6 barış akademisyeni hakim karşısına çıktı

6 barış akademisyeni hakim karşısına çıktı

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza attıkları için haklarında dava açılan 6 akademisyen, hakim karşısına çıktı. Duruşmalar ertelendi.

Eylem NAZLIER
İstanbul

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza attıkları için haklarında dava açılan 6 akademisyen, 35. Ağır Ceza Mahkemesinde peş peşe yapılan duruşmalarda yargıç karşısına çıktı. 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan 3 akademisyenin duruşması ise yargıç gelmediği için ertelendi. 

Yargılamalarda ilk olarak Neşe Yıldıran hakim karşısına çıktı. Yıldıran İddianame kendisine tebliğ edilmediği için süre talep etti. Yıldıran'ın avukatı tutanağa Yıldıran' ın söylediklerinin eksik geçildiği uyarısında bulunması üzerine Mahkeme Başkanı "Şıracının şahidi bozacı" deyince gerginlik yaşandı. Avukat SEGBİS kaydı yapılmasını isteyerek reddi hakim talep etti. Avukat ile mahkeme başkanı arasında bir süre tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı, "Sabrımı zorlamayın... Burada sov mu yapıyorsunuz" diye konuştu. Duruşma tutanağını isteyen avukat dışarı atıldı.

Yargılanan Akademisyenler Şükran Çavdar, Çağla Diner, Canan Özcan, Gülçin Coşkun, Melih Kırlıdoğ ek süre talep etti.

BERAATLERİNİ TALEP ETTİ

Avukatı Meriç Eyüboğlu, "Siz bizim taleplerimizi biliyorsunuz, biz sizin kararlarınızı biliyoruz. Bizi kaygılandıran şey, birbirinin kopyası haline gelmiş yargılama. Geçtiğimiz Cuma günü 32. ACM'de bir karar çıktı. Biz, akademisyenler ve avukatlar, adil yargılanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda kaygılıyız. Mahkemeniz daha önce kabul ettiği dosya celbinden neden bugün vazgeçti. Mahkemeler arasında çelişkili kararlar verilecekse, bu adil yargılanma hakkının ihlalidir. Burada korunması gereken hak, sanık haklarıdır, adil yargılanma hakkıdır. Birleştirme talebimiz yakıcılığını koruyor. Talebimizi tekrar ediyoruz. Delillerin incelenmesi diyorsunuz, hangi delil?  11 Ocak 2016 tarihinde imzalanan bir bildiri var, 1128 akademisyenin imzaladığı. 4 hocamız artık maalesef aramızda değil, onları da burada anıyorum. Bildirinin imzalanmasının üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçti. Hiçbir açık ve yakın tehlike oluşmadı. Derhal beraat kararının alınabilmesinin önünde delil toplama ile ilgili veya herhangi başka bir engel yoktur" diye konuştu.

BİRLEŞTİRME TALEBİ REDDEDİLDİ 

Mahkeme heyeti, avukatların dosyaların birleştirilmesi yönündeki taleplerini ' yargılamanın uzayacağını' gerekçe gösterek reddetti. Davalar, 10 Mayıs, 28 Haziran ve 11 Eylül günlerine ertelendi.

'BARIŞI SAVUNMAYA TALEP EDECEĞİZ' 

Duruşma öncesi Barış akademisyenleri adına yapılan açıklama da, "23 Şubat Cuma günü Barış İçin Akademisyenler'e açılan davalarda ilk kararlar çıktı. 32. ACM'de yargılanan üç arkadaşımız 
hakkında aynı suçtan ayrı ayrı 1'er yıl 3er ay mahkumiyet kararı verildi. Akabinde hükmün açıklanması geri bırakıldı. Mahkeme heyetinin benimsediği üslup, ‘şahsilik’ ilkesiyle çelişen kes yapıştır yeknesaklığı ve heyet başkanının ‘15 nisana kadar bu davaları bitireceğiz’ demesi anayasanın güvence altına aldığı düşünce ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmak hatta cezalandırmaktaki  aceleciliği vurguluyor. 

Türkiye'de siyasi iktidar kendi söyleminin dışına çıkan ve terbiye edemediği akademisyenlere nasıl davranacağını bu kararlarla göstermiştir. 

Akademisyen araştırarak, sorgulayarak bulduğu doğruları, kişisel ve mesleki ahlakıyla tutarlı olarak savunur, savunan meslektaşlarıyla dayanışma içinde olur. Barış İçin Akademisyenler'e açılan davaların başladığı 5 
Aralık gününden beri bunu yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Barış talep etmenin doğru olduğunu biliyoruz. Savunduk, savunacağız"
 

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Şubat 2018 14:46
www.evrensel.net