EMEP, Halkevleri, SYKP ve SEP: Sivil kayıp endişesi artıyor

EMEP, Halkevleri, SYKP ve SEP: Sivil kayıp endişesi artıyor

EMEP, Halkevleri, SYKP ve SEP temsilcileri, TSK ve ÖSO birliklerinin Afrin kent merkezine yaklaşmasıyla sivil kayıp endişesinin de arttığını söyledi.

Afrin operasyonu 52. gününü geride bırakırken TSK ve ÖSO birliklerinin kent merkezine yaklaşmasıyla, yaşanacak sivil kayıplara ilişkin endişeler de artıyor. Mezopotamya Ajansından Selman Güzelyüz ve Berivan Altan EMEP, Halkevleri, SYKP ve SEP temsilcileri ile görüştü. Ajansa konuşan kurum temsilcileri yaşanacak kayıpların Türkiye’de kutuplaşmayı daha da artıracağına dikkat çekti. 

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan, Afrin kent merkezine yönelik yoğunlaşan saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Sivillerin bulunduğu bir şehir merkezinin onların kendilerini koruma olanaklarının olmamasına rağmen bombalanması kabul edilebilir değildir” dedi. En başından beri operasyon yapılmaması gerektiğini savunduklarına dikkat çeken Doğan, “Farklı kültürel ve etnik yapılara sahip sivil insanların yaşadığı bir şehrin bombalanması dünyanın neresinde olursa olsun kabul edilemez” diye konuştu.

Savaşın hiç kimseye huzur getirmeyeceğini vurgulayan Doğan, şunları ekledi: “Çocuklar sokaklarda kalıyor. Çetecilerin kadınlara neler yaptığını biliyoruz. Suriye savaşıyla birlikte özellikle sivil halkın neler yaşadığını hem Irak’ta hem de tüm Ortadoğu’da açık olarak gördük. Bugün Afrin’de de aynı şeyin tekrarlanmaması gerekir.”

'HANGİ AFRİNLİ YERLEŞECEK?'

İktidar tarafından dillendirilen "Oraya Afrinlileri yerleştireceğiz” sözüne de tepki gösteren Doğan, şunları söyledi:

“Afrin’de yaşayanlar kim? Orada sadece Kürtler yaşamıyor. Ben Çerkesim ve orada Çerkeslerin yaşadığını biliyorum. Farklı kültürlerden ve etnik yapılardan insanlar savaştan kaçarak oraya yerleşti. Ama şimdi oradakileri dışarı atıp, oraya hangi Afrinlileri yerleştirecekler. Türkiye’ye Afrin’den göç etmiş kimse yok. Suriye’den çok göç edenler var ama bunlar Afrinliler değil.”

'TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI BARIŞ POLİTİKASI OLMAK ZORUNDADIR'

Afrin operasyonunun tek bir kişinin savaş istemiyle başladığını kaydeden Halkevleri Eş Başkanı Dilşat Aktaş, “Bizler öncelikle bu memleketten her türlü savaşa karşı duranlar, ‘Savaşa hayır’ diyenler olarak savaşın son bulmasını istiyoruz. Sivil kayıplarının artması bizim topraklarımıza daha fazla kan getirecek demektir. Bölge halkları arasındaki kutuplaştırmayı arttıracaktır. Türkiye’nin bugün dışa yönelik izleyeceği politika barış politikası olmak zorundadır. İçerde ve dışarıda barışı sağlayana kadar toplumsal muhalefetin tüm kesimleriyle savaşın karşısında barışın yanında olacağız” ifadelerini kullandı.

‘AFRİN’DE YAŞAYANLAR GÖKYÜZÜNDEN Mİ İNDİ?’

Afrin merkezine yapılacak bir operasyonu insan hakları ihlali olarak niteleyen Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Ahmet Kaya ise operasyonun merkezde yapılması ile sivil ölümlerinin yaşanmasının kaçınılmaz olacağına dikkat çekti. Kaya “Bu çıkmaz yoldur. Bizlerin iktidara en acil çağrısı, bu tür amaçlardan vazgeçerek Afrin’e yönelik saldırıyı durdurmasıdır. ‘Afrin’i Afrinlilere teslim edeceğiz‘ söylemi kesinlikle gerçekle ilgisi olmayan bir şeydir. Afrin’de yaşayan 850 bin kişi kimdir? Bunlar oraya gökyüzünden mi indirildiler? Dolayısıyla Afrin’e saldırı durdurulmalı. Afrin’in Suriye savaşından bu yana barış vahası olduğu göz ardı edilmeyerek, Afrin’i Afrinlilere bırakarak sahadan çekilmek gerekir.” dedi.

BU OPERASYON 2019 SEÇİMLERİ İÇİN GERÇEKLEŞTİ

Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) Başkanı Güneş Gümüş, savaş sürecinin zamanlamasına dikkat çekerek, “Tek adam rejimin inşa edilmesi için Türkiye’nin bir savaşa ihtiyacı var. Buradan elde ettikleri başarı üzerinden 2019’a giden yolda arkalarındaki bu milliyetçi desteği arttırmayı istiyorlar. Yani Erdoğan önümüzdeki bir seçimde yüzde 50’nin üzerinde bir destek kazanabilmek için bu savaşı bir araç olarak düşünüyor” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Mart 2018 14:15
www.evrensel.net