Üreticiyi dinle şeker fabrikalarının özelleştirmesini durdur

Üreticiyi dinle şeker fabrikalarının özelleştirmesini durdur

Alpullu Şeker fabrikası önüne gelen halk, şeker fabrikalarının özelleştirilmesini protesto ederek 'Üreticiyi dinle, özelleştirmeyi durdur' dedi.

Lüleburgaz’da Şeker-İş, Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği ve CHP’nin çağrısıyla Alpullu Şeker fabrikası önüne gelen halk, şeker fabrikalarının özelleştirilmesini protesto etti. Özelleştirmeyle hem halkın sağlığının tehlikeye atıldığını hem de binlerce işçinin, üreticinin mağdur edileceğini belirten halk, özelleştirilmenin durdurulmasını istedi.

Eyleme, CHP Milletvekilleri Veli Ağbaba, Ali Şeker, Mahmut Tanal, Turabi Kaya, Vecdi Gündoğdu ve Muharrem İnce, Emek Partisi temsilcileri, Lüleburgaz Kadın Platformu, DİSK/Gıda-İş Sendikası katıldı.

Eylemde konuşan Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramis Özgen, “Bugün 1.5 milyon üretici, pancar kooperatiflerinin ortağıdır. Yani bu özelleştirme aileleriyle birlikte yaklaşık 10 milyon insanımızı ilgilendirmektedir. Şeker pancarı, istihdam sorununa çözüm olabilecek en önemli üründür. Çapa ve hasat dönemlerinde 250 bin tarım işçisi ve az topraklı çiftçiler ile işsizlere 100 gün süreyle iş imkanı sağlar. Aynı zamanda 1 dekar şeker pancarı tarımı tarımda 80, sanayide 13 saat olmak üzere toplam 93 saat istihdam sağlamaktadır. Şeker pancarı tarımı ve şeker sanayi kendi sektörü dışında taşıma sektörüne de yılda yaklaşık 25-30 milyon ton iş hacmi yaratmaktadır. Türkiye, özelleştirmenin ardından ithalatçı duruma gelecektir. Şeker piyasası tamamen Cargill’in kontrolüne girecektir” dedi.

Şeker-İş tarafından yapılan açıklamada da “Cumhurbaşkanının yerli ve milli söylemleri var. Yerli ve milli tek şeker fabrikaları kaldı. Bunları neden özelleştiriyorsunuz?” denildi.

Lüleburgaz Kadın Platformu tarafından yapılan açıklamada ise “Hükümet, ülkenin ihtiyacı olmadığı halde ve bütün uyarılara rağmen NBŞ kotalarını arttırdı. Ve şimdi de milli servetimiz olan, halkın parasıyla yapılmış ve cumhuriyetin temel taşı olan şeker fabrikalarını satışa çıkardılar. Tabi ki uluslararası yabancı şirket ve tekeller ve bunların ülkemizdeki işbirlikçileri daha çok kazansın diye” denildi.

2016-2017 yılında toplam 265 bin ton NBŞ ithalatına izin verilirken, ABD’li gıda devi Cargill’in, 116 bin 181 tonla bu tüketimin yüzde 50’sine yakınını tek başına karşıladığı ifade edilen açıklamada, “Ancak bu yetmemiş olacak ki, şeker fabrikalarımızı önce sattırıp, sonra da kapatarak ürettikleri NBŞ ile daha fazla insanımızı zehirlemek, çiftçilerimizi açlığa ve yoksulluğa terk etmek istiyorlar. Alpullu Şeker fabrikası ve diğer şeker fabrikaları satılmasın. NBŞ kotası AB standartlarına çekilsin. Cargill değil, pancar üreticisi desteklensin. NBŞ kullanılan ürünlerin etiketlerine uyarıcı yazı yazılsın. NBŞ ile üretim yapan pastaneler, bunu açıklayan levhalar assın” denildi. (Lüleburgaz/EVRENSEL)


TÜRK-İŞ: ÖZELLEŞTİRME ÇÖZÜM DEĞİL

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, özelleştirme kararı alınan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş (Türkşeker) kapsamındaki 14 fabrikanın başlatılan ihale süreci ile ilgili açıklama yaptı. 

Açıklamasını yazılı olarak yapan Atalay, “Özelleştirmenin çözüm olmadığı çeşitli uygulama sonuçlarıyla ortaya çıkmıştır. Bu konuda ısrarcı davranılması yeni sorunlara yol açacaktır. Şeker sanayiinin ülke ekonomisine, tarımsal üretime, istihdama ve sosyal hayata katkısı dikkate alınarak Türkşeker fabrikaları özelleştirme kapsamından çıkarılmalıdır” dedi. 

Kamu İktisadi Teşebbüsleri'nin (KİT) kuruluş amaçları arasında; ülkenin ekonomik kalkınmasını gerçekleştirmek, gelir dağılımını düzenlemek, sosyal adaleti sağlamak, refahta coğrafi dengeleri gözetmek, topluma belirli kalite ve fiyatla mal ve hizmet sunmak, dış ekonomilere bağlı kalmamak gibi faktörler bulunduğu belirten Atalay, şeker fabrikalarının da bu amaçları gerçekleştiren önemli kuruluşlar olduğunu dile getirdi. Atalay, “Yatırım, istihdam, üretim ayağı ile birlikte ürün, yan ürün ve hatta atıkların değerlendirilmesi suretiyle rekabet gücü yüksek entegre tesislere dönüşebilir alt yapı özellikleri dikkate alındığında, bu kuruşların özelleştirilmesi değil yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir” dedi. (Ankara/EVRENSEL)


‘ÜRETİCİ ÜRETİM YAPAMAYACAK FİRMALARIN ÖNÜ AÇILACAK’

Ömer KOÇ

ZİRAAT Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Özden Güngör, hükümetin 14 şeker fabrikasının satışından vazgeçmesi gerektiğini belirterek, “Özelleştirme durumunda yarın, burada üretim gerektiği gibi olmayacak. Birçok pancar üreticisi üretim yapmayacak ve ‘nişasta bazlı şeker’ (NBŞ) üreten firmaların önünü açacak” dedi.
Şeker fabrikalarının, özelleştirilmesi yerine modernize edilip, alet ve ekipmanları yenilenerek, daha verimli hale getirilmesi gerektiğini dile getiren Güngör, şöyle konuştu: “Hatırlarsanız 15 yıl önce 400-500 bin aile pancar sektöründe çalışıyorlardı; ama şimdi bu yanlış politikalar nedeniyle 200 bin aileye düştü. Bu haliyle bile şeker pancarı üretimi dahil yan sanayisi, işçisi, nakliyesi, hepsini topladığında 10 milyon nüfus buradan geçimini sağlıyor. Yani devletin kamu mallarını bu şekilde satmak, özelleştirmek doğru değil. Gerçi Özelleştirme İdaresi ‘Çiftçilerin haklarını koruyacağız üretimde bir sıkıntı olmayacak’ diyor. Bunun Türkçe meali şu: Yarın, burada üretim gerektiği gibi olmayacak. Birçok pancar üreticisi üretim yapmayacak ve nişasta bazlı şeker üreten firmaların önünü açacak.”

‘AVRUPA’DA KOTA YÜZDE 1, BİZDE YÜZDE 25 ARTIRILIYOR’

NBŞ’nin gerçek şeker olmayıp, mısırdan üretildiğine ve bunun da insan sağlığı açısından çok riskli olduğuna dikkat çeken Güngör, Avrupa ülkeleri ile ABD’de NBŞ kotalarının kısıtlanmış şeker türü olduğunu söyledi.
Şeker fabrikalarının satışında, NBŞ sektörünün temsilcilerinin baskılarının olduğunu düşündüklerini belirten Başkan Güngör, hükümete özelleştirmeden vazgeçmesi çağrısında bulundu: “Hükümetin özelleştirme işlemini geri çekmesi lazım. Bu fabrikaları daha aktif, daha modernize bir şekilde yaparak korumamız lazım. Maalesef ülkemizde kamuya ait bugüne kadar birçok yerimiz satıldı. Biz, Ziraat Mühendisleri Odası olarak Bakanlığı, Hükümeti, bu konuda bir kez daha uyarıyoruz. Bu sektöre hitap eden 10 milyon nüfus var. Bu üreticileri biz düşünmek zorundayız. Aksi takdirde Türkiye’de tarım toprakları bir taraftan daralırken, mera alanlarımız daralırken artık köylerde üretici kesimi azalırken bizim bu politikaları yeniden değerlendirmemiz lazım. Yoksa buradaki üreticilerin büyük bir bölümü yarın şehirlere gidecek. Zaten yapılıyor bu. Bu sefer köylerde üretimi yapacak insan bulamayız.” (Maraş/DHA)


ÖZELLEŞTİRMEYE KARŞI KOMİSYON TALEBİ

CHP Şeker

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şeker fabrikalarının satışlarının durdurulması, üreticinin ve işçilerin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla komisyon kurulmasını talep etti.

Şeker fabrikalarının geçmişinin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına dayandığını aktaran Sezgin Tanrıkulu, “1930’lu yıllarda kurulan fabrikalar, savaştan çıkmış bir ülkenin ekonomik buhrana rağmen ayakta durabilmesinin en temel ayağını oluşturmaktadır” dedi. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin Türkiye’nin uluslararası tekellerin politikalarına bağımlı olması anlamına geldiğini ifade eden Tanrıkulu, “Ayrıca pancardan ve hayvancılıktan geçimini sağlayan yerli üretici, vatandaşlar ve esnaf da mağdur olacaktır. Fabrika işçilerinin durumunun ne olacağı ise yine belirsizliğini korumaktadır. Fabrikaların satılması; üreticiye, tüketiciye, çiftçiye, esnafa, yani halka büyük bir darbedir” diye konuştu.

Meclisin araştırma komisyonu kurulması sürecini işletmeksizin kısa sürede özel bir komisyon kurabileceğini ifade eden Tanrıkulu, “AKP, CHP, HDP ve MHP milletvekillerinin dahil olacağı bir parlamento heyeti oluşturularak, ayrıca sendikalar ve STK’lerin de bahse konu heyete dahil edilmesiyle Türkiye Şeker Fabrikası AŞ’ye ait 14 şeker fabrikası ile ilgili teklif verilen ihalelerin gözden geçirilerek satışlarının durdurulması, pancardan ve hayvancılıktan geçimini sağlayan yerli üreticinin, vatandaşların ve esnafın mağduriyetinin önüne geçilmesi, fabrika işçilerinin belirsiz durumlarının ortadan kaldırılması ve olası ekonomik krizin önlenmesi amacıyla gerekli incelemelerin yapılabilmesi amacıyla, ivedilikle parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerden oluşan bir komisyon kurulmasını saygılarımla arz ederim” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Şubat 2018 17:37
www.evrensel.net