5 bin siyasi tutsak 4 talep için açlık grevi başlatıyor

5 bin siyasi tutsak 4 talep için açlık grevi başlatıyor

Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan 5 bin PKK ve PJAK'lı tutsak "Sivil itaatsizlik" eylemlerinde sunulan 4 talebin yerine getirilmesi için "uyarı" amaçlı 2 günlük açlık grevi başlatıyor.Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan PKK ve PJAK'lı tutuklu ve hükümlüler adına yazılı açıklama ya


Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan PKK ve PJAK'lı tutuklu ve hükümlüler adına yazılı açıklama yapan Deniz Kaya, "sivil itaatsizlik" eylemlerinde öne sürülen 4 acil talebin yerine getirilmesi için iki günlük açlık grevine gireceklerini duyurdu. "Kürt dili üzerindeki ırkçı-asimilasyoncu ve inkârcı yasaklar kaldırılsın, ana dilde eğitim, örgütlenme ve yayın hakkı tanınsın. Askeri ve siyasal soykırım operasyonları sona erdirilsin. Tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılsın. Halkımızı ve demokratik kesimleri siyaset dışında bırakma amacıyla uygulanan, yüzde on seçim barajı kaldırılsın" taleplerini yineleyen Kaya, "Özgürlük ve adalet için bedenlerimizi açlığa yatırıyoruz. Bizler, Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde bulunan 5 bin PKK'li ve PAJK'lı tutsaklar olarak; halkımıza karşı gerçekleştirilen faşist ve ırkçı saldırıları protesto etmek ve halkımızın taleplerinin yerine getirilmesi amacıyla, 7 Nisan 2011 tarihinden itibaren tüm cezaevlerinde tüm siyasi tutsaklar olarak, tüm cezaevlerinde iki günlük uyarı açlık grevine başlıyoruz" açıklamasında bulundu.

KAPSAMLI İMHA PLANI

Türkiye'nin her alanda gelişen Kürt iradeleşmesine karşı, 2011 yılında öngördüğü kapsamlı imha planlarını devreye soktuğunu ifade eden Kaya, "Sömürgeci rejim bunun için; önderliğimiz başta olmak üzere, halkımıza ve hareketimize karşı topyekûn savaş kararları almış durumdadır. Bir yandan 12 yıldır amansız bir tecrit altında tutulan önder APO üzerinde uyguladığı gayri-insani, gayri-ahlaki ve gayri hukuki baskılarını alabildiğine arttırmakta; bir yandan ülkemizin her karış toprağına işgal ordusunu sürmekte, bir yandan faşist-paramiliter çetelerini sivil-savunmasız insanlarımızın üzerine sürerek linç provaları yapmakta, bir yandan yüzlerce -binlerce sivil siyasetçileri tutuklamakta, her gün onlarca yurtseverimizi işkenceli sorgulardan geçirmekte, bir yandan ise yüzlerce Kürt çocuğunu zindana almakta ve Kürt kurum ve kuruluşlarına durmayan baskı ve sindirme politikalarını alabildiğine arttırmakta, bir yandan ise, ırkçı-sömürgeci rejim zindanlara son yılların en vahşi koşullarını dayatmakta; zindanlarda 12 Eylül'ü aratmayan uygulamalar gerçekleştirmektedir" diye kaydetti.

'AKP KÜRT HALKINA YÖNELİK POLİTİKALARIN STARTINI VERDİ'

Halkın meşru ve demokratik eylemlerine karşı "vahşice" saldırıldığını, yaşlı kadınların ve çocukların yerlerde sürüklendiğini, halkın yasal temsilcilerine karşı, basın aracılığıyla linç provalarının sergilendiğini ifade eden Kaya, şunları kaydetti: "Sömürgeci-ırkçı rejim, bunlarla yetinmeyerek; dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen, yapılmayan, insanlık tarihine kapkara lekelerle geçecek olan uygulamalar gerçekleştirmektedir; Hitlerin SS polislerini andırırcasına, yaşlı kadın ve çocukların bulunduğu çadırlara gece yarısı operasyonları yaparak toplu katliam provaları yapmaktadır. Sömürgeci rejim ve onun yürütücü gücü AKP-Erdoğan hükümeti, tüm bunları yaparken, sahtekarca davranmakta beis görmemekte, bu topraklarda halkımıza yaşatılan zulüm ve jenosidin üzerini örtmek için, dünyaya 'demokrasi dersi' vermeye kalkmaktadır. Buradan tüm dünya ya ilan ediyoruz; sömürgeci rejim halkımıza karşı sistemli bir soykırım politikasını devreye koymuş ve bunun için ordusu-polisi-basını -yargısı-partileri birleşmiş durumdadır. Daha dün Erdoğan ve AKP hükümeti, yanlarına uşak ve işbirlikçilerini de alarak, 'yasama-yürütme ve yargının Kürt halkına karşı birleştiğini ve bu birliğe diğer kesimlerin de katılması gerektiğini' açıklayarak, Kürt halkına ve öncülerine yönelik politikanın-saldırının startını verdiler."

'ZULME KARŞI SES ÇIKARMAMAK SUÇ ORTAĞI OLMAK DEMEKTİR'

Bölge ve Türkiye cezaevlerindeki tüm PKK'li ve PAJK'lı tutsaklar olarak; bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, halkın özgürlük yürüyüşünde yer almaya devam edeceklerini ve çıplak bedenlerini sömürgeci-faşist saldırılara siper etmekten çekinmeyeceklerinin altını çizen Kaya, kamuoyuna şu çağrıda bulundu: "Sömürgeci faşist rejim halklarımız arasında sonu gelmez bir savaş ve düşmanlık yaratmak istiyor, bunun için her türlü kirli senaryoyu devreye sokuyor. Buna karşı çıkmak, buna dur demek, aydın olmanın, demokrat olmanın, insan olmanın temel kıstasıdır. Unutulmamalıdır ki, halkımıza karşı yürütülen bu haksız savaş, bu zulüm, bu işkencelere karşı ses çıkarmamak, aynı derecede suç ortağı olmak demektir. Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde bulunan PKK'li ve PAJK'lı tutsaklar olarak; kendine aydın-yazar-demokrat ve insanım, insan olarak kalmak istiyorum diyen ve bu coğrafyada yaşayan tüm yurtseverlere çağrıda bulunuyoruz; bu zulüm ve işkence makinesine, bu bezirgan saltanatına karşı tavır alın, sesinizi yükseltin; halklarımızın eşit-özgür ve onurlu bir biçimde birlikte yaşamalarının son kırıntılarının da, kaybolmaması için harekete geçin…!"

SİVİL İTAATSİZLİĞE GÜÇLÜ KATILIM ÇAĞRISI

15 Şubat, Newroz, 28 Mart, Newala Qesaba ve Amara yürüyüşlerini selamladıklarını dile getiren Kaya, "Ant içiyor, söz veriyoruz; Zindan tutsakları olarak, bizler; bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, halkımızın haklı ve meşru mücadelesi içerisinde yer alacağız ve halkımızın direnişini kendi direnişimiz sayarak, bu direnişin ve mücadelenin parçası olmaya devam edeceğiz. Ailelerimize ve halkımıza çağrımızdır: Bu vahşi ve faşist politika ve saldırılara karşı direnmek, en meşru ve demokratik hakkımızdır. Bulunduğumuz her alanda, elimizdeki her imkânla direnmek; insan olmanın, halk olmanın yegâne koşuludur. Ailelerimiz başta olmak üzere; tüm halkımızı sömürgeci-ırkçı rejime karşı meşru-demokratik tepkilerini göstermeye; başlatılan sivil itaatsizlik eylemlerine güçlü katılmaya, demokratik çözüm çadırları etrafında kenetlenmeye, Türk devletinin soykırım politikalarına karşı, çözüme kadar serhıldana çağırıyoruz" açıklamasında bulundu.

7 NİSAN'DA UYARI AMAÇLI İKİ AÇLIK GREVİ

7 Nisan'da iki günlük açlık grevine başlayacaklarını duyuran Kaya, talepleri de şöyle sıraladı: "Kürt dili üzerindeki ırkçı-asimilasyoncu ve inkârcı yasaklar kaldırılsın, ana dilde eğitim, örgütlenme ve yayın hakkı tanınsın. Askeri ve siyasal soykırım operasyonları sona erdirilsin. Tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılsın. Halkımızı ve demokratik kesimleri siyaset dışında bırakma amacıyla uygulanan, yüzde on seçim barajı kaldırılsın. Sömürgeci-ırkçı rejimi uyarıyoruz: Bu saldırılar sona erdirilmediği takdirde, tavrımızın daha sert olacağını ve ortaya çıkacak olumsuzluklardan bizlerin değil, rejimin sorumlu olacağının bilinmesini istiyoruz.' (DİYARBAKIR/DİHA)

www.evrensel.net