Ayhan Bilgen: İttifakla başkanlığı kurtarma hesabı

Ayhan Bilgen: İttifakla başkanlığı kurtarma hesabı

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, MHP-AKP ittifakıyla seçim yasasında değişiklik öngören kanun teklifinin seçimin meşruiyetine gölge düşüreceğini söyledi.

HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, AKP- MHP ittifakı ile gelen seçim düzenlemelerine tepki göstererek, bir partiyi baraj sınırından kurtarmanın ve öbür partinin de milletvekilliği rüşvet gibi sunmasının başkanlığı kurtarma hesabının yansıması olduğunu söyledi. 

HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada adına “Cumhur” denilen AKP-MHP ittifakı ve seçim düzenlemelerini eleştirdi. Sandıkların başında silahlı güçlerin bulunmaması ilkesinin Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmelerin ve uluslararası platformların hassasiyeti dolayısıyla olduğunu belirten Bilgen, seçmen üzerinde kimse baskı kurmasın diye sandığın yanı başında silahlı güç bulunması seçimin meşruiyetini ortadan kaldıracağını dile getirdi. Çokça tartışılan mühürsüz oylara ilişkin ise Bilgen, “Mühürsüz oy pusulasıyla ilgili yasal düzenleme neden vardır, çünkü Türkiye tarihinde yakın tarihte de sayım bittikten sonra çuvalların içerisinde mühürsüz oy pusulalar çıkmıştır. Bütün bu pratikleri görmeyip fiilen olanı yasal kılıfa uydurmak, bunu da seçimin meşru olması gibi bir gerekçeyle savunmanın hiçbir inandırıcılığı yoktur” dedi. 

TOPLUMDAKİ RAHATSIZLIĞI BÖYLE BASTIRAMAZSINIZ

Bir partiyi baraj sınırından kurtarmanın ve öbür partinin de milletvekilliği rüşvet gibi sunmasının başkanlığı kurtarma hesabının yansıması olduğunu ifade eden Bilgen, Türkiye’nin asıl olarak barajla, seçim sistemiyle ilgili anti demokratik bütün düzenlemelerin iyileştirilmesine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bunu yapmak yerine kişiye özel arayışlara girmenin çaresizlik ve demokrasiye olan inançsızlık olduğunu belirten Bilgen, seçim ertelense de ertelenmese de sonuç olarak Türkiye'nin kötü yönetildiğini söyledi. Toplumda bir rahatsızlığın sistem iki partili mekanizmaya çevrilerek, toplum iki kutuplu hale getirilerek bastırılmasının mümkün olmadığını belirten Bilgen, “Bu tabloda iktidar ve onun yanında duranları milli hassasiyete sahip diye tanımlamak muhalif olanları da ihanetle suçlamak sadece toplumsal gerilimi artırır. Türkiye’yi daha da yönetilemez ülke konumuna getirir” dedi. 

ÖZELLEŞTİRMEYE SESSİZLİK MİLLİLİKLE İZAH EDİLEMEZ

Bilgen, “Eğer ille millilik arayacaklarsa başka bir gündem var Türkiye’de. Şeker pancarı üretme ve işleme kapasitesini aşağıya indiren bir düzenleme yapılıyor. Türkiye yakın tarihte, 2015’e kadar ihracatçı iken ithalatçı konuma geldi. Nişasta bazlı oranlar Avrupa’da yüzde 1’lerdeyken, Türkiye’de 10’larda. Şeker pancarı üretilen bölgelerde hayat sadece şeker pancarı üreticileri ve fabrikalarında çalışan işçilerle devam ediliyorken bu şehirlerde alternatif ürün olarak mısır dayatıldı. Türkiye bu konuda kime hangi taahhütte bulunuyor? İşçilerin, köylünün iradesi değilse hangi irade fabrikaları özelleştirmeyi dayatıyor, hangi irade fabrikaları kapatmayı dayatıyor milliliği burada aramak gerekiyor. Türkiye’de 10 yılların birikimini peşkeş çekmeye sessiz kalmayı kimse millilikle izah edemez” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)
 


BİLGEN: DÜZENLEME, SEÇİMİN MEŞRUİYETİNE GÖLGE DÜŞÜRÜR

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, MHP ile AKP arasında kurulan mutabakat komisyonu sonrası seçim yasasında değişiklikleri öngören kanun teklifini Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi. Bilgen, kanun teklifi için “Bugünden Cumhurbaşkanlığı seçiminin fay hattını, yol haritasını belirlemek son derece operasyonel bir siyaset tarzıdır” ifadelerini kullandı.

‘İKİ PARTİLİ SİSTEM KURMAYA ÇALIŞIYORLAR’

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’ın CHP ve HDP için “İttifak yaparlarsa ahlaki olur” sözlerine de tepki gösteren Bilgen, şöyle değerlendirdi:

“Bizim adımıza, bizim duracağımız yeri belirleyecek talimatlar, planlamalar içerisine girmesinler. Biz kiminle, hangi eksende buluşacağımızı biliriz. HDP içinde biricik referans demokrasi ve barıştır. Dolayısıyla demokratikleşme sürecini sağlayabilecek, toplumsal barışı inşa edebilecek her türlü ilişkiye gireriz. Bundan çekinmeyiz. Biz asla kerhen ehvenişer tercihlerinin yanında olmayacağız. Bugünden OHAL koşullarını yok sayan, Türkiye’nin normal bir ortamda seçime gitmesi için çaba sarf etmeyen hiçbir tutumun da tarafı olmayacağız. Dolayısıyla bunu şahıslara göre belirlemeyiz. Birilerinin talimat ya da provokatif cümleleriyle rota çizmeyiz. Herkes kendi tercihini kendisi yapar. Türkiye’yi iki kutuplu bir ortama sürüklemek istiyorlar. Toplumu kutuplaştırarak iki partili sistemi kurmaya çalışıyorlar.”

‘SEÇİM MEŞRUTİYETİNİ ORTADAN KALDIRMAYA UMUT BAĞLIYORLAR’

Düzenlemenin seçim güvenliği açısından da ciddi riskler taşıdığına ve bunun HDP seçmenini hedef alacağı yönündeki tartışmalara da değinen Bilgen, “HDP’yi sandıkta, sokakta bitiremeyenler; yargı operasyonlarıyla ve seçim kanunu düzenlemeleriyle bitirmeye çalışıyorlar. En zor şartlarda ayakta kalmayı başarmış bir toplumsal mücadelenin neticesinde buradayız. Önümüzdeki dönem çok daha zor olabilir. Yeni tutuklamalar, yeni vekil düşürmeler... Her türlü operasyon yapılabilir. Seçim kanununda buna dair tedbirler geliştirebilirler. Ancak bu oyunun ters tepki ihtimali son derece yüksek. Seçim meşruiyetini tümüyle ortadan kaldıracak güvenlik tedbirleri, sandığa yaklaşma, sandık birleştirme gibi formüllere umut bağlıyorlar. Ama bunun baskıladığı kitle HDP’ye çok daha büyük bir ilgi olarak gelebilir. İki köyün sandığını böylece yönetebilirler. Bunu zaten yapıyorlar, 16 Nisan’da da yaptılar, 7 Haziran’da bile yapmayı denediler. Ama bu yeni toplumsal kesimlerde HDP’ye yeni bir ilginin uyanmasına sebep oldu. Baskı altına aldıkları köyün göç vermiş seçmen kitleleri şimdiye kadar bize oy vermediği halde HDP’ye oy vermeye başlıyor. Dolayısıyla bu yöntem seçimin meşruiyetine gölge düşürür ama orta ve uzun vadede HDP’nin yürüyüşünü hızlandırır” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Şubat 2018 15:10
www.evrensel.net