceylanpınar davasının sonucu değerlendirildi

Avukat Hüseyin Akay ve HDP'li Ayhan Bilgen, çözüm sürecinin bitirilmesine gerekçe yapılan Ceylanpınar davasının düşmesini değerlendirdi.

 

İnanç YILDIZ
Diyarbakır

Çözüm sürecinin bitirilmesine gerekçe yapılan Ceylanpınar davasının düşmesini değerlendiren davanın avukatlarından Hüseyin Akay, Türkiye için milat olan davanın bu kadar kolay kapatılmaması gerektiğini söyleyerek, bundan sonraki süreçte olayın aydınlatılması için meclisin araştırma komisyonu kurması gerektiğini belirtti. Ceylanpınar davası bir dönemin üstünün örtme çabası olduğunu söyleyen HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen ise, “Olay aydınlatılmadıkça öncesinde gerçekleştirilen Suruç, sonrasındaki Gar Katliamı’da dahil hiç bir olayın ortaya çıkarılması kolay olmayacaktır” dedi. 

Çözüm sürecinin bitirilmesine gerekçe yapılan Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde 22 Temmuz 2015 tarihinde polis memurları Feyyaz Yumuşak ve Okan Uçar’ın öldürülmesine ilişkin Urfa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 13’üncü duruşmada mahkeme kararını verdi. Davada yargılanan 4’ü tutuklu 9 kişiye cinayet suçlamasından 1 Mart 2018 tarihinde beraat kararı verildi. Tüm sanıkların beraat etmesiyle düşen davayı davanın avukatlarından Hüseyin Akay ile HDP Parti Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen ile konuştuk. 

‘DAVA BU KADAR KOLAY KAPATILMAMALIYDI’

 

Hüseyin Akay

 

 

Ceylanpınar’da 2 polisin öldürülmesinden sonra çatışmalı sürecinin yeniden başladığına dikkat çeken Av. Hüseyin Akay, bu sebeple davanın bu kadar kolay kapatılmamasının gerektiğini dile getirdi. Ceylanpınar davasının Türkiye için bir milat olduğunu ve çözüm sürecinin bitildiğini belirten Akay, “Bizce faillerin bulunması en zaruri olan şeydir. En azından bu sürecin kimler tarafından provoke edildiği, her kim olursa faillerin tespiti; özelde ölen polisleri ailelerin için genelde de tüm Türkiye’nin selameti, barışı için bulunması gereken failler, fakat maalesef şuan da ciddi bir çaba yok. Bu noktada da bizim öne sürdüğümüz şüpheler üzerinde bir araştırma yapılamadı. Kamuoyunda gerekli duyarlılık gösterilmemesi halinde çözüm sürecini bitiren dava faili meçhul kalacak. Bizim Türkiye’de yaşayan bir birey olarak bunun açığa kavuşmasını diliyoruz. Bu noktada sivil toplum kuruluşlarının, basının, siyasi erklerin üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz” dedi. 

‘MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURMALI’

Mecliste daha önce verilen araştırma ve soru önergelerinin reddedilmesi içinde konuşan Akay, “Daha önce devam eden mahkemeden dolayı meclis gerekli görmemiş olabilir. Bu işin öncelikli soruşturma yeri adli makamlardır. Fakat şuan adli makamlarda bu hususta çaresiz kaldığını, yetersiz kaldığını bir nevi itiraf etti. Bu andan itibaren toplumsal açısından yarattığı sonuçlar dikkate alınarak siyasi iktidarın bu noktada gerekli hassasiyeti göstermesi gerekir. Milleti temsil eden milletvekilin boyunların borcudur. Çünkü bu olay sadece adli sonuçları olan bir olay değil. Siyasi sonuçları da olan bir olay. Bu yanıyla siyasetin, siyasi iktidarın, güçlerin bu hususta gereken araştırma komisyonu kurmasını daha uygun buluyoruz” dedi. 

‘HİÇBİR OLAYI ORTAYA ÇIKARMAK KOLAY OLMAYACAK’

 

Ayhan Bilgen

 

 

Bir dönemin neredeyse bütün günahının Ceylanpınar Davası’na yıkıldığını söyleyen HDP Parti Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen ise, “Gerçek öyle olmasa da AKP sürecin bitirilmesini Ceylanpınar’a bağlayarak, yaklaşık 2 yıldır algı operasyonu yaptı. Gelinen noktada ne ciddi idari soruşturma süreci ne de etkin bir yargılama süreci gerçekleşti. Bu tablo sadece bir vakanın üstünün örtülmesi değil bir dönemin üstünün örtülme çabasının yansımasıdır. Olay aydınlatılmadıkça öncesinde gerçekleştirilen Suruç, sonrasındaki Gar Katliamı’da dahil hiçbir olayın ortaya çıkarılması kolay olmayacaktır” dedi. 

‘DUYARLILIK GÖSTERİLMESİ LAZIM’

Bu olayın ortaya çıkarılmasında siyasi ve toplumsal baskı ile mümkün olacağını ifade eden Bilgen, “Toplumunda bu konuda duyarlılık gösterilmesi lazım. Bir biçimde algı oluşturmaya yönelik propagandanın içinin tümüyle boş çıkarılması karşısında gerçeği anlama ve öğrenme hakkının takipçisi olunmalıdır. Siyasetin gündeminden de çıkmamalı. Az sayıda kalmış muhalif medya da demokratik kitle örgütleri de toplumun bu konuda daha etkin bir hesap sorma refleksi geliştirmesini kolaylaştırılmalıdır, desteklemelidir” dedi.  

DAVANIN GEÇMİŞİ

Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde, Suruç Katliamı’ndan iki gün sonra 22 Temmuz 2015 tarihinde Feyyaz Yumuşak ve Okan Acar adlı polisler evlerinde ölü bulunmuştu. Yumuşak ve Acar’ın kafalarına sıkılan kurşunla öldürüldüğü tespit edilmişti. Cinayetin susturucu silahla gerçekleştirildiği belirlenmişti. Bu olaydan sonra hükümet çözüm sürecini bitirmiş ve yeni çatışmalı sürecin startını vermişti. Kürt illerinde başlatılan sokağa çıkma yasakları ve operasyonlarla gündemden düşen cinayetler hala gizemini korurken, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından cinayetler bu kez Gülen Cemaati ilişkisi ile gündeme geldi. Darbe girişimi sonrası ise sanıklar hakkında tutuklama kararı veren hâkim Nurettin Bulut, darbe soruşturması kapsamında tutuklanmıştı. Ayrıca cinayeti araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi Meclis’te kabul edilmemiş, HDP’nin önerisi, AKP ve MHP tarafından reddedilmişti.

Son olarak cinayetlerle ilgili olarak evde bulunan şüpheli parmak izleri sanıklarınkiyle eşleşmemişti. Polislerin öldürüldüğü evdeki kime ait olduğu bilinmeyen 10 parmak izinden 4’ünün ise polis Burak Koru’ya ait olduğu ortaya çıkmıştı. Ancak hala görevi başında olan Koru verdiği ifadede, “evde hiç bulunmadığını” ileri sürmüştü.

 

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Mart 2018 04:20
www.evrensel.net