Çocuk istismarında odak ceza değil ‘önlem’ olmalı

Çocuk istismarında odak ceza değil ‘önlem’ olmalı

Çocuk istismarı davalarına bakan Hakim Murat Aydın, ‘Yasalarla meseleyi çözemeyiz, herkesin buna el atması lazım. Çözüm uzak değil...' diyor.

Hilal TOK

İktidar çocuk istismarına karşı çözüm olarak karşımıza sürekli ‘idamı ve hadım’ı çıkarıyor ancak hem kadın örgütleri hem de kadın ve çocuk hakları alanında çalışanlar meselenin suç ve ceza ikilemine sıkışmaması gerektiği, çözümün cezaların ağırlaştırılması olmadığı, hele ki idam ve hadım gibi önerilerin kurtuluş sağlamayacağı fikrinde. 

Çocuk istismarı davalarına da bakan Hakim Murat Aydın da asıl odaklanılması gerekenin cezadan çok önlem olduğuna dikkat çekerken zaten varolan cezaların gerektiği şekilde uygulanamayışının da sorunlardan biri olduğunu aktarıyor. 

Cinsel suçların siyasi, toplumsal ve hukuki pek çok yönü olduğunu ifade eden Aydın, meselenin çözümünde hukuk, tıp, sosyal hizmet, psikoloji, eğitim gibi pek çok alanın birlikte çalışması gerektiğinin önemini özellikle tekrar ediyor. 

UYGULAMADAKİ RİYAKARLIK FAİLE BERAAT GETİRİYOR

Cinsel suçlar bakımından temel iki sorunun olduğunu aktaran Aydın bunların; ‘Suçun önlenmesiyle ilgili çaba ve düzenlemelerin yetersizliği ve işlenen suçun yargılamasının iyi yapılmamasında’ başlığı altında toplanabileceğini söylüyor. Uygulamalardaki pek çok yetersizlik ve eksikliğin aslında yeterli olan yasaları nasıl kadük hale getirdiğine şöyle açıklık getiriyor: “Genel olarak yargının içinde bulunduğu kalite ve yetkinlik durumu ile ilgili sorun var. İstismar konusu çok özel bir alandır. Hukukçuların ve kolluk güçlerinin genel olarak okulda gördükleri eğitimle çözebilecekleri bir mesele değil o yüzden özel çalışmalara ve özel eğitime ihtiyaç var. Bu sebeple yargı kolunun ve kolluk güçlerinin bu konuda eğitilmeye ihtiyacı var. Bunun aksi durumda yasaların uygulanışında problemler yaşıyoruz. Ve yargılama sürecinin kendisi de yeni bir mağduriyete yol açıyor: Olayı defalarca anlatan, pek çok defa muayeneye gitmek zorunda kalan, beyanlarına çoğu kez inanılmayan mağdurlarla karşılaşıyoruz. Bunu gidermek için çabalar var ama yeterli değil, çünkü sadece cezaya odaklanıyoruz.”

Birçok cinsel suç vakasında beraatin yetersiz deliller sonucu ile gerçekleştiğinin altını çizen Aydın, “Cezasızlığa neden olanlardan biri de etkin ve doğru şekilde delil toplanmaması. Delillerle suçu ortaya koymak gerekir. Bazen beraatler delil yetersizliği ile gerçekleşiyor. Bu sebeple sağlık mensupları, kolluk güçleri, yargı iyi çalışmalı, iyi eğitilmeli” diye ifade ediyor.  

MESELE CEZALANDIRMA MI, ÇOCUK İSTİSMARININ SON BULMASI MI?

Hakim Murat Aydın’ın bu soruya cevabı “Ceza değil, önlem” oluyor. Aydın bunun da sadece ceza hukuku ile ele alınamayacağı görüşünde: “Sorun sadece cezayı artırarak, cezanın niteliğini değiştirerek  halledilebilecek bir mesele değil. Son on yılda bu suçların cezalarını artırdık zaten ama hepimiz biliyoruz ki bu suçlarda azalma olmadı. Sadece cezaları artırarak suçu önleyemeyiz. Bu defalarca denendi. Meseleye daha bütünlüklüklü bakmamız gerekiyor, sadece ceza hukukuyla bunu çözemeyiz.” 

Murat Aydın

Bu sebeple de çözümün aslında uzak olmadığını işaret ediyor Hakim Murat Aydın: “Sadece yasalarla meseleyi çözemeyiz, herkesin buna el atması lazım. Bu birlikte çaba sarf edilmesi gereken bir şey. Çözüm uzak değil. Toplumdaki hassasiyet önemli. Bu iradenin iyiye evrilmesi gerekir. Sorunu tespit edip çözüm önermek gerekir. Önleme burada en önemlisidir. Ceza hukuku sadece sonuçları tartışır. Ceza hukuku ile sorunu çözemezsin. Hırsızlığı cezalandırmakla hırsızlığı ortadan kaldırayacağın gibi... Burada ‘Madem öyle bunlara ceza vermeyelim’ demek istemiyorum elbette fail cezalandırılır. Ama bizim amacımız bu suçu işleyenler cezalandırılsın ise, evet bunu ceza hukuku tedbirleri ile sağlanabilir ama amacımız bu suçlar olmasın ya da azalsın ise o zaman sadece ceza hukuku tedbirleri yetmez. Biz ‘Suç işlensin cezalandırılsın’ istemiyoruz, biz ‘Suç işlenmesin’ istiyoruz. Çünkü bu çocuklar bizim çocuklarımız ve bu mağduriyetler sadece ceza vermekle giderilmez. Önemli olan bunun olmamasını sağlamaktır.  Odaklandığımız nokta ceza değil önleme olmalı. Cezayı artırmak bunun en ucuz, en kolay ve en etkisiz yeri.”

ÇÖZÜM İMKANSIZ DEĞİL!

Hakim Murat Aydın’ın dikkat çektiği bazı noktalar ise şöyle:

  •  Ceza yasaları bakımından öncelikle şunu söylemek gerekir: Cinsel istismar suçunun failinin de çocuk olması durumunda, çocuk fail bakımından cezalandırıcı değil onarıcı adalet ilkeleri uygulanmalıdır. Cinsel suçların failinin de çocuk olması durumuna özgü düzenlemeler yapılmalıdır.
  •  Yasa gereği 18 yaşını doldurmayan her birey çocuk olduğuna göre evlenme yaşı 18’e çıkarılmalı, 16 yaşında hakim izni ile, 17 yaşında veli onayı ile evlenmeye izin veren Medeni Kanun düzenlemesi kaldırılmalıdır.
  •  Çocukların gayriresmi evlendirilmesinin önlenmesine yönelik önlemler alınmalıdır. Bu tür birlikteliklere meşruiyet kazandıran uygulamalar önlenmeli, erken evlendirmelere yönelik olarak kamusal takip yapılmalıdır.
  •  Mağdurun özellikle çocuk mağdurun yargılama sırasında ikinci kez mağdur edilmesini önlemeyi amaçlayan yasal düzenlemeler uygulanmalıdır. Var olan düzenlemeler geliştirilmelidir.

ÖNLEM İÇİN BİRKAÇ ADIM...

“Cinsel suçlar bakımından önleme, cezalandırmadan daha önemlidir” diyen Aydın önlem olarak şu başlıklara dikkat çekti: 

  •  Çocukların özellikle kız çocuklarının örgün eğitime katılım oranları yükseltilmelidir.
  •  Çocukların okula devamı takip edilmeli, devamsızlık nedenleri ortaya çıkarılıp çocuk lehine çözümlenmelidir.
  •  Çocuğun okula aidiyet duygusu yükseltilmelidir. Okul sadece sınav kazanmak için gidilen, ders dinlenilen bir yer olmamalıdır. Okul; çocuğa özgü, ihtiyaçlarını, ilgi ve üstünlüklerini belirleyen bir hizmet anlayışı ile yeniden örgütlenmelidir.
  •  Çocukların; güçlü, kendini iyi ifade eden, hayır deme becerisi gelişmiş bireyler olması sağlanmalıdır.
  •  Okul sosyal hizmet modeli geliştirilmelidir. Okullarda yeter sayıda ve yetkin rehber öğretmen bulunmalı, çocuklar etkin şekilde desteklenmelidir.
  •  Okullarda; çocuğun okul içinde veya dışında maruz kaldığı fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik istismarı fark etme, bu durumu bildirme ve önleme ile ilgili politika ve protokoller oluşturulmalı, öğretmenler bu konularda desteklenmelidir.
  •  Başta birinci basamak sağlık çalışanları olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının istismarı fark etme, bildirme ve önleme ile ilgili eğitimler yapılmalı, bu konuda protokoller oluşturulmalıdır.
  •  Her çocuğa yaşına uygun şekilde cinsel eğitim verilmelidir. Vücudunun dokunulmazlığı, mahremiyeti, birey olma gibi konularda bilinçlenmesi sağlanmalıdır.
  •  Cinsel şiddetin de bir şiddet türü olduğu ve şiddetin öğrenilen bir davranış biçimi olduğu bilinciyle; şiddeti bir sorun çözme aracı gören tüm anlayışlar toplum tarafından kınanmalı, bu konuda toplumsal bilinç oluşturulmalıdır.
  •  Toplumun cinsel suç ortaya çıktığında ortaya koyduğu duyarlılık suçun önlenmesine de yöneltilmelidir.

 


ÇOCUKLAR BİR DAHA İSTİSMARLA GÜNDEME GELMESİN DİYE... 

Ezgi KOMAN
Çocuk Hakları Uzmanı

Çocukların yaşamında derin, ağır ve onarılması güç izler bırakan cinsel şiddet konusunun toplumun tüm kesimleri tarafından gündeme alınması çocuğun insan hakları açısından oldukça önemli ve çocuklar açısından sevindirici bir durum. Ama... Aması var:

Ne yazık ki çocuğa yönelik cinsel şiddet konusu olayların vahamet derecesine bağlı olarak gündeme geliyor ve gündemde kalıyor. 
Çocuğa yönelik cinsel şiddet sadece faillerin cezalandırılması ile çözülmez.

Çocuğa yönelik cinsel şiddet sadece çocukların “özel bölgelerine” dokunulmasına izin vermemesiyle, böylesi eğitim çalışmaları ile sorumluluğu çocuklara bırakan bir yaklaşımla önlenemez.

Bilmemiz ve öğrenmemiz gereken en önemli şey şu; çocuğa yönelik cinsel istismar bir şiddet türü. Yani yetişkinlerin ellerinde bulundukları gücü çocuklar üzerinde kötüye kullanmalarıyla, kurdukları tahakkümle ilgili. Bu kötüye kullanımın en önemli ve temel sebebi çocukların toplum ve devlet tarafından nasıl algılandıkları ile ilgili. Türkiye’de çocuk anne ve babanın sahip olduğu bir parçası, bir uzantısı ve hatta malı olarak görülüyor. Sadece korunmaya muhtaç güçsüz varlıklar olarak düşünülüyor. Bu da çocukları her türlü şiddete açık hale getiriyor. 
Çocuklar hak sahibi ve özgürlükleri olan bireyler olarak algılanmadıkça, yaşamın eşit ortakları, sadece gelecekte değil bugün de potansiyeli olan bireyler olarak görülmedikçe failler istenildiği kadar cezalandırılsın çocuklar cinsel şiddete maruz kalmaya devam edecek.

Peki konu bu kadar yoğun biçimde gündeme gelmişken, bunun çocuk istismarının gerçek çözümü için bir olanak olarak değerlendirilmesi için ne yapmalı? 

OHAL KHK’siyle kapatılan ve çocuk hak ihlallerine karşı çalışan derneğimiz Gündem Çocuk Derneğinin önerileri hâlâ geçerli... 

  •  Çocuklar için etkili, kolay ulaşılabilir, güvenilir ve hak temelli başvuru mekanizmaları oluşturulmalı, çocuklar bu şekilde güçlendirilmeli.
  •  Ebeveynlerin ve çocuklarla çalışan uzmanların konuyla ilgili bilgi ve farkındalık düzeyleri artırılmalı, bu konuda hak temelli yaklaşım ve tutum geliştirecek güçlendirici çalışmalar planlanmalı.
  •  Çocuğa karşı her türlü şiddetin suç olduğu yasalarda yer almalı, bu konuda bildirim yükümlülüğünün bulunduğunun tüm toplum tarafından benimsenmesi sağlanmalı.
  •  Çocuğa karşı cinsel şiddet vakalarının hiçbir gerekçe ile cezasız kalmaması ve yargı mensuplarının çocuk istismarı konusunda hak temelli bir algıya sahip olmaları sağlanmalı.
  •  Önleyici ve koruyucu yaklaşıma sahip, etkili, hak temelli bir çocuk koruma sistemi kurulmalı ve sistemin etkisini izleyecek hak temelli bir izleme mekanizması kurulmalı.

Ne yazık ki, tüm bu önlemler acil olarak geliştirilmedikçe, konu kısa bir süre sonra benzer vahametteki bir olaya kadar gündemden düşecek… 
İşte bu yüzden devleti; çocuk alanında hak temelli çalışmalar yürüten ancak kapatılmış sivil toplum örgütlerini yeniden açarak, bu konuda çalışma yapan tüm örgütlerle, uzmanlarla ve çocuklarla birlikte etkili, hak temelli politika geliştirmeye çağırıyoruz.

www.evrensel.net