Sıkıyönetim, sosyal temizlik, ‘Olimpiyat Ruhu’ realitesi

Sıkıyönetim, sosyal temizlik, ‘Olimpiyat Ruhu’ realitesi

Londra’da, “En üst düzeyde güvenlik önlemini almak” için kırk bin asker seferber edilmiş, stratejik yerlere ve binaların çatılarına keskin nişancılar yerleştirilmiş, savaş gemileri Thames Nehri’ne yanaşmış, savaş uçakları ve saldırı helikopteri hazır kıta bekletilmiştir. İngiltere Başbakanı David Cameron&rsq

Vivian Petit

İlan edilen sıkıyönetimi meşrulaştırmak amacıyla, bir yerlerden tehdit geldiğine ihtiyaç duyulmaktadır. Bundan dolayı, terörist saldırısı riski had safhada tutulmuştur. Sonuçları, 2005 yılında meydana gelen saldırı tekrar gündeme getirilerek, halkın hafızasında ürpertiler yaratacak şekilde etkili olmuş ve televizyon yayınları da bu olayların zihnimizde canlanması için çalışmıştır. Yeni güvenlik politikası gereği, mücadele verilmek istenen terörizm olaylarının yeniden gündeme getirilmesiyle, insanlara salınan korku ve toplum üzerinde yaratılan şok, yönetimin karşı karşıya bulunduğu terörizmin şiddetini tanımlamada olağan üstü işe yaramıştır.
Yönetim, bütün yetkileri kendisinde toplamak üzere, polis tarafından suça eğilimi bulunan muhtemel bütün unsurlarının proaktif bir şekilde nötralize edilmesi gereğini bildirmiştir. Londra polisinin hazırladığı sloganlardan birisi; “Daha güvenli bir Londra için mücadele vermek” teması söz konusu olduğunda, kente huzur gelmesi durumunda, kişilerin özgürlüğü bir ayrıntı olarak kalacaktır. Bu amaç doğrultusunda, İçişleri Bakanlığının 2009 yılında yayınladığı bir raporda belirtilen genel dinleme sisteminin devreye sokulması da dahil olmak üzere, Çin ve İsrail’de yapılan kontrol sisteminin uygulamaya konulması önerilmiştir.
Böylesi bir uygulamanın hayata geçirebilmesi için şehrin her köşesinde tehdidin var olması ve yönetim görevini icra edenlerin de, içten gelen tehdidin önünü kesme faaliyetine karşı seferber edilen yabancı unsurlarla mücadele etme çağrısında bulunması gerekir. Kent Emniyet yetkililerinin verdiği bilgiye göre, popüler bir semt olan Brixton, isyan olaylarından bir yıl sonra “huzura kavuşmuş durumdadır.” Bütün bu konular dikkate alındığında, günümüz Avrupa’sında kolonyal güvenlik tedbirlerinin alındığı ve kolonyal söylemlerin geliştirildiğine dair bir algılama nasıl olur da geçerli olmaz? Londra kenti güvenliği, personel hatasından arındırılmaksızın ve devletin güvenlik güçlerine devredilmeksizin, bölgelere ayrılarak, Filistin de ve İsrail hapishanelerindeki icraatlarıyla tanınan G4S Güvenlik Şirketine devredilmiştir.
Gecikmelerin ulaşım konularından kaynaklandığını sık sık dile getiren, Londra kent sakinlerinin oylarını alan Belediye Başkanı, yani siyasal gücün rehberlik ettiği güvenlik şirketinin faaliyetleri merkezinde şehrin yeniden düzenlenmesi işleri yatmaktadır. Yeniden düzenlenme işlerini tolere etmek amacıyla, bireysel sorumluluk efsanesine sıkça başvurulmaktadır. Metro girişinde bulunan bir afişte, yürüyen merdivenin bir yanında yüzlerce iş gösterilmekte, diğer yanında ise, huzur içinde metroya giren yalnız bir adamın görüntüsü yer almaktadır. Afişte bir yalan hemen göze çarpmaktadır: “Başka bir ulaşım aracı size zaman kaybettirebilir.” Oysa olimpiyat halkalarıyla süslenmiş reklam panoların bulunduğu güzergahlarda yolculuk yapmak için ödenmesi istenen 150 avro verme imkanı olmayan kişiler için afişlerdeki sloganlar hiçbir şey ifade etmemektedir.
Bu güvenlik şirketinin marifetleri yanında, Olimpiyat Oyunları için harcanan astronomik düzeyde yüksek maliyet rakamı (12 milyar) neoliberalizmin Olimpiyat Oyunlarında açıkça görülen elini işaret etmektedir. Çok sayıda kuruluş, birbirlerinden ahlaksız olan sponsor şirketlerin tercihlerini kınamıştır. Sponsor şirketlere; Vietnam savaşında ABD kuvvetlerine napalm bombası ve bu amaçla kullanılan maddeleri (agent orange) sağlayan ve Hindistan’da faaliyet gösteren Bhopal kimya fabrikasında 1984 yılında meydana gelen kazanın sorumlusu Dow Chemical firması, Meksika Körfezini kaplayan petrol sızıntısından sorumlu ve Alaska’da tortul kayaların işletilmesi işlerini yapan British Petroleum gibi şirketleri örnek verebiliriz. Olimpiyat oyunları flaması, 70 bin çalışanının işten çıkarılması sorumlusu, Arcelormittal Firması Yönetim Kurulu Başkanı  (Olimpiyat oyunlarında sembol olarak sunulan metalden kulenin finansörü) Lakshmi Mittal tarafından Kensington ve Chelsea burjuva semtlerine taşındığı zaman, Uluslararası Olimpiyat Oyunları Komitesi başarı ödülü anlamına gelecek bir flama daha dikilmiştir.
Olimpiyat köyü inşaatına yer açmak üzere temizlik yapılan Clays Lane semtinde, Olimpiyat Oyunları süreci halk katmanlarına karşı saldırı aracı haline dönüşmüştür. Çoğunluğu aynı evi paylaşıp, derme çatma ahşap evler olan bungalow’larda yaşayan dar gelirli aile bireyleri 450 kişiye, evlerinin yıkılması ve yaşam alanlarını terk edilmesi karşılığında 10 bin, avro dolayında tazminat verilmiştir. Londra’nın batı yakasında bulunan Fred Wigg Tower sakinleri, Londra Yüksek Mahkemesi kararıyla güdümlü mermi atan ağır silahların binalarının çatılarına yerleştirilmesine muhalefet etmiştir.
Medya kuruluşları, Olimpiyat Oyunlarının açılışından beri, İçişleri Bakanlığının önleyici tedbir almak şeklinde kamuoyuna açıkladığı güvenlik politikası gereği, polisin genel olarak aldığı önlemler sonucunda ihbarlar değerlendirilmiş ve on kişilik gruplar halinde birçok tutuklama olaylarını haber yapmıştır.
İlk önce, şehrin surlarında arzu edilmeyen görüntülerin temizlenmesi ve bu işin sonucunda, kent sakinleri arasında belli bir kesiminin ön plana çıkarılması için belediye hizmetleri iki katına çıkartılmıştır. Bundan dolayı, Sratford Olimpiyat Sitesi yakınında ikametgahı bulunan bir ailenin evine girmesine yasak konulmuştur. Bu faaliyetlerin sonucunda, Londra halkına, Olimpiyat Oyunlarının yapıldığı alanlara yaklaşma yasağı konulmuş ve insanlar başka yerlerde hapsedilmiştir. Açılış töreninde, şehirde dolaşmayı isteyen150 kadar bisikletçi vatandaş gözaltına alınmış ve bu yollar daha önce bisikletçilere ayrılmışken, şimdi ise, “Olimpiyat Oyunları güzergahı” olarak tahsis edilen yolları işgal etme suçu işledikleri gerekçesiyle tutuklanmıştır.
Londra Polisi yetkilileri Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada,  bu operasyonu meşrulaştırmak için, kontrol edilemeyen kişilerin bisiklet sporu yapan vatandaşlar arasına karışmasını önlemek amacıyla söz konusu tedbirin alındığını açıklamıştır. Yaklaşık olarak 200 kişinin yarışma öncesi hazırlık çalışmaları yapılan alanlara yaklaşması yasaklanmıştır. Hizmetçi kadınların ise, kapalı bir alanda bulunan, 25 kişiye bir WC ve 75 kişiye bir duş alma yeri olan 10 kişilik bir yatakhane için 700 sterlin ödemeleri gerekir.
Uluslararası Olimpiyatlar Komitesi ahlaki değerleri konusunda bazı kaygıları bulunan, mevcut olimpiyat oyunlarına karşı duran bazı yorumcular, insanlık onurunun korunması düşüncesiyle, barış içinde yaşayan toplum oluşturulması amacıyla, “Sportif faaliyetlerin, bir ahenk dahilinde, insanlığın gelişmesine hizmet ettiği” şeklinde olan, geçmişten gelen olimpiyat efsanesine rağmen, Olimpiyat Sözleşmesinin bu amaca hizmet edip etmediğinin belli olmadığını ifade ederek, sözleşmede yer alan faaliyetlerin, sponsor firmalara ihsan edilen başköşelerin en yakın santimetre karesinde gerçekleşecek şekilde düzenlendiği hatırlatmasında bulunmaktadır.
Modern Olimpiyat Oyunları Komitesi Kurucu Babası Pierre de Coubertin (1863-1937) o dönemde, sosyalizme yandaş olma ihtimali bulunan gençlik topluluğuna yönetime bağlı kalma kültünü aşılamak amacıyla Olimpiyat Oyunları düzenlendiğini açıklamıştır. Baron Coubertin, “fanatik bir kolonyalizm” şeklinde açıklanabilen oyun kurma becerisi ve “İnsanlığın gelişme kaydetmesine” hizmet eden duyguya sahip olduğu ifade edilerek defalarca övgüler almış, “ırklar” ve cinsiyetler arasında eşitliğin olmasına inandığı belirtilmiştir. Irkçılık düşüncesine karşı duran ve insanlar arasında eşitlik mücadelesini veren, mevcut şekliyle düzenlenen Olimpiyat Oyunlarına karşı çıkmak amacıyla, Londra sokaklarında gösteri yapan yaklaşık olarak 1000 kişilik bir topluluk, egemen ana akım medyanın halk adına dünya kamuoyuna sunduğu bayramı kabul etmediklerini haykırmıştır.  

www.legrandsoir.info
Fransızcadan çeviren: Nizamettin Karabenk

www.evrensel.net