Avukatlar özgürlük ve bağımsızlık istedi

Avukatlar özgürlük ve bağımsızlık istedi

5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle birçok ilde basın açıklamaları ve yürüyüşler gerçekleştirildi. Yapılan açıklamalarda yargı organlarının ekonomik ve siyasal güç olarak kullanıldığı, yargının yeniden yapılandırılmak istendiği bir süreçte, 5 Nisan Avukatlar Günü’nün mücadele

Ankara’da ÇHD üyesi avukatlar adliye önünde cüppeleriyle toplanarak, 5 Nisan Avukatlar Günü’nde sorunlarının giderek arttığına dikkat çekti.

Burada konuşan ÇHD Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz, “Savunma ve adil yargılanma hakkı”nı konu edinen avukatlık mesleğinin sermaye çevrim alanına dönüştürülmeye çalışıldığını, her biri birer ekonomik ve siyasal güç odağı olmaya aday avukatlık tekellerinin geliştirildiğini söyledi.

Yılmaz, avukatlık mesleğinin kamu hizmeti niteliğinin gün geçtikçe aşındırıldığına da dikkat çekti. “Ücretli avukatlık, avukatlığın serbest icrasının gerektiği güvencelerin bağımlı çalışan avukatlara tanınmadığı kuralsız bir uygulamaya dönüşmüştür” diyen Yılmaz, baroların, avukatların mesleki bağımsızlık, ücret, çalışma saatleri, çalışma koşulları, tatil hakkı gibi uygulamaları gerçekleştirmesi gerektiğine vurgu yaptı.

AVUKATLARA SALDIRILAR ARTIYOR

Savunmanın da yargının da bağımlı olduğu koşulların sonucu olarak, Emniyet binaları ve cezaevleri başta olmak üzere avukatların, kişisel ve siyasal yargının hedefi haline geldiğini kaydeden Yılmaz, özgürlük hukukunun hukuk uygulayıcıları tarafından dahi yeterince özümsenemediği ülkede avukatların pek çok saldırı ve engelleme ile karılaşmasına şaşırmamak gerektiğini belirtti. Saldırılar sonucu hayatını kaybeden, yaralanan ve değişik şekillerde görevini yapması engellenen çok sayıda avukatın olduğunu ifade edilen Yılmaz, sürecin avukatları taraf olmaya zorladığını söyledi. Yılmaz, “Ya adil yargılanma ve savunma hakkı, mesleğin bağımsız, etik kuralları için mücadele edeceğiz ya da sermayenin çarkları arasında, her gün yeniden üreten dişlileri olacağız” dedi. Yılmaz, demokratik ve özgür bir toplum için birlik, dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı.

AVUKATLAR, YARGI BAĞIMSIZLIĞI İÇİN YÜRÜDÜ  

İstanbul’da cüppeleriyle Beşiktaş İskele Meydanı’nda bir araya gelen avukatlar, “Düşünceye ve Savunmaya Özgürlük; Yargıya Bağımsızlık” pankartının arkasında İstanbul Adliyesi’ne kadar “Özgürlük ve bağımsızlık” talebiyle yürüdü. Yürüyüşün ardından hazırlanan ortak basın metni Av. Ercan Kanar tarafından okundu.

Avukatlar olarak savunmakla yükümlü oldukları evrensel hukuk ilkeleri, temel hak ve özgürlükler ve özellikle düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki karanlık tabloya olan isyanlarını paylaşmak üzere toplandıklarını belirten Kanar, bugüne kadar gazetelerin kapatılmasına, bombalanmasına, kitapların toplatılmasına, yazarların, gazetecilerin yüzlerce yıllık hapis cezalarına tanık olmakla birlikte, son olarak özel yetkili savcılık ve mahkeme tarafından gazeteci/yazar Ahmet Şık’ın henüz yayınlanmamış kitabına el konulması, tüm nüshalarının toplatılması, bilgisayar hard disklerinden silinerek imha edilmesi, basın ve ifade özgürlüğüne yönelen tehdidi farklı bir aşamaya sıçrattığının altını çizdi. Kanar, kitap nüshalarını elinde bulundurup da savcılığa teslim etmeyenlerin örgüt üyesi olarak suçlanacağına ilişkin yargısal işlemin ise, “İddia ve yargılama makamını birleştirerek ve savunmayı tümüyle yargı dışına sürerek, engizisyon hukukuna doğru bir adım attırdığını” ifade etti.

‘HAKİKAT KOMİSYONU TALEBİNE CEVAP VERİLMEDİ’

Kanar, sıkıyönetim ve OHAL rejimi boyunca halka karşı işlenmiş işkence, gözaltında kaybetme, yargısız infaz, suikast, sabotaj ve toplu mezarlardan sorumlu özel harp, JİTEM ve kontrgerilla unsurlarının yargılanması, toplumun adalet ve hakikat arayışlarına cevap verecek Hakikatleri Araştırma Komisyonları’nın kurulması talebine sessiz kalındığına da dikkat çekti. Bunun yanı sıra yıllardır sürdürülen savaş ortamıyla barışa ulaşmalarının engellendiğini, sadece anadilde savunma yapmak isteyen insanların bile yıllarca tutuklu kaldığına işaret eden Kanar, yaratılan çatışma ortamının, her türlü demokratik hak ve özgürlüklere, hukuka aykırı müdahalelerin de gerekçesi haline getirildiği vurguladı.

Hak-hukuk tanımayan devlet ve vatandaşının haklarını bilmediği, hak aramaktan çekindiği bir toplum düzeni varlığını sürdürmeye çalışırken, 5 Nisan’ın bir kutlama günü olamayacağını kaydeden Kanar, “Her türlü iktidar odağından gerçekten bağımsız olan biz demokrat ve özgürlükçü avukatlar olarak; düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki bütün engelleri ortadan kaldırmak, savunma hakkımız üzerindeki baskılara, engellemelere son vermek ve her türlü ‘Özel Mahkeme’nin varlığına dün olduğu gibi bugün de karşı çıkmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. (HABER MERKEZİ)


Adana’da ÇHD Şube binasında gerçekleşen basın açıklamasını Şube Başkanı Taylan Özgür Eker okudu.

Avukatlar gününün şatafatlı balolar, resepsiyonlar ve törenler düzenlenerek kutlandığını dile getiren Eker, 5 Nisan Avukatlar Günü’nün hak ihlallerinin ve her türlü hukuksuzluğun katlanarak arttığı bir ülke gerçekliğinden uzak bir kutlama günü olarak ele alınacağını aktardı. Mesleğin içinde bulunduğu ekonomik şartların avukatlığı bağımsız ve ilkeli bir şekilde icra etmenin önünde engel olduğunu aktaran Eker, mesleğe yeni başlayan genç avukatların büyüyen kastlaşma sisteminin altında ezildiğini vurguladı. Mesleğin içinde bulunduğu bu olumsuz şartların ülkenin içinde bulunduğu koşullardan bağımsız olmadığını belirten Eker, egemen sınıfların kendi iç çekişmelerine yargıyı alet etmeleri karşısında halkın ve hukukçunun yargıya olan güveninin iyice sarsıldığı bir dönemden geçtiklerini söyledi.

Düşünce ve ifade özgürlüğünün önünün yargı mekanizması kullanılarak kesildiği gerçekliğiyle karşı karşıya olduklarını dile getiren Eker, yargının bağımsız olduğu savının artık lafta kaldığını belirtti. Hukukun yeni bir sermaye kesiminin hizmetine girdiğini söyleyen Eker, Hrant Dink davasının sıradan bir hukuk davasına dönüştürüldüğünü belirtti. 5 Nisan Avukatlar Günü’nün tüm bu sorunların göz ardı edilerek yapılacak kutlamaların günü olmadığını aktaran Eker, mesleğin içinde bulunduğu sorunlar yumağının tartışılıp çözüm arandığı bir gün olması gerektiğini söyledi. (Adana/EVRENSEL)

www.evrensel.net