Fırat Üniversitesinde bilimde kadın paneli

Fırat Üniversitesinde bilimde kadın paneli

Fırat Üniversitesinde '11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü' konulu panel düzenlendi.

Dilan AYHAN
Elazığ

Fırat Üniversitesinde “11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü”  konulu panel düzenlendi.

Panelin açılış konuşmasını yapan Fırat Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bahar Demirel tarihte kadınların da en az erkekler kadar bilime ilgi duyduğunu, ancak cinsiyetçi bakış açılarının koyduğu engellerden dolayı gerek eğitimde gerek ise bilimsel üretimde hak ettikleri noktaya ulaşamadıklarını belirterek; “Bizler kız çocuğu olarak dünyaya geliyoruz. Bizlerden iyi bir kız çocuğu sonra iyi bir eş, iyi bir anne olmamız isteniyor ve bizler bu kadar misyonun içerisinde birde iyi bir bilim insanı olabiliyorsak alkışı hak ediyoruz demektir” dedi.

Panel de Prof. Dr. Adile Muz, Yrd. Doç. Dr. Burcu Gezer Şen, Yrd. Doç. Dr. Onur Yerlikaya Şaşmaz ve Yrd. Doç. Dr. Hasan Uzun bir dizi sunum yaptılar.

Fırat üniversitesinin ilk kadın akademisyenlerinden Prof. Dr. Adile Muz Osmanlı’dan Cumhuriyete toplumsal yaşamda kadının rolüne dair sunum yaptı. Prof. Muz “Tanzimat döneminden sonra her ne kadar kız çocuklarına kısmi eğitim şansı verilmiş olsa da eğitim ve evlilik konusunda tercih hep evlilikten yanaydı” dedi. 

Daha sonra söz alan Yrd. Doç. Dr. Hasan Uzun batıya göre seçme-seçilme hakkını kadınların daha önce elde ettiğini ama bunun daha ileriye taşınamadığını belirterek "Yani kadınları yönetimde, bilimde, eğitimde hep geri plana ittik. 200 yıl önce de kadınların kromozomu XX erkeklerin ise XY idi. Şimdi de öyle o halde değişen biyolojimiz değil kültürel belleğimizdir. Eğer kadınlara dair toplumsal yaşamdaki eşitsizlikleri gidermek istiyorsak geleneksel kodlarımızı değiştirmeliyiz. Eğer bu hızla devam ederse kadın ve erkeklerin tüm yönleriyle eşit olmaları tamı tamına 117 yıl sürecek. Fakat biz bu kadar bekleyemeyiz” dedi. 

Yrd. Doç. Dr. Burcu Gezer Şen ise UNESCO’nun 2014 verilerine göre Türkiye’de akademisyenlerin yüzde 45’inin kadın olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Ülkemizde kadına dair yalnızca bu konuda iyimser olabiliyoruz. Fakat akademiler de dâhil, bütün çalışma alanlarında kadınlara daha çok mobing yapıldığını söyleyebiliriz. Dünya genelindeki STK’ların ciddi bir kısmının çalışma konularını kadınlar oluşturuyor. Ayrıca STK gönüllülerinin çoğunluğunu da kadınların oluşturduğunu belirtmekte fayda var” diyerek sözlerini sonlandırdı. 
 

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Şubat 2018 19:24
www.evrensel.net