8 yüz, 8 hikaye

8 yüz, 8 hikaye

Ercan Koç, '8 Yüz 8 Hikaye' adı altında İsviçre’nin Basel kentinde açılan fotoğraf sergisi ile ilgili yazdı.

Ercan KOÇ
Basel

Ülkelerin iklimlerini, yaşam koşullarını, törelerini, toplumsal değer ve normlarını ve buna benzer özeliklerini yansıtan sayısız belgesel, kitap, film ve gezi broşürleri bir insanın yüz ifadesine yansıyanlar kadar etkileyici ve gerçekçi olamaz. Hele bu insanlar kadın ise daha çabuk ve net anlaşılır.

Değişik ülkelere yaptığım gezilerde sayısız kadınla sohbet ederek yaşamları üzerine detaylı bilgiler edindim. Vietnam’ın Hoi An şehrinde sokakta sebze satarak geçimini sağlayan yaşlı nine, işi gereği öğrendiği İngilizcesiyle kısa yanıtlar ve sorularının eşliğinde, sardığı sigarasını dudaklarına yerleştirdikten sonra, bir yandan bir yabancının  merakını gidermeye çalışırken diğer yanda müşterilerine hizmet etmeye çalışıyordu. Vietnam Savaşı konusu açılınca başını çevirdi, konuşmak istemedi, sigarasından aldığı nefesin dumanı daha yoğun yükseldi gökyüzüne.

Sergi

MUZİP, ŞAKACI VE MUTLU

Yarim saatlik sohbetin sonunda, alt dudağına yapışan sigarası tütmüyordu artık “De git adam başımdan” dercesine başından kovduğu yabancının objektifine muzip, şakacı ve mutlu bir yaşlı olarak takıldı. 

Sergi

Özbekistan’ın Samarkand kentinde yemek için girdiği restoranda boş masa arayan nine, davet üzerine masama gelerek tam karşımda oturarak, Özbekçe bir şeyler konuştu. Yan masada Türkçe bilenlerin yardımıyla, ninenin gençlik yıllarını konuştuk, onun gençlik yılları Sovyetlerdeki sosyalizm yıllarıydı. O dönem hastanelerin ücretsiz hizmetlerini, okullarındaki eğitim düzeyini, işsizliği ve daha başka güzel yaşam koşullarını anlatı. Yılların ağır yaşam koşullarından dolayı yüzüne oturan çizgiler yürekten gülüşünü etkilemiyordu. Söz, uzayan kır düşmüş sakallarına gelince, “Dokunmuyorum geleneklerimize göre onlar kutsaldır, kesmek günahtır” diyerek toplumsal bir değerin taşıyıcılığını yapıyordu. 

Sergi

Hindistan Bombay kentinde çalışan sokak temizlikçisi kadın sıcak havada bir binanın gölgesine sığınarak verdiği molada ellini çenesine koyarak bir yabancının meraklı fotoğraf çekişini izliyor.

Sergi

Pakistan sınırına yakın Khairpur kentinin eski feodal derebeylerinin yaşadığı kalenin kapısında turistlere hediyelik eşya satan güzel güzlü kadın, yüzüne, kulaklarına ve burnuna taktığı sayılı takıyla güzelliğine güzellik katmıştı. Dikkatleri, ağzına koyarak çaldığı enstrüman ve takılarına toplayarak hayatını kazanmaya çalışıyordu.

Sergi

Çin’de omzunda iki tarafta asılı meyveleri taşırken, başında taşıdığı yuvarlak şapkası altındaki başını geriye çevirerek atığı bakış,

Sergi

bir öpücük gönderen Kürt öğrenci,

Sergi

bakışlarıyla oğlunun evine konuk olan likya yürüyüşçülerine “Yine elin gavuru mu geldi?” diyerek bir kızgınlık bakışı gönderen Muğlalı nine gibi tüm kadınlar, yaşamın bütün değerlerini yüzlerinde taşıyorlar. Yaşlılıkları, zor yaşam koşulları, buruşuk yüzlerine her gün bir çizgi olarak eklenirken sanki yaşlandıkça güzelleşiyorlar. Güzelliğin ne kadar göreceli bir kavram olduğunu gösteriyorlar. Kameraya düşen ve yüzlerindeki kırışıklarda gizli olan sevinç, üzüntü, tolerans, yaşam koşulları, iklimin özelikleri bir tablo gibi önümüze seriliyor.

Sergi

Hong Kong’da çok güzel giyinmiş ve takılarını takarak parkta torunlarını gezdiren emekli bir kadınla tanışmıştım. 

Belki de ülkeleri ve değerleri veya toplumsal gelişmeyi anlamak için kadınlarımızın yüzüne bakmak yeterli... Onların yüzleri, içinde yaşadıkları toplumun aynasıdır. 

Bunun için bir fotoğraf, bir hikaye kadar etkileyici ve çarpıcıdır. Bir şarkının melodisinden daha sarsıcı ve düşündürücüdür. İnanmayanlar, kadınlarımızın yüzüne ve cesaretleri yetiyorsa gözlerinin içine bakmalılar. Size sözsüz uzun ve sarsıcı hikayelerini anlatacaklardır. Kameramla izlediğim bu hikayeleri anlatmak için “8 Yüz 8 Hikaye” adı altında İsviçre’nin Basel kentinde açılan fotoğraf sergim, mart ayı boyunca izlenmeye açık kalacaktır.

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Mart 2018 05:07
www.evrensel.net
ETİKETLER Ercan Koç