EGEÇEP Kurultayı: Mücadelemiz baskılara rağmen büyüyor

EGEÇEP Kurultayı: Mücadelemiz baskılara rağmen büyüyor

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) 12. Kurultayında ekoloji örgütlerinin birlik çabaları ana tartışma konusu oldu.

Geçtiğimiz günlerde 12. Kurultayını gerçekleştiren EGEÇEP Kurultay Sonuç Bildirgesini açıkladı. Sonuç bildirgesinde ekoloji mücadelesinin tüm baskılara ve zorluklara rağmen giderek güçlendiğinin dile getirildi. Yeni yürütme kurulunun da belirlendiği kurultayda EGEÇEP Eş Dönem sözcülüklerine Av. Berrin Esin Kaya ve Fırat Korkmaz getirildiler.

Sonuç Bildirgesinde kurultayda ele alınan yerel çevre sorunları ve bunlara karşı mücadelelere dair bazı başlıklar şu şekilde yer aldı; 

YILIN EN ÖNEMLİ OLAYI EKOLOJİ ÖRGÜTLERİ BİRLİK GİRİŞİMİ 

  1. 1.   EGEÇEP anti-kapitalisttir. Egeçep fonlardan para almaz, giderlerini kendi bileşenlerinin katkılarından karşılar. Çevreyi kirleten ve yaşamı yok eden savaşa karşı ve barıştan yanadır. Faaliyetleri barışçıdır. 
  2. 2.   Ülkemiz ekoloji mücadelesi açısından, geçen yılın en önemli olayı 11-12 Kasım 2017 tarihlerinde, farklı bölgelerde ekoloji mücadelesi veren 42 örgütün bir araya geldiği yeni mücadele yöntemleri arayışı ve örgütlenme-işbirliği toplantısının gerçekleştirilmiş olmasıdır. 
  3. 3.  Zeytin, savaşın değil Barışın simgesidir. Zeytin ve zeytin dalının tarihten bugüne kadar temsil ettiği değerlerin hep barış, bereket, bolluk ve sevgi üstüne olduğunun altı çizilerek "Canlı yaşamı ve doğa tahribatı doğuracak bir savaşa bu ismin verilmesi kabul edilemez. 

    İZMİR'İN İDAM FERMANI
     
  4.  4. İzmir’in idam fermanı demek olan Körfez Geçiş Projesi  bir yandan körfez ekosistemini tehdit ederken diğer yandan da İnciraltı ve Gediz deltasının yapılaşmasına neden olacaktır. 
  5. 5. Aydın’da, yöre ekolojisine ve özellikle de yörenin en büyük geçim kaynağı olan eşsiz Aydın İncirine zarar verecek şekilde işletilen bazı jeotermal enerji santrallerine (JES) karşı mücadele yürütülmektedir. Bu mücadele, önümüzdeki dönemde de kararlılıkla yürütülecektir.  
  6. 6.  Kazdağları ve Madra dağında altın-gümüş işletilmesi girişimleri ara vermeden devam etmekte, denizde demir madeni işletilmek istenmektedir. Bu hukuksuzluklara ve çevre talanına karşı mücadelemiz sürecektir.  
  7. 7.   Yasaya rağmen, kıyılarımıza çok yakın yerlerde kurulan balık çiftlikleri, kıyılarda yaşayanlar için bir çok sağlık problemine neden olmaktadır. Ucuz balık yedirme kılıfıyla, doğal balık üretimine de büyük zararlar veren balık çiftliklerine karşı mücadelemiz sürmektedir.

    ALTIN AVCILARININ PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ
     
  8.  8.   Egeçep genelde ülkemizin yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin, özellikle altın madenlerimizin talan ve telef edilmesine karşı çıkmaya devam edecektir. Bergama - Ovacık, Uşak-Kışladağ, İzmir-Efemçukuru, Kozak ve Kazdağlarında vb. altıncı şirketlerin, insanı ve doğal yaşamı hiçe sayan, kirleten faaliyetlerine karşı duracağını, altın avcılarının peşini bırakmayacağını kamuoyuna duyurur.  
  9. 9.  Başta yöremizdekiler olmak üzere, doğayı aşırı derecede kirlettiği açıkça ortada olan termik santrallerine karşı yürüttüğümüz mücadelelerde büyük kazanımlar elde ederek bazı termik santrallerin iptali sağlanmıştır. Bu konudaki mücadelemiz hız kesmeden devam edecektir.
  10. 10. Turgutlu Çaldağı’nda, sülfürik asitle işletilen nikel madeni, verimli tarım alanlarına büyük zararlar vermekte, çevre sağlığı ve canlı yaşamı için risk oluşturmaktadır. Bu nedenle bu işletme kapatılana dek mücadelemiz sürecektir. 
  11. 11. Yöremizde, hiçbir kural tanımadan çalışmakta olan, geceleri zehirli dumanlarını havaya salan demir çelik fabrikaları ve haddehaneler, özellikle Aliağa, Foça ve Menemen için çok ciddi sağlık sorunları yaratmaktadır. Bu gidişe bir dur demek için, yöre halkıyla birlikte mücadele verilmektedir.

    KİSİR URANYUMLU SU RAPORU AÇIKLANSIN
     
  12. 12. İzmir- Gaziemir’deki Aslan Kurşun Fabrikasında ortaya çıkan ve yıllardır yöredeki insanların sağlığını tehdit eden, sadece nükleer santral atığı olan uranyumun kaynağı ve ülkemize nasıl sokulduğu, tüm ısrarlı başvurularımıza karşın doyurucu bir şekilde hala yanıtlanmamıştır. 
  13. 13. Manisa Köprübaşı ve Aydın Kisir köyüne işletildikten sonra geçerli hiçbir önlem alınmadan terkedilmiş olan uranyum madenleri, yöre insanlarının sağlığını tehdit etmektedir. Örneğin Kisir köyünde, son yıllardaki hemen tüm ölümler kanser nedeniyledir. Greenpeace örgütü tarafından hazırlanan Kisir'in içme sularında uranyum tespit edildiği bilgisine ulaştığımız rapor, aylardır kamuoyuna açıklanmıyor. Raporu gizleyen Greenpeace örgütü başta olmak üzere, Aydın Büyükşehir Belediyesi, Aydın Valiliği ve Söke Belediyesini bu raporu bir an önce açıklamaya yetkilileri, hızla gerekli önlemleri almaya davet ediyoruz.
  14. 14. Bileşeni olduğumuz “İzmir’e Sahip Çık Platformu“ ile birlikte, başta Kültürpark ve çevresinin betonlaştırılması, gökdelenlere açılması girişimlerine karşı mücadelemiz sürecektir.
  15. 15. Yerli tohumculuğu yok edecek olan ve onun yerine kısır tohum denilen, sadece bir yıllık verim alındığı için de her yıl uluslararası tohum tekellerinden tohum alınmasını zorunlu kılan tohumculuk yasasına karşı, başta tohum-takas şenlikleri ile yerel tohumlarımızı yaşatmaya çalışıyoruz.


(İzmir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Mart 2018 15:41
www.evrensel.net
ETİKETLER İzmirEGEÇEP