Suriyeli mültecilere ön yargılı yaklaştığımızı fark ettim

Suriyeli mültecilere ön yargılı yaklaştığımızı fark ettim

Evrensel'e gönderdiği mektupta 'Kaçmak çözüm mü?' diye soran işçi, Suriyeli işçilerin mektupları sonrasında mültecilere ön yargılı yaklaştığını yazdı

Ford Otosan işçisi
Kocaeli

Sevgili Evrensel okurları ve mektuplarımı cevaplayan işçi kardeşlerimi selamlıyor ve yeni yazıma başlıyorum. 

Öncelikle mektuplarıma cevap veren arkadaşlarım sayesinde savaşın ne olduğunu ve insanlara neler yaşattığını daha net anlamaya başladım. Arkadaşlarımın yazıları sayesinde Suriyeli göçmenlere ön yargılı yaklaştığımızı fark ettim. 

Olayın iç yüzünü tamamen anlayamadık ve empati yapamadık. Bizler Suriye iç savaşını sadece kendi gözümüzden değerlendirdik. Bize olan etkilerini ele aldık. 

Bizlerin örf ve ananelerinde de misafiri en iyi şekilde ağırlamak var, fakat gün geçtikçe bu değerlerimizi elimizden aldılar. Toplumsal hareket etmemizin önüne geçtiler. Etnik köken dediler, din dediler, mezhep dediler, sağcı-solcu dediler, kadın-erkek dediler böldüler, böldükleri kadar. Sınırlar çizdiler farklı farklı ülkelere böldüler bizi.

Savaş başlattılar terörizmi desteklediler, terör örgütleri kurdular, sonra yine onlara karşı savaş başlattılar. Olan kime oldu? Fakir insanlar savaş mağduru terör kurbanı, zenginler başka ülkelerde yeni sefalarda...

Cebinde paran varsa ne savaş, ne terör kurbanı olursun, yoksa ne olacak bilemedik biz.

AKP ve MHP ittifakı iktidarı ve başkanlığı alabilmek uğruna bizleri savaş çatısı altında toplamaya çalışıyor. Hatırlayın geçmişi. AKP yokken ülkemizde bu kadar ayrışma var mıydı?

Toplumsal geleneklerimizden olan akşam oturmaları vardı, şimdi kalmadı. Millet kapı komşusunu tanımıyor artık. Kaldı ki Suriyeli mültecileri konuk edebilsin. Geleneklerimizi unuttuk, diyalog kurmayı unuttuk.

Burjuvazimiz iktidar sahipleri aracılığıyla bizleri düşük ücret politikasına, hatta savaşlara sürükledi. Zenginlerin vatan kavramı paraydı. 

İşçiler olarak önce kafamızdaki sınırları kaldırmalıyız. Emperyalist sömürücülerin savaş naralarına karşı birleşerek barışı savunmalıyız. Ezilen sömürülen bizleriz, birbirimizi anlamaya çalışmalı, fikirlerimizi geliştirmeliyiz. Amaçları insanların geleceklerine yön vermek için savaş başlatanlara karşı, barış yanlısı tutumumuzu sergilemeliyiz. İşçiler uykularından uyandıklarında dünyayı değiştirebilirler. 

Savaşsız barış dolu günlere hep birlikte...


DİĞER İŞÇİLER DE BİRLİKTE OLSUNLAR

Bu mektubu yazan Ford Otosan işçisinin gazetemizde 9 Şubat tarihinde yayımlanan “Bizim evlatlarımız bizim olmayan bir savaşta ölmesin” başlıklı mektubunda Afrin operasyonuna karşı olduğunu belirterek “AKP bizim olmayan savaşa bizim askerimizi gönderiyor. Politikacılar o ceylan derisi koltuklarda oturabilsin diye gencecik insanları ölüme göndermek ne diye” demişti. İşçi mektubunda Suriyelilere ise “Üç milyon Suriyeli kendi ülkesinden kaçmış, bizim ülkemizde sefa sürüyor... O topraklar onların vatanı değil mi?” diye sormuştu.  

Bu mektuba Kocaeli’den yanıt veren bir metal işçisi ise 13 Şubat’ta gazetemizde yayımlanan “Olan Suriye’nin yoksul halkına ve işçi ve emekçilere oluyor” başlıklı mektubunda, Ford işçisinin savaşın kendi savaşları olmadığı fikrine katıldığını ancak Suriyelilerle ilgili tespitlerini eleştirdiğini belirtti.

Bunun üzerine Ford işçisi 3 Mart’ta yazdığı ikinci mektupta, bu görüşün çevresindeki işçilerin görüşü de olduğunu belirterek Suriyeli işçilerden “Kaçmak çözüm mü? Geldikleri ülke bizimkiyse buradaki vatandaşlar zaten iş bulmakta zorlanırken, onların gelmesi sömürücülere fırsat vermiyor mu?” sorularına yanıt istemişti. 

 

Aynı gün gazetemizde çıkan Suriyeli işçilerin haber ve mektuplarında ise “Zenginler gitti önce. Ben kalacağım dedim ama işsizlik başladı. Kardeşim iş ararken bomba düştü, öldü. Kim kimi vuruyor belli değil. Elektrik yok, su yok... Çocukların, annen yemek isterse, sen de öyle bakarsan ne olur?” dedi.

İşçiler, Esad askeri ya da ÖSO ve IŞİD’e asker olarak hibe olmak istemediklerini dile getirdi. Türkiye’ye gelişlerinden büyük patronların faydalandığını anlatan işçiler, Türkiyeli işçilerle birlik olup greve çıktıkları saya direnişini örnek göstererek “Ücretlerimiz yükseldi ve eşitlendi. Diğer işçiler de birlikte olsunlar” çağrısını yaptı.

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Mart 2018 09:08
www.evrensel.net
ETİKETLER Suriyeli mülteci