16'ncı Bağımsız İktisat Kongresi sona erdi

16'ncı Bağımsız İktisat Kongresi sona erdi

16'ncı Türkiye Üniversite Öğrencileri Bağımsız İktisat Kongresi kriz, gelir eşitsizliği ve öğrenci yoksulluğu tartışmaları ile sona erdi.

Bu yıl 16'ncısı düzenlenen Türkiye Üniversite Öğrencileri Bağımsız İktisat Kongresi’nin son gününde, dünya krizleri ve etkilerinden gelir eşitsizliği ve öğrenci yoksulluğuna birçok başlıkta tartışma yürütüldü.

Türkiye Üniversite Öğrencileri Bağımsız İktisat Kongresi son gününde kriz, gelir eşitsizliği ve öğrenci yoksulluğu üzerine tartışmalarla sona erdi.  3 gün boyunca ODTÜ’de yapılan kongrede öğrenciler günün ilk oturumda, “Krizlerin Dış Ticarete Etkileri” üzerine sunum yaptı.

‘DÜNYA KRİZDE İKEN SSCB’DE SANAYİ ÜRETİMİ ÜÇ KAT ARTTI’

İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslarası İlişkiler öğrencisi Altuğ Erten Osmanoğlu,1929'da çoğu ülkenin savaş yorgunu olduğunu ve ağır anlaşmaların altında kalan ülkelerin daha fazla ezildiğini belirterek, kendi bilinçlerini kaybeden halk kitlelerini kontrol altına alan faşizm ve nasyonal sosyalist fikirlerin etkisi ile insanların 2. Dünya Savaşı’na sürüklendiğini belirtti. Osmanoğlu, aynı dönem içerisinde SSCB'nin planlı ekonomisinin sanayi üretimini üç kat arttırdığını ve çiftçilerinin büyük bir çoğunluğunu da kolektif üretime dahil ederek tarım sorununun önemli bir kısmını çözdüklerini ekledi. SSCB'nin varlığının kapitalist ülkeler açısından tehdit oluşturduğuna değinen Osmanoğlu, bu krize Marx'tan da yararlanan fakat kapitalist ekonomi modeli içerisinde çözüm bulan Keynes'in yetiştiğini kaydetti. Osmanoğlu, bu dönemin ardından Avrupa'da sosyal devlet uygulamalarının arttığını kaydetti.

‘TÜRKİYE’DE EKONOMİK SIKINTILAR İLERLİYOR’

2008 krizi döneminde Türkiye'yi değerlendiren Osmanoğlu, teğet geçtiği söylenen krizin derinlikli bir şekilde işlendiğini söyledi. Osmanoğlu, Türkiye'nin bölge politikasının rüzgarın estiği yöne doğru ilerlediğini ve bu durumun ekonomik sorunları ilerlettiğini belirtti.

‘YETERSİZ VE EKSİK POLİTİKALAR KRİZLERİ ARTIRIYOR’

Yaşar Üniversitesi öğrencisi Merve Keser, 24 Ocak kararları ile devlet müdahelesini en aza indirilmesinin önünün açıldığını belirterek, Körfez krizi ile tarım ihracatının oranının azalırken sanayi ihracatının oranının arttığını kaydetti.  Keser “Denetleyici ve düzenleyici kurumların yetersizliği ve eksik politikalar krizlerin etkisini arttırmış ve istikrarlı olmayan ekonomi ihracatın daralmasını sağlamıştır” dedi.

‘DÜNYADAKİ MÜLKÜN YÜZDE 82’Sİ NÜFUSUN YÜZDE 1’İNDE’

Günün “Gelir Eşitsizliği ve Toplumsal Yansımaları” başlıklı  ikinci oturumda Ankara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisi Latif Koralp gelir eşitsizliği ve eşitsizliğin yaşandığı ülkeler arasındaki durum üzerine tartışarak, gelir eşitsizliğine karşı nasıl mücadele edileceği hakkında çözüm önerilerini sundu. Şu anda dünyadaki toplam mülkün yüzde 82’sinin toplam nüfusun yüzde 1’inin, geride kalan mülkün yüzde 18’lik kısmının ise,  nüfusun %99’un elinde bulunduğuna dikkat çekti.

‘TÜRKİYE’DE SENDİKALAŞMA YÜZDE 12’

Türkiye ile Almanya’yı gelir eşitsizliği bakımından karşılaştıran Koralp,  gelir eşitsizliğinin ana nedeninin devletin durumu olduğunu söyleyen insanların oranının Türkiye’de yüzde 50, Almanya’da yüzde 20 olduğunu kaydetti. Koralp, Türkiye’de sorunun asıl sorumlusu olarak devlet gösterilirken, gelişmiş ya da gelişmekte olan diğer ülkelerde asıl sorumlunun sistemin kendisi olarak gösterildiğini belirtti. Bunu işçi ücretlerinin azlığının takip ettiğini belirten Koralp, sendikalaşmadaki eksikliklere dikkat çekti. Koralp, sendikalaşma oranlarının Türkiye’de yüzde 12, Finlandiya’da yüzde 62 olduğunu söyledi.  Türkiye vatandaşlarının sadece hayati ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar para kazanabiliyorken, Norveç vatandaşları hayatsal ihtiyaçları dışında başka mal ve hizmetlere de para ayırabildiğini vurgulayan Koralp, “Türkiye’deki işsizlik oran yüzde 11-12, Norveç’in işsizlik oranı yüzde 4.2” dedi.

‘EŞİTSİZLİK BÜTÜN DÜNYADA ARTIYOR’

Yaşar Üniversitesi’nden Gizem Erbaran, gelir eşitsizliğinin sadece Türkiye’de değil, dünyanın dört bir yanında arttığının altını çizdi. Bunun sebebinin servet dağılımındaki eşitsizlik olduğuna dikkat çeken Erbaran, verginin Türkiye’deki gelire olan payının yüksek olduğunu belirtti. Gelirin göçten, siyasi politikalardan  nasıl etkilendiğini anlatan Erbaran, toplumun sağlıklı işleyebilmesi için gelir eşitsizliğinin azaltılması gerektiğini söyledi.

‘ÖĞRENCİLER TEMEL İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMIYOR’

“Türkiye’de Taşra Üniversitelerinde Öğrenci Yoksulluğu ve Yoksullukla Baş Etme” üzerine olan son oturumda ise,  İnönü Üniversitesi’nden Esra Tunç ve Merve Tüter, yoksulluğun öğrencilere nasıl yansıdığını anlattı. Birlikte yaptıkları araştırmayı paylaşan Tüter, İnönü Üniversitesi’nde öğrencilerin istedikleri hizmetlere ve mallara ulaşması bir yana temel ihtiyaçların bile düzenli bir şekilde karşılanamadığını belirtti. Tüter öğrencilerin maddi olarak, devletten veya özel vakıflardan alınan burslarla, aile geliri ve yarı-tam zamanlı çalıştıkları işlerle geçimlerini sağladığını kaydetti. Tüter, “Öğrencilerin iş bulma imkanı pek mümkün değil. İş bulabilen öğrencilerin de çalışma koşulları bakımından sağlıklı olmayan ortamlarda çalıştıkları gerçeği karşımıza çıkmaktadır” dedi. Araştırmada öğrencilerin yaşadıkları sıkıntıları paylaşan Tüter ve Tunç, bu sorunlar arasında ders kitabı alamayıp fotokopi ile üniversite bitirme, en az parayla eğitimlerini tamamlama, işin niteliğine bakmadan bir işte çalışabilme, yaşadıkları sınıfsal gerilim, eğitim sistemin kendilerinin aleyhinde var oluşu ve borçlanma olduğunu belirtti. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER İktisat Kongresi