İzmir’i İstanbul’a çevirecek planlar yeniden askıda

İzmir’i İstanbul’a çevirecek planlar yeniden askıda

İzmir’i İstanbul’a çevirecek Konak 1. Etap planları yeniden askıda. Planı yargıya taşımaya hazırlanan ŞPO planın getireceği tehlikelere dikkat çekti

Metehan UD
İzmir

İzmir’i İstanbul’a çevirecek, Konak 1. Etap planları yeniden askıda. Basmane Çukuru’nu da kapsayan bölge için yüksek yapılaşma olanağı sunan planlar mahkemenin iptal gerekçeleri dikkate alınmaksızın bir kez daha hazırlandı. Planı yargıya taşımaya hazırlanan Şehir Plancıları Odası planın getireceği tehlikelere dikkat çekti. 

Bir süredir artan yapılaşma oranı dikkat çeken İzmir’de, inşaat sermaye gruplarını sevindirecek yeni planlar geldi. Alsancak Limanı ile Konak Pier arasında kalan bölge ile Kahramanlar’daki toplamda 206 hektarlık alanı kapsayan Konak 1. Etap 1/5000’lik Nazım İmar Planları askıya çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan planlar ile birlikte bölgenin tamamına yakını ticaret, turizm ve konut alanı olarak ilan edilirken kamuoyunda Basmane Çukuru olarak da bilinen parsel ile birlikte genişçe bir alan için de yüksek yapılaşma (601/ha üstü) izni çıktı. 5 binlik planla birlikte revize edilebilecek binlik planlarla bu bölgelere rezidans olarak bilinen Bayraklı’daki gibi yeni gökdelenler dikilebilecek. İlk olarak 2015 yılında askıya çıkan planlar TMMOB tarafından açılan dava ile iptal edildi. Mahkeme planların, şehircilik ilkelerine aykırı olduğunu belirtirken kent silüetine olumsuz etkisine ve otopark sorununa dikkat çekmişti ancak yeni planlarda da bu sorunlara çözüm bulunmuyor. Planlara karşı bir kez daha dava açılacak. 

DAVA İLE İPTAL OLAN PLANIN TAMAMEN AYNISI

Planları gazetemize değerlendiren Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi 2. Başkanı Uğur Bayrak daha önce iptale gerekçe olan itirazların dikkate alınmadığını dile getirdi. Bayrak “Otopark sorununu eğitim alanları içerisinde çözmek gibi bir gayret vardı. Burada çözemeyeceği belliydi. Şimdi bu plan notunu tamamen kaldırmışlar ama yerine hiç bir öneri yok. Bilirkişinin talebi yine gerçekleşmemiş oldu. Bu otopark sorununun devam edeceği anlamına taşıyor. Ulaşımla ilgili herhangi bir gelişme yok. Diğer konularda da 2015’te çıkan ve dava ile iptal olan planın tamamen aynısı” dedi. 

‘YAPILAŞMA NASIL KONTROL EDİLEBİLECEK?’

Yapılaşma kararlarının nasıl kontrol edilebileceğine yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığını da ekleyen Bayrak “Kent siluetine de ilişkin bir karar yok. Bundan sonra yapılabilecek herhangi bir binlik plan değişikliğinde ne olacak? Alt ölçekli planda istediği noktaya kadar gidebilecek. Kent içerisindeki ticaret, ulaşım ve trafiğin alt ölçekli planlarda nasıl kurgulanacağına dair hiç bir cevap yok. Bundan sonraki sürece atmış oluyor. Üst ölçekli bir planda temel olarak bu kurgunun oluşturması lazım. Örneğin Alsancak bölgesinin siluetini belirterek bunu geçemez demesi lazım. Cephe, yön tariflemesi lazım, bunu da yapmıyor. Artan nüfusun ileride çıkaracağı taleplere ilişkin planlama da bulunmuyor” ifadelerini kullandı. 

‘SİT BÖLGELERİNİN SİLÜETİ OLUMSUZ ETKİLENECEK’

Planlarda kaç kişinin yaşayacağı, kaç kişiye kaç metrekare yeşil alan, eğitim alanı ve sağlık tesisi ayrıldığının sorusunun cevaplarının olmadığını da dile getiren Bayrak “Planın hayata geçmesi ile birlikte İstanbul kent merkezindeki yoğunlaşmış kötü doku İzmir’e de taşınmış, uygulanmış olacak. Bayraklı’daki yeni kent merkezi ayrılırken kentin ticaretinin o bölgeye taşınması planlandı, Alsancak daha çok kültür merkezi olacaktı, küçük ticari birimler yer alacaktı ama bunu öngörebilmek çok zor. Planda kentsel sit alanları kapsam dışı bırakılıyor ama bunu yapsa bile bütünleşik bir plan onaylaması lazım. Kentin içindeki bir dokuyu planın dışında bıraktığın zaman daha sonra o doku nasıl adapte edebilecek? Sit alanlarının etrafına silüetini olumsuz etkileyecek yüksek yoğunluklu ticaret alanları dikilebilecek” dedi. 

‘PLANLAR KATILIMCI HAZIRLANMALI’

Planın kente dair yeni çözüm önerileri sunmadığını aksine yeni sorunlar getirdiğini ifade eden Bayrak şunları söyledi: “Planlarda geçmişteki hatalar tekrarlanmamalı. Bir belediye kente sahip çıktığına inanıyorsa ve buna istinaden bir çalışma yapıyorsa bunun katılımcı olması lazım. Katılımcılık gerçekleştirilmediği zaman her plan bireysel ürünler gibi çıkmaya başlıyor. Özellikle Alsancak’taki tarihi bir bölgede yüksek yapılaşma yoğunluğuna gidebilecek kararların önünü açabilecek uygulamaların yapılmaması lazım.” 

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Mart 2018 06:18
www.evrensel.net