Müzisyen Emir ve Dinç: Birlikteliği mümkün kılabilmek önemli

Müzisyen Emir ve Dinç: Birlikteliği mümkün kılabilmek önemli

Müzisyen Kemal Dinç ve Erdoğan Emir'in yardım ve dayanışma amaçlı düzenleyeceği konser, Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezinde saat 19.00’da başlayacak.

Şerif KARATAŞ
İstanbul 

Müzisyen Kemal Dinç ve Erdoğan Emir, bugün Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezinde yardım ve dayanışma amaçlı bir konser verecek. Saat 19.00’da başlayacak konsere Yadigar Koçer de konuk olarak katılacak. İki müzisyenle, verecekleri konser ve son dönemde yaşanan gelişmeler hakkında konuştuk. 

Konserin dayanışma amaçlı olduğu bilgisini veren Erdoğan Emir, “Bu anlamda aktörler değişebilir fakat insanların bir araya gelmesini sağlayacak ortak davranışlar her zaman ihtiyaç duyulan durumlardır. Bu sebepten bu konserin bizim açımızdan önemi var. Gelecek insanlar açısından da bir önemi olduğunu düşünüyorum. Çünkü artık yalnızlığın veya bir başına olmanın kalabalıklaşması gereken zaman olduğunu düşünüyoruz. Birlikteliği mümkün kılabilecek, doğru tartışmaları, doğru cümleleri paylaşabilecek imkanları sağlamak önemli ve değerli” dedi.
Kemal Dinç ise 2018’deki Türkiye’deki ilk konserini İstanbul’un bir zamanların özgün semtlerinden biri olan Şişli’de vereceklerini hatırlattı. “Şişli benim için İstanbul’un kırılan aynasından bir karedir.” diyen  Dinç, konser hakkında şunları söyledi: “Bizler de o gün o kırık aynada buluşup ‘Sual eylen bizden evvel gelene, kim var imiş biz burada yoğ iken’ diyen Karacoğlan’ı, Zurnacı Kör Hacikileri, Sevagları sazımızla yad edeceğiz.”

‘KİTLESELLEŞEN BİR SIKINTI VAR’

Geçtiğimiz haftalarda Müzisyen Kemal Dinç’in Karabük Üniversitesinde vereceği konser, sosyal medyadaki savaş karşıtı paylaşımları gerekçe gösterilerek yasaklanmıştı. Barış diyenlerin gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Dinç “Kitleselleşen bir sıkıntı var. Bu, tüm yerküredeki insanın da sıkıntısıdır. Foucault iktidarı tanımlarken yasanın biçimi veya egemenliğin bütünselliğinden ziyade onu bir güç ilişkileri çokluğu olarak tanımlar. Olgular heterojendir. Sınıfsal kırılmalar sürekli savaşları, savaşlar tekrar parçalanmak üzere yeni bütünleşmeleri yaratıyor. Mikro iktidar olarak her birimiz makro iktidarın birer prototipleriyiz. Yani kendi duygularımızı kendi bireysel iktidarımızla yönetiyoruz. Bu da insanlığın en ciddi esprisi, trajikomedisi veya bir Sisifos’udur.” dedi. 

‘BİR BAKIŞ AÇIMIZ OLMAK ZORUNDA’

Sanata ve sanatçıya olan yaklaşımı değerlendiren Erdoğan Emir, bu konuda şunları dile getirdi: “İnsanın kendi bilgeliğini ve bildiklerini, dünden bugüne insanlığın ortak hafızası üzerine oluşturduğu yaklaşımlarını soyut, beceriksiz, içeriksiz bir davranış olarak ortaya koymak gibi durumu söz konusu olamaz. Bilen bir insanın görmek gibi bir durumu da söz konusudur. Sanatı, popüler alanlar ve basit duygular üzerinden tartışmaya açarsanız, yaşamda karşılaştığınız meseleleri görmemiş olursunuz. Dolayısıyla dünyada olup bitene dair cümle kurmak gibi bir hakkımız vardır. Bazı şeylere maruz kalıyorsak, herkesin hayatı nasıl tartışacağı ve değerlendireceği tasarrufu nasıl kendisinde saklıysa, elbette bizim de aynı şekilde kendimize dair bir bakış açımız olmak zorundadır”

www.evrensel.net