İstanbul medyasının ‘öteki’ yüzü: Çoğul İstanbul Medyası

İstanbul medyasının ‘öteki’ yüzü: Çoğul İstanbul Medyası

‘Çoğul İstanbul Medyası’ sergisi İstanbul Tophane’deki Tütün Deposu’nda ziyaretçilerini bekliyor.

Ege KARACAN
İstanbul

1990’lı yıllardan bugüne çeşitli ulusların ve farklı kültürel grupların basınını konu alan “Çoğul İstanbul Medyası” sergisi Tophane’deki Tütün Deposu’nda açıldı. Sergi koordinatörlüğünü İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Bülent Bilmez’in yaptığı projenin araştırma ekibi Burcu Yılmaz Gündüz, Bülent Bilmez, Elif Yıldız, Emre Tansu Keten, Gül Hür ve Zeynep Yeşim Gökçe’den oluşuyor. Serginin tasarımında ve uygulamasında ise Ahmet Özgüner, Bilal Yılmaz, Aret Bedikyan ve Emre Tansu Keten yer alıyor.

62 TANE YAYIN SERGİLENİYOR

Sergi kapsamında İstanbul’da 1990’dan bugüne çeşitli kültürel grupların yayımladığı gazete ve dergiler inceleniyor. Çoğul medyalardan içerik örneklerine, toplulukların yayıncılık faaliyetlerinin tarihsel gelişimine, basın üzerindeki politikaların topluluk medyalarına etkilerine dek geniş bir tarihsel ve toplumsal çerçeve sunmayı amaçlayan sergide, toplan 62 yayın sergileniyor. Bunların içinden Dersim Gazetesi, Boşnak Dünyası, Apoyevmatini, Gor, Jineps, Miras, Jamanak, Nûbiha, Şalom ve Ogni isimli yayınlara ise odaklanılıyor. Sergiyi hazırlayanlarla yaptığımız sohbet sırasında böyle bir derlemeyi nasıl yaptıklarını şöyle açıklıyorlar: “İstanbul’daki kültürel grupları heterojen olarak temsil edecek yayınları seçtik. Aynı gruptan yayınları fazla yer vermedik. Vurgulamaya çalıştığımız çeşitlilik meselesini görebilelim diye. Bir de Aktüel olarak çıkması şartı koştuk.”  İstanbul’da yayınlanan Kürt, Rum, Ermeni, Boşnak, Alevi, Dersim, Hemşin, Laz, Çerkez ve Yahudi medyasından birçok örnek sunulan sergide aynı zamanda toplumsal yapının çok kültürlü yanı da gözler önüne seriliyor .

TOPLULUK MEDYALARINDAN TARİHİ KESİTLER

Sergide bir de topluluk medyası bölümü bulunuyor. Bu bölümde 8 topluluğun geçmişten bugüne basın yayın alanlında yürüttüğü çalışmalara dair bilgiler yer alıyor. Bu bölümde belirli bir zaman sınırlaması yok. Aslında topluluk medyalarının tarihsel gelişimlerinden kesitler sunuluyor. Alevi Medyası, Dersim Medyası, Ermeni Medyası, Kürt Medyası, Rum Medyası, Çerkez Medyası, Laz Medyası, Yahudi Medyası… Burada Osmanlı’nın son döneminde çeşitli kültürel toplulukların basın yayın faaliyetlerinde yaşanan artışa dikkat çekilirken 1920 ile 1990 yılları arasında ise bir durgunluk göze çarpıyor. 90’lı yıllardan itibaren topluluk medyaları birçok baskıya rağmen tekrar kıpırdanmaya başlıyor. Bu dönemde birçok süreli yayınlar çıkmaya başlıyor. Ta ki OHAL’e kadar. Sergide, OHAL’in basın üzerinde yarattığı olumsuzlukların topluluk medyalarına nasıl yansıdığını da gözlemleme imkanı buluyoruz.

SÖZLÜ TARİH ÇALIŞMASI

Sergide yer alan video röportajlar topluluk medyalarını daha yakından tanıma olanağı sunuyor. Gazetelerin ya da dergilerin genel yayın yönetmenleri ve yazı işleri müdürleriyle yapılan röportajlar topluluk medyalarının yaşadığı zorlukları ve sıkıntıları dinleme fırsatı veriyor. Sözlü tarih çalışması niteliğindeki röportajlarda, topluluk medyaları üzerindeki baskılar, yaşadıkları ekonomik sıkıntılar, okur kitlesinin azlığı gibi sorunlar öne çıkıyor.  Sergiyi hazırlayan araştırmacı ekip yaptıkları çalışmalar sırasında topluluk medyalarına dair karşılaştıkları tabloyu “Kültürel grupların ne kadar büyük mücadelelerden geçerek bugünlere geldiğini ve belli gruplara has olduğunu sandığımız şeylerin birçok kültürün medyasına yansıdığını gördük” sözleriyle özetliyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Şubat 2018 09:57
www.evrensel.net