Pazarın lideri, işçisinin düşmanı

Pazarın lideri, işçisinin düşmanı

Tek Gıda-İş Sendikasına üye oldukları için işten atılan Frito Lay fabrikası işçileri, fabrikanın kendileri üzerinden sürekli büyüdüğü ancak işçilerin haklarını vermediğini söyledi.Sendikalaşma çalışması nedeniyle fabrikadaki üç işçi işten atılırken, içerde çalışmaya

Halil İmrek / Burak Şefkat

Sendikalaşma çalışması nedeniyle fabrikadaki üç işçi işten atılırken, içerde çalışmaya devam eden sendika üyeleri üzerinde de baskılar artarak devam ediyor.

İşten atılan işçilerden Soner Tuzlalı, fabrikanın kuruluşundan beri çalıştığını anlatarak, “Kuruluş aşamasında gelen yağlı makineleri silerek başladım bu fabrikada çalışmaya. Şimdi anayasal hakkımı kullanmak istediğim için hiçbir açıklama yapılmadan işten atıldım” dedi, Tuzlalı, “Ne hikmetse yasal hakkımızı kullandığımızda başımıza gelmeyen kalmıyor. Frito Lay Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ, bize bir tebligat gönderdi. Kendileri de sendikanın herkesin hakkı olduğunu kimsenin sendikaya üye olmaya ya da üyelikte çıkarılmaya zorlanamayacağını yazmışlar. Ardından bizim yapmadığımız bir dizi hareketler sıralamışlar. Güya biz işçileri tehdit etmişiz, baskı yapmışız. Kendileri işçileri toplayıp ‘istifa edin sendikadan yoksa işten atılırsınız’ diyorlar bu baskı olmuyor, biz arkadaşlarımızla bir araya gelip sendikalaşalım haklarımız daha geri gidiyor deyince bu suç oluyor. Böyle bir adalet olur mu?” diye sordu.
Düne kadar patrona göre fabrikada kendilerinden daha iyisinin olmadığını aktaran İsmail Can ise “Sendikalaşmaya başladığımız zaman en kötüsü biz olduk” dedi.

SAVUNMAMIZ DAHİ ALINMADI

Fabrika, işten atılan üç işçiyi önce 15 günlük ücretli izne ayırmış. Ardından işçileri çağırıp işten atmış. İşten çıkışlarının organize sanayi bürosunda verildiğini belirten Tuzlalı, “Üçümüzü çağırdılar, Organize sanayi bürosuna. Bizim fabrikanın ve organizenin güvenlik görevlileri var. Onun üzerinde güvenlik görevlisi. Bize ‘hiçbir hak talep etmiyoruz’ şeklinde kâğıt imzalatmak istediler. Biz kabul etmedik. Daha sonra noter aracılığıyla işten atıldığımıza dair kâğıt geldi. 4857 sayılı iş kanunun 25. maddesinin 2. bölümü gereğince tazminatsız işten attılar. İşsizlik sigortasından dahi faydalanamıyoruz” diye konuştu.
Ellerine geçen belgeye göre şirketin yurt dışı yönetiminin bilgisi dahilinde bağımsız soruşturma yapıldığı, müfettişlerin incelemede bulunduğu ve kendilerinin savunmasının alındığının yazdığını hatırlatan Tuzlalı, kendilerine bir şey sorulmadığını ve savunmalarının da alınmadığını anlattı. Tuzlalı, “Güya şirketin Amerika’da olan genel merkezindeki SPEAK-UP şikâyet hattına şikayet gitmiş. Onlar da gelip incelemelerde bulunmuşlar. Böyle komik bir gerekçe olur mu? Hadi diyelim böyle bu gelenlerin yüzünü niye biz görmedik. Madem biz yargılıyorlar niye savunmamızı almıyorlar?” diye sordu.

ANTEP GİBİ YAPSAK

İşe iade ve alacak davası açtıklarını vurgulayan İsmail Can, bir taraftan hukuk mücadelesi sürdürdüklerini diğer taraftan da sendikalaşma çalışmasına devam ettiklerini ve kısa zamanda sonuç alacaklarını söyledi.  Memlekette olan biteni de az çok takip etmeye çalışan işçiler, Antep tekstil işçilerinin direnişinden haberdar olmuş, kimi internetten kimisi gazetemiz ve Hayat televizyonundan görmüş. “Aslında bizim de Antep işçileri gibi yapmamız lazım. Kapıya dökülsek o zaman sen gör sendikayı nasıl kabul ediyorlar” diyen işçiler, iki üç ay içinde fabrikanın yarısından fazlasını sendikaya üye yaptıklarını, sendikalaşma ile birlikte baskıların arttığını vardiya çıkış ve girişlerde müdürlerin sendikayı karaladığını, sendikaya üye olunmaması için elinde geleni yaptığını söylediler.

MESLEK HASTALIKLARI ARTIYOR

Fabrikada çalışan işçilerin çoğunluğu 25-40 yaşları arasındaki genç işçiler. Fabrikadaki ağır çalışma temposuna dikkat çeken bir işçi, “Sırtımızda bir kırbaç eksik, durmadan çalışıyoruz, performans diye bir uygulama var, teknoloji ile yarışıyoruz.

Fakat biz etten kemikten insanlarız, makine değiliz ki nereye kadar” diyor. Yoğun iş temposundan dolayı ve sürekli ayakta çalıştıkları için işçilerde meslek hastalıkları başlamış. En çok bacaklarda varis ve bel fıtığı rahatsızlığı görülüyor. Bel fıtığına yakalanan, raporu olan veya ameliyat olana ise çıkışı veriliyor. İş performansının çok iyi çıktığını kendisine ödül olarak hediyeler verildiğini anlatan başka bir işçi, sendika üyesi olduktan sonra performansının düşük olduğuna dair uyarı aldığını anlatıyor.

Fabrikanın üretimini de yakından takip eden işçiler, bir günde 1 milyona varan paket cipsler ürettiklerini söylüyorlar. Bir kilo patatesin 1 TL bile olmadığını ama bir kilo cipsin 18 TL olduğunu söyleyen işçiler, fabrikaya bu kadar kar etmelerine rağmen, maaşlarında bir iyileşmenin olmadığını söylüyorlar. (Tarsus/EVRENSEL)


PAZARININ LİDERİ

Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan Frito Lay fabrikası, 2007 yılında üretime başlamış. Şirket, Türkiye’nin dört bir yanına yayılan satış ve dağıtım ağıyla büyük karlar elde ediyor. Lay’s, Ruffles, Doritos ve Cheetos olmak üzere dört uluslar arası cerez markanın yanı sıra, yerel markaları, A La Turca, Çerezza ve Rocco ile faaliyet gösteren şirket, Türkiye’deki atıştırmalık ürünler pazarının lideri konumunda. Frito Lay dünya pazarının ise yüzde 80’ini kontrol ediyor.
Pazarın tüm fırsatlarına yanıt verecek şekilde kendini sürekli olarak yenileyen, çeşitliliğe önem veren ve sürekli büyüyen firmanın Tarsus fabrikasında 430 işçi çalışıyor.

www.evrensel.net